Sıkça Sorulan Sorular

Ağrılar olacaktır ancak ilaç tedavisine göre nüks oranı daha düşüktür.

Kasık fıtıkları akut olarak belirti göstermese de genellikle kasık bölgesinde şişlik ya da kabarıklık ile karakterizedir. Bazen ağrı hisseder.

Siğillerin ve oluşturduğu tabakanın, gerekiyorsa anestezi altında, elektrokoter, lazer, kriyoterapi veya bistüri yardımıyla temizlenmesi işlemidir.

Olduğunuz ameliyat zayıflamanıza yardım eder. Tek başına sizi zayıflatmaz. Beslenmenize yine dikkat etmek zorundasınız. Mümkünse her gün düzenli olarak en az yarım saat yürüyüş yapın.

En az 3 ay geçmelidir.

Siğillerin yerleşim ve sayısına göre ortalama 3-4 gün içinde işe dönebilirsiniz.

Anal kondilom ameliyatı sonrası hastanede 1 gece kalmak yeterlidir.

İnguinal herni olarak tanımlanan kasık fıtığı, karın duvarı fıtıkları içinde en sık görülen, kasık bölgesinde oluşan fıtıklardır. Erkeklerde kadınlara oranla görülme sıklığı yaklaşık 3 kat daha fazla olan kasık fıtığı, tüm fıtık türlerinin %80'ini oluşturur.

Erkeklerin kasık kanalında doğumsal bir zayıflık mevcuttur. Erkek bebeklerde testisler karın içinde oluşur ve sonra kasık kanalından testis torbasına iner. Doğumdan kısa süre sonra kanal kapanır. Bazen bu kanal düzgün bir şekilde kapanamaz ve burada zayıf nokta oluşur. Bu nedenle erkeklerde kasık fıtığı daha fazla görülür.

  • Kronik akciğer hastalıkları
  • Kronik kabızlık
  • Prostat hastalıkları
  • Genetik faktörler
  • Prematüre doğmuş olmak
  • Daha önce fıtık ameliyatı geçirmiş olmak
  • Sigara kullanımı
  • Aşırı egzersiz

 

Kasık fıtığının ilaçlı tedavisi bulunmamaktadır ve tek tedavi yöntemi cerrahidir.

Anal kondilom varsa HPV taşıyorsunuz demektir siz de başkalarına bulaştırabilirsiniz.

Açık ya da laparoskopik olarak adlandırılan kapalı ameliyat yöntemleri ile opere edilebilen kasık fıtıkları, açık yöntem uygulandığında, kasık bölgesine yaklaşık 5 ile 6 cm. uzunluğunda bir kesi ile yapılır.

Açık kasık fıtığı ameliyatındayaklaşık 5 ile 6 cm. uzunluğunda bir kesi ile yapılır. Kapalı (laparoskopik)cerrahide ise 3 adet küçük kesi oluşturulur ve bu deliklerin birinden içeriye sokulan kamera ile ameliyat gerçekleştirilir. Fıtık çok küçük olduğunda toplam dikiş sayısında büyük bir fark olmaz.

  • Daha önce prostat ameliyatı geçirmişseniz
  • Fıtığınız sıkışmış veya boğulmuş ise
  • Genel anestezi almanız sakıncalı ise
  • Çok büyük bir fıtık yırtığı mevcutsa açık ameliyat tercih edilmelidir.

Genellikle genel veya spinal anestezi ile yapılır. Kapalı ameliyatlar genel anestezi altında yapılır.

Ameliyattan 2 gün sonra ağır bir işte çalışmıyorsanız iş başı yapabilirsiniz.

Ameliyattan sonra hastanede 1 gece kalmanız genellikle yeterlidir.

Evet nüks edebilir. Çalışmalar, bir fıtığın tamirinden sonra nüksünün her onarılmasında, nüks etme olasılığının dramatik olarak arttığını göstermektedir.

Fıtık boğulması görülebilir. Önceleri sırt üstü yatınca kaybolan fıtık zamanla hiç kaybolmamaya başlar. Bu fıtığın içindeki organların çevre dokulara yapışmaya başladığını gösterir. Bu şekilde çevre dokulara yapışan fıtıklar ameliyatta teknik zorluklara sebep olur.

Tedaviniz bitene kadar cinsel ilişkiye girmemelisiniz.

Genellikle makatta ağrı ile kendini gösterir.

Genellikle dikişler kendiliğinden eridiğinden dikiş alınması gerekmez.

Hastanede bir gece kalmak genellikle yeterlidir.

Ameliyat sonrası hasta genellikle 3 gün içerisinde işine dönebilir.

Hastanede bir gece kalmak genellikle yeterlidir.

Düzensiz dışkılama gibi sebepler ile anüsün arka duvarında, kuyruk sokumu kemiği üzerinde dikine oluşan yırtıklardır.

En belirgin belirti dışkılama sırasında ve sonrasında şiddetli ağrı ve yanmadır. Hastalar anal bölgeden küçük cam parçaları çıkarıyormuş gibi bir his olduğunu söylerler.

Posalı, lifli beslenilmelidir. Su tüketimi arttırılmalıdır. Sabah- akşam 10 dakika oturma banyosu yapılmalıdır. Banyo sonrası anestejik madde içeren pomadlar verilir.

Kabızlık ve sert dışkılama, fazla ıkınma, şiddetli ishal, crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi bazı hastalıklarda, gebelik ve doğum, ters ilişki, makat bölgesinde travma, genetik

Botoks enjeksiyon yöntemi ile mümkün olabilir. Anal bölgede iç anal sinirlerin belirli noktalarına botulinum toksini verilerek kastaki kastaki spazm çözülmeye çalışılır. Her hasta ve her fissür botoks enjeksiyonu için uygun olmayabilir

Ameliyat sonrası hasta genellikle 2 gün içerisinde işine dönebilir.

Kıl dönmesi (pilonidal sinüs) deri altı kistinin deri artıklarıyla dolup iltihaplanması ve daha sonra bunu boşaltmak için derinin birtakım yollarla fistülize olmasıyla tanımlanan bir cilt hastalığıdır.

Makat çevresini ve içini etkileyen cinsel yolla bulaşan sık görülen viral bir hastalıktır. Etken Human Papilloma Virüs (HPV) dir.

Akıntı, ağrı, kaşıntı, yanma, kötü koku

Kıl dönmesi genellikle anal bölgede görülse de koltuk altı, göbek ve kasıkta da olabilir.

Hastalığın evresine göre lokal bakım ve banyolar, epilasyon, kristalize fenol uygulaması, pit eksizyonui mikro sinüzektomi gibi yöntemlerle hastanede yatış gerektirmeyen tedaviler mümkün olabilir.

İşlem poliklinik şartlarında lokal anestezi ile yapılır. Ortalama işlem süresi 15 dakikadır. Kıl dönmesi ağızlarından birisinin etrafına lokal anestezi yapılır. Ardından kıl dönmesi ağzı genişletilir. Cilt altındaki kıllar ve enfekte doku buradan çıkartılır. Daha sonra cildi korumak için buraya koruyucu krem sürülür ve ardından oluşan boşluğa fenol konulur. Fenol kendi kendine eriyip birkaç gün içerisinde kaybolur

Kristaliza fenol uygulaması lokal bir işlemdir, hastanede kalmak gerekmez.

Ameliyatlı ya da ameliyatsız kıl dönmesi tedavisi sonrasında kıl dönmesinin tekrarlama ihtimali düşük de olsa vardır.

Ameliyat sonrası hasta genellikle 1 hafta içerisinde işine dönebilir.

Hastanede bir gece kalmak genellikle yeterlidir.

Hayır daha zor değildir. Aynı operasyonla çift taraflı kasık fıtığı ameliyatı olmak, hasta için genellikle daha konforludur.

Tekrarlayan fıtık ameliyatlarından sonra komplikasyonlar da daha sıktır.

Radyofrekans yöntemi, hastaya göre uygulanabilir.

Kapalı ameliyatlardan sonra da alet giriş yerlerinde port hernisi adı verilen fıtıklar gelişebilmektedir.

Ameliyat yeri- kesi yeri fıtığının (insizyonel herni) en önemli belirtisi karın bölgesinde dışarıya doğru gelişen şişlik ve şekil bozukluğudur. Şişen bölgenin çevresinde baskı hissi ve ağrı da fıtık belirtileri arasındadır. İlerledikçe yürüme zorluğuna dahi sebep olabilir.

Ameliyat yeri- kesi yeri fıtığının (insizyonel herni) ilaç tedavisi bulunmamaktadır ve tek tedavi yöntemi cerrahidir.

Evet ameliyattan sonra korse kullanımı genellikle gereklidir. Genellikle 1 ay kullanılması önerilmektedir.

Genellikle dikişler kendiliğinden eridiğinden dikiş alınması gerekmez.

Ameliyattan sonra 2. günde duş alabilirsiniz.

Ameliyat sonrası 4-6 hafta spor yapmanızı önermeyiz.

Fıtık küçükse 3-4 gün yeterlidir. Büyük-dev fıtık ameliyatları sonrası bu süre ortalama 10 gündür.

Genellikle hastanede 1 gece kalmak yeterlidir. Dev insiyonel herni ameliyatı sonrası bu süre 2 ya da 3 gece olabilir.

Ameliyatlardan 1 ay önce sigarayı bırakmanız veya azaltmanız ameliyat sonrası yara iyileşmesi açısından önemlidir.

Daha önce geçirilmiş karın ameliyatlarından sonra görülme sıklığı %15 civarındadır.

Fıtık ameliyatından sonra sigara kullanılması, yara iyileşmesini olumsuz etkilemektedir.

Yamaların bir yüzeyi, karın içi organlar yapışmasın diye geçici ya da kalıcı bir yapışıklık önleyici materyal ile kaplanmıştır.

Prolen, kompozit ya da dual yama (mesh) olarak adlandırılan bu yamalar, yüksek teknoloji ile üretilir ve oldukça pahalıdırlar.

Kilo kaybı ile ilişkili saç dökülmesi, “telogen effluvium” olarak adlandırılır. Tüp mide ameliyatının sonrasında birçok bireyde görülen saç dökülmesinin birçok sebebi bulunmaktadır. Fakat genellikle geçici bir süreç olduğunu unutmamakta oldukça fayda var. Obezite tedavisi sonrasında saç dökülmesine sebep olan birçok faktör bulunabilmektedir; karaciğer hastalıklar, hormonal düzensizlik, protein tüketimi, demir eksikliği vb.

Beslenme kurallarına uymayan ve dikkat etmeyen bireylerde vitamin ve mineral ihtiyacını karşılayamamasından kaynaklı protein ve demir eksilmesi oluşur. Protein ve demir eksikliği saç dökülmesine neden olabilir. Ameliyat sonrası ilk dönemlerde takviyelerle bu eksiklik giderilmelidir.

Obezite ameliyatı sonrası saç dökülmesi yaşayan hastalarda genellikle 9 ay sonunda dökülen saçlarda geri çıkma, gürleşme görülmektedir.

Tırnaktaki beyaz lekeler ve noktalar zaman zaman görülebilir. Bilimsel adıyla Lökoniki, bazen tüm tırnağımızın tamamında, bazen de çizgi oluşur. Birçok farklı nedeni olabilir. En büyük nedeni tırnak yatağının zarar görmesidir.  Bu da tırnağın bir yere vurulması ve çarpması nedeniyle oluşur. Önemli olan tırnaktaki beyaz lekenin sebebini bulup, bu sorunu ortadan kaldırılmalıdır. Dört türü vardır;

  • Punktata: Genellikle tırnağın alt ve üst kısmında çıkan ufak noktalardır. Çocukluk döneminde daha sık görülür. Kemoterapi sonucunda da ortaya çıkabilir.
  • Striata: Tırnakta paralel şeritler halinde görülür. Manikürün sert yapılması halinde daha sık olur.
  • Kısmi: Genellikle tırnağın en uç kısmında görülür.
  • Tamamen: Tırnağın tamamının beyaz hal almasıdır. Çok az rastlanır ve kalıtsaldır.

Tırnaktaki beyaz lekelerin nedenleri;

  • Alerjik Tepki: Oje, parlatıcı, aseton, besleyici yağlar gibi tırnağa temas eden kozmetik ürünler alerjiye ve tırnaktaki beyaz lekeye neden olabilir. Yapay ve jel tırnakların kullanması da tırnaklara zarar verebilir.
  • Protein Eksikliği: Tırnaktaki leke yatay şeritliyse protein eksikliği söz konusu olabilir.Beyaz leke,tırnağınızı diğer elinizle sıktığınızda kayboluyorsa protein eksikliğidir. Protein alınca hemen geçer.
  • Mineral Eksikliği: Mineral ve vitamin eksikliğinden kaynaklı tırnaklarda beyaz noktalar oluşabilir. En büyük etkeni çinko ve kalsiyum eksikliğinden kaynaklı oluşabilir.
  • Tırnak Mantarı: Tırnak mantarı sarı beyaz lekeler ile başlar. Bu lekeler zamanla tırnağa yayılır ve kalınlaşır. Enfeksiyonun ilk belirtisi tırnaklarda küçük beyaz noktaların belirginleşmesidir. Enfeksiyon büyüyebilir ve tırnak yatağına yayılabilir.
  • Başka Rahatsızlıklar: Lökonişi aynı zamanda bazı hastalık ya da sağlık problemlerinden kaynaklı olabilir. Karaciğer hastalıkları, siroz ve hepatit tırnaklarda beyaz lekelere neden olur. Böbrek hastalıkları, tırnaklarda beyaz ve pembe lekelere neden olur. Böbrek yetmezliğinde tırnaklar komple beyaz olabilir. Anemi kaynaklı tırnaklarda lekelenmeler oluşabilir. Sedef hastalığı, peptit ülser, ülseratif kolit, nefrit gibi  hastalıklarıdan da kaynaklı olabilir.

  • İçeriğinde bol miktarda çinko minerali barındıran besinler tüketilmelidir. Yumurta, peynir, kırmızı et, bezelye, brokoli ve fındık çinko bakımından zengin besinlerdir. C vitamini ile birlikte tüketilirse çinko mineralinden yüksek miktarda yararlanılır.
  • Tırnakları temiz tutmalı ve nemlendirmemiz gerekmektedir.
  • Tırnak bakım ürünleri sık kullanılıyorsa bu ürünlerin son kullanma tarihinin geçmediğinden ve sağlık açısından problem oluşturmayacağından emin olunmalıdır.
  • Havuç, balkabağı ve şeftali gibi besinlerden günlük A vitamini ihtiyacı karşılanmalıdır.
  • Ev işlerinde kullanılan temizlik malzemeleri eldivenle kullanılmalıdır.

Tırnaklarda beyazlamanın olduğu fark edildiğinde, tırnakların uzaması beklenmelidir. Tırnağın belirli bir noktasında uzun süre kalan ve yok olmayan beyazlıklar varsa doktora danışılmalıdır.

Tüp mide ameliyatından sonra gebelik için ideal bekleme süresi 12-18 aydır. Anne adayı istediği ve ideal kiloya gelmiş olmalıdır.

Obezite cerrahisi gebe kalma ihtimalinizi arttırabilir. Obeziteye bağlı gebe kalma problemi olan kadınların ameliyat sonrasında gebe kalma ihtimali artar. Ameliyat sonrasında gebelik düşünüyorsanız mutlaka doktor ve bariatrik diyetisyen takibi altında olunuz.

Meme silikonu ile göğüs büyütme sonrası emzirmek mümkündür. Meme dikleştirme ameliyatları sonrası çocuk emzirme de genellikle mümkün olur. Büyük göğüsler için yapılan meme küçültme ameliyatı sonrası ise ameliyat tekniğine göre bebek emzirme durumu değişir.

Memeye silikon girince süt verilmez veya silikon taktırınca süt verilmez inanışları yanlıştır.

Meme Küçültme Ameliyatı sırasında meme bezi dokusunu meme başına bağlayan süt kanallarının bir dereceye kadar korunması mümkündür. Meme küçültme ameliyatlarında göğüslerin küçültülebilmesi için meme dokusu çıkarmak gerekir. Süt kanalları da örümcek ağı gibi bütün meme bezi dokusu içine dağıldığından; göğüs ameliyatları olan meme küçültme, meme dikleştirme, meme yağ dolgusu ve meme yağ alma ve yağ çekme gibi işlemlerden kısmen veya tamamen etkilenebilir.  Çok aşırı büyük memelerde yeterli küçültme elde etmek için emzirme eyleminin hastanın bilgisi ve istediği doğrultusunda feda edilmesi gerekebilir. Silikon ile Meme Büyütme dışındaki bütün meme cerrahi müdahalelerinin emzirme için riskli olduğu; süt verme işlevinin kısmen veya tamamen kaybetme riski bulunduğu bilinmelidir.

Yara enfeksiyonu, obezite, Koah gibi akciğer hastalıkları, diyabet, kötü beslenme, kötü cerrahi teknik, kötü sütur (dikiş) materyali, sigara kullanımı

Ameliyattan aylar ya da yıllar sonra ortaya çıkabilir.

Evet mesh kullanılması genellikle gereklidir. Yama; kas ile karın zarı arasında bulunan bölge üzerine konarak, tekrar fıtık oluşmasının önüne geçilir.

Göbek fıtığı (umblical herni) ameliyatı açık ya da laparoskopik müdahale ile yapılabilir.

Ameliyattan sonra 2. günde duş alabilirsiniz.

1.5 ay ağır kaldırmak, spor yapmak yasaktır.

Ameliyat kapalı yöntemle yapıldıysa birkaç gün sonra dönülebilir. Büyük fıtık ameliyatları sonrası bu süre 1 hafta - 10 gündür.

Genellikle hastanede 1 gece kalmak yeterlidir.

Anne karnındayken, göbek halkasının içerisinden geçen damarlar, anne ile çocuk arasındaki bağı oluşturur ve çocuğun büyümesi için gerekli ihtiyaçları karşılarlar. Doğumla beraber bu damarlar, kendilerini saran halkadan daha hızlı büzüşerek kapanırlar. Büzüşmüş damarlar çevresinde, henüz kapanmakta olan göbek halkasının içinde oluşan boşluktan karın içindeki barsakların ya da yağın girip çıkmasıyla göbekte oluşan şişliğe "göbek fıtığı" denir.

Karın iç basıncının şiddetli bir şekilde artması göbek fıtığı sebebidir. Aşırı ıkınma, aşırı kilo, oturup kalma sırasında dikkatsiz ve hızlı olma, aşırı basınç, bel bölgesine fazla yüklenme, ağır yük kaldırma, siroz hastalığı, kabızlık, prostat ve hamilelik döneminde yaşanan birtakım sıkıntılar göbek fıtığı oluşumunun başlıca nedenleridir.

Göbek fıtığının en önemli belirtisi göbek bölgesinde dışarıya doğru gelişen şişlik ve şekil bozukluğudur. Şişen bölgenin çevresinde baskı hissi ve ağrı da fıtık belirtileri arasındadır.

Göbek fıtığının ilaç tedavisi bulunmamaktadır ve tek tedavi yöntemi cerrahidir.

Evet özellikle açık göbek fıtığı ameliyatları sonrası korse kullanımı gereklidir.

Daha önce geçirilmiş karın ameliyatlarının kesi yerlerinde ortaya çıkan fıtıklardır.

Genellikle dikişler kendiliğinden eridiğinden dikiş alınması gerekmez.

Ameliyattan sonra 2. günde duş alabilirsiniz.

Açık ameliyat sonrası 4-6 hafta, kapalı ameliyat sonrası 1-2 hafta spor yapmanızı önermeyiz.

Ameliyat kapalı yöntemle yapıldıysa birkaç gün sonra dönülebilir. Büyük fıtık ameliyatları sonrası bu süre 1 hafta - 10 gündür.

Genellikle hastanede 1 gece kalmak yeterlidir.

Evet nüks edebilir. Çalışmalar, bir fıtığın tamirinden sonra nüksünün her onarılmasında, nüks etme olasılığının dramatik olarak arttığını göstermektedir.

Ameliyatın gecikmesi fıtık boğulmasına sebebiyet verebilir. Bu durum hem ameliyatın riskini arttırır, hem de hasta için ciddi ağrılara sebep olur. Bu nedenle fıtık tanısı konulunca hemen ameliyat planı yapmak gerekir.

Evet mesh kullanılması genellikle gereklidir. Yama; kas ile karın zarı arasında bulunan bölge üzerine konarak, tekrar fıtık oluşmasının önüne geçilir.

Bölgede sürekli devam eden iltihabi süreç, kanserleşmeye kadar gidebilir. Sürekli iltihaplı akıntı olması nedeniyle de, anüs civarında mantar gelişir, anal bölgede sürekli kaşıntı olur.

Anal fistül tekrarlarsa çözüm yine cerrahidir.

Kasık fıtığı operasyonu olan hastanın; kasık bölümünü zorlanma ve fazla baskıdan uzak tutması gerekir. Kasık fıtığı; karın duvarına ait (inguinal bölgede) zar yapılarının zayıflık ve yırtılması sebebiyle meydana gelir. O bölgede cilt altında yumuşak doku şişliği görülür. Açık kasık fıtığı ameliyatı sonrası özellikle ilk ay dikkat edilmelidir.

Ameliyat sonrası spora başlayabilmek için, kasık fıtığı onarımı ameliyatının hangi yöntem ile yapıldığı ve hastanın nasıl bir spor yapacağı da önemlidir. Kasık fıtığı onarımı ameliyatından sonraki ilk birkaç gün içinde genellikle dışarıda veya koşu bandında yürümek gibi hafif egzersizlere başlanabilir. Takip eden haftalarda, ameliyattan 1-2 hafta sonra, genellikle yürüme veya sabit bir bisiklet sürmek gibi hafif egzersiz ve aktiviteler faydalı olacaktır. Kasık fıtığı ameliyatı sonrasında 1-1,5 aylık dönemi geçirdikten sonra, hasta eski spor hareketlerini gönül rahatlığı ile yapabilir. Güçlü bir kas sistemine sahip olmak, gelecekteki fıtıkların önlenmesine yardımcı olabilir. Ancak karın içi basıncını aşırı arttırmayacak ve kendisini zorlamayacak spor yapmaya da özen göstermelidir.

Bütün bu öneriler açık kasık fıtığı ameliyatı için olmakla beraber kapalı kasık fıtığı ameliyatı olan hastalar 1 hafta sonrasında normal hayatına dönebilir, spora başlayabilir.

Ülseratif kolit ya da Crohn hastalığı, kalın bağırsağın içini kaplayan dokuların kronik iltihabıdır. Her ikisi de kolorektal kanser hastalığı gelişmesi için risk faktörüdür. Bu hastalarda rutin kolonoskopi yapılması önemlidir.

Tiroid bezi boynun ön tarafında, nefes borusunun hemen önünde yer alan bir iç salgı bezidir. Sağda ve solda yerleşmiş olan iki lobdan ve ortada bunları birleştiren ve istmus adı verilen bir kısımdan oluşur. Yaklaşık olarak 15-20 g ağırlığındadır.

  • Radyasyona maruz kalma
  • Kişinin östrojen hormonunun yüksek seviyede olması
  • Ailesinde meme kanseri öyküsü bulunması

Meme kanseri, erkeklerde görülen kanser türlerinin %1’inden daha azını oluşturmaktadır.

Meme kanserli kadınların çoğunun aile öyküsünde meme kanseri geçmişi olmadığı unutulmamalıdır.

  • Meme kanseri geni 1 BRCA1
  • Meme kanseri geni 2 BRCA2

bu 2 gen meme kanseri ve yumurtalık kanseri ile ilişkilidir.

İlk adeti 12 yaşından küçük gören; doğum yapmamış, ya da ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapmış; 55 yaşından sonra menopoza girmiş kadınlar, yüksek risk grubundadır.

Her ele gelen kitle kanser değildir. Özellikle kenarları düzenli, hareket edebilen kitlelerin kanser olma ihtimali düşüktür. Bu kitlelelerin kadınlarda sık gördüğümüz kistik yapılar veya iyi huylu yavaş büyüyen özellikle genç yaşlarda ortaya çıkan fibroadenom olarak isimlendirilen kitle olma ihtimali yüksektir.

Meme kanseri en sık olarak lenf nodlarına metastaz yapar; bununla birlikte akciğerler, kemik, karaciğer ve beyin, meme kanseri hücrelerinin metastaz yapma eğilimi olan diğer organlardır.

Kendi kendini muayene, 20 yaşından itibaren yaşam boyu ayda bir kez yapılmalıdır. Meme dokusunda kitle, ya da çökme olup olmadığı ve meme başından akıntı gelip gelmediği kontrol edilmelidir. Kitle fark edildiğinde paniğe kapılmadan bir cerrahi uzmanına müracaat edilmelidir. Unutmayınız ki muayene sırasında bulunan her 10 kitleden 8’i kanserli değildir.

Mamografi ile teşhis başarısı %75, ultrason ile birlikte %90 başarı ile teşhis edilir.

40 yaş üzerinde mamografi yapılmalıdır.

Meme kanseri, kadınlarda en sık rastlanan kanser türüdür. Ortalama olarak 8 kadından birinde görülmektedir. Yaş ilerledikçe kanser riski artmaktadır. En sık görülme yaşları ise dünya genelinde 50-60 yaş grubudur.

Fistülün cerrahi tedavisinde fistül traktı denilen içinde iltihap bulunan bu uzun kanalın açılması ve kazınması işlemi gerçekleştirilir.

  • Boyunda şişlik ve dolgunluk hissi
  • Nefes alıp vermede ve yutkunma sırasında güçlük
  • Ses kısıklığı
  • Seste çatallaşma
  • Boyunda ağrı
  • Yutkunma sırasında boyundaki şişliğin hareket etmesi

Bazı çalışmalarda düzenli olarak aspirin veya diğer non-steroidal anti-inflamatuar ilaçların kullanılmasının kolorektal kanser ve polip gelişme riskini azalttığı gösterilmiştir. Bu çalışmalarda genellikle artrit veya kalp krizi önleme amaçlı bu ilaçları düzenli kullanan kişiler değerlendirilmiştir. Bir başka çalışmada da erken evre kolorektal kanser tedavisi yapılmış veya polipleri çıkarılmış hastalarda kullanılan aspirinin poliplerin gelişmesini önlediği yönünde bulgular elde edilmiştir.

İdeal kiloda olmak, hareketli yaşam, spor yapmak, sağlıklı beslenme, besin takviyeleri,
alkol ve sigarayı bırakma bu riskleri azaltır.

Genellikle kolon kanseri ameliyatı sonrası ilk yıl bir kolonoskopi yapılması önerilir. Sonuçlar normal ise çoğu hastada sonraki test 3 sene sonra yapılır. Yine normal bulunduğunda genellikle sonrasında her 5 yılda bir yapılması önerilmektedir.

Genellikle ameliyat sonrası birkaç yıl boyunca her 3-6 ayda bir, sonrasında takip eden birkaç yıl içinde her 6 ayda bir hastanın doktora gitmesi önerilir. Erken evre kanser nedeniyle tedavi edilen hastalarda bu muayene sıklığı daha azaltılabilir.

40 yaşından sonra veya ailede kolon kanseri geçmişi varsa 30 yaşından sonra rutin senede 1 kez kolonoskopi yapılmalıdır.

Bazı hastalarda bir süre sonra(bu süre 2 ay da olabilir 1 yıl da )tıbben ihtiyaç kalmadığı için kolostomi veya ileostomi kapatılarak hastaların normal yolla dışkılaması sağlanır. Bu durum bazı hastalarda kalıcı olabiliyor.

İnce bağırsağın son bölümünün ameliyatla karın duvarına ağızlaştırılmasıdır. Dışkılama kolostomi torbasına kendiliğinden olur. İleostomide uygun bakım yapılmazsa stoma çevresinde tahriş olabilir.

Kolostomi kalın bağırsağın ameliyatla karın duvarına ağızlaştırılmasıdır. Kolostomi, dışkının vücuttan atılmasını sağlamaktadır. Dışkılama kolostomi torbasına kendiliğinden olur.

Kanser tanısında çoğunlukla kolonoskopi gibi endoskopik yöntemler daha çok kullanılmaktadır. Kolonoskopi sırasında eğer oluşmuşsa polipler de alınır ve patolojik olarak incelenir. Bazı durumlarda bilgisayarlı tomografi de istenebilir. MR- PET gibi tetkikler de gerekli görülebilir.

Vücudun herhangi bir bölgesinden kaynaklanan kanser hücrelerinin bulundukları organ dışındaki diğer dokulara ve organlara yayılmasıdır. Bu yayılma, komşu organlara, damarlara ve bölgesel lenf düğümlerine olursa "lokal ileri evre" olarak değerlendirilir ve kanserde genellikle üçüncü evreye karşılık gelir. Bu tür kanserlerde, çoğunlukla önce kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavilerle tümör küçültülür ve sonra da cerrahi operasyon yapılır.

Kasık fıtıkları eski yöntemlerle onarıldığında yani yamasız ve dikişler ile onarıldığında çok sık tekrar ederdi. Yama yönteminin kullanılmasıyla beraber nüks oranları düşüş gösterdi. Yamalı onarımlar eğer ameliyattan sonra erken dönemde bir problem olmazsa herhangi bir sorun yaşanmaz. Ameliyat sonrası hafif bir sızlama hissedilmesi normaldir. Şiddetli bir ağrı olduğunda ise hekime başvurulması gerekir. Güçlü bir kas sistemine sahip olmak, nüks etme ihtimalini azaltır.

Göbek fıtıkları büyüdükçe daha fazla fıtık boğulması riski taşır. Diğer fıtıklara göre göbek fıtıklarının boğulma riski daha fazladır. Göbek fıtıkları bağırsak tıkanıklığına sebep olabilirler. Küçük de olsalar göbek fıtıklarını onarmak gerekir. Daha önceleri itince kaybolan fıtık, artık içeri girmiyorsa, fıtık boğulmasına, ağrı ve bölgede kızarıklığa neden olur. Fıtık boğulması ise bağırsak çürümesine, sepsise ve enfeksiyonlara ve ölüme sebebiyet verebilir. Yetişkin bireylerde fıtığın kendiliğinden düzelmesi mümkün değildir.

Tiroid nodülleri, tiroid bezi içinde oluşan küçük yumrulardır. Toplumda, görülme sıklığı %4’tür.

Rektum kanseri yaşam süresi; kanserinin derecesi, evresi, Karsinoembriyonik antijen (CEA) seviyeleri, hastanın genel sağlık durumu, seçilen tedavi yöntemi, hastanın tedaviye verdiği yanıt gibi birçok faktöre bağlıdır. Rektum kanseri sonrası süreç hastanın yaşına, tümöre, operasyon sonrası tedaviye bağlı olarak hastadan hastaya değişmektedir.

Tiroid modüllerinin muayene bulguları ve ultrason ile incelendiğinde tespit edilen özelliklerine göre önemli olup olmadıklarına karar verilir. Şüpheli durumlarda ince iğne ile biyopsi yapılır.

Genellikle 1 gece yeterlidir.

Fistül tedavisi hastalığın durumuna göre Laserle ameliyatsız şekilde yapılmaktadır.

Anal apse tedavisi gecikirse fistül gelişimi olabilir. Apsenin yerleşim yeri önemlidir.

Makatta ve çevresinde ağrı, şişkinlik, makatta kaşıntı ve yanma, oturmada güçlük, makatta kızarılık, makat çevresinde kötü koku, kanlı akıntı, iç çamaşırda kirlenme, kabızlık.

Anal fistül makat iç yüzü ile makatın dışındaki cilt arasında iltihaplı kanal şeklinde anormal bir bağlantıdır. Tek bir kanal şeklinde olabileceği gibi ağaç dalı şeklinde birkaç kanaldan oluşabilir.

Hemoroid ameliyatı sonrası hastanede 1 gece kalmak yeterlidir.

Hemoroid ameliyatı sonrası hastalar ameliyat yöntemine göre değişmekle birlikte ortalama 2 gün içinde işe dönebilir.

Hemoroid ameliyatları öncesinde bir gece önceden ve operasyon sabahı lavman yapmak genellikle gereklidir.

Hemoroid ülseratif kolit, anal fissür gibi hastalıklarla da birlikte seyredebileceğinden kolonoskopi genellikle önerilir.

Evre 3 ve 4 hemoroidlerin makatın dışına çıkması sonrası, ödem yapmasıdır.

Evre 2 ve 3 te tercih edilen bu yöntemin amacı, hemoroidal yastıkçıkların aşağıya sarkmasını önlemektir. Hemoroidektomi ameliyatında olduğu gibi pakelerin ekzisyonu yapılmaz...

Evre 3 ve 4 eksternal ve internal hemoroidlerde tercih edilir.

Bu yöntem ligasure ile yapılır. Bu yöntemde neşter yerine kesilecek yeri yakarak kesen ligasure cihazı kullanılır. Ameliyat sırasında kanama minimumdur ve bu nedenle dikiş atmayı gerektirmez.

Tiroid bezinin büyümesine guatr denir. Bilinen guatr yapan en sık iki hastalık, Grave’s hastalığı, toksik multinodüler guatr (Zehirli Guatr) hastalığıdır.

İnfrared fotokoagülasyon, bant ligasyon, skleroterapi, longo, arter ligasyonu, ligasure yöntemleridir.

Radyofrekans yöntemi, hastaya göre uygulanabilir.

Bu hastanın hemoroid durumuna, nüks durumuna, yaşına bağlıdır. Lazer, erken evreler için daha uygun bir yöntemdir.

Lastik bantla ligasyon, infrared koagülasyon ve skleroterapi ve lazerdir. Ağrısız ve günübirlik işlemlerdir. Ancak her hasta için uygun değildir.

Makatta ağrı, sancı, yanma, kanama, akıntı gibi belirtileri olabilir. Dış hemoroidlerde makatta ele kitle gelmesi de olabilir.

Hemoroid (basur) rektumun ve anüsün en alt kısmında, anal kanalın sonunda bulunan genişlemiş damarlardır. Hemoroidde, bu kan damarlarının duvarları gerilerek genişler ve tahriş olurlar.

Evet kullanılabilir. Bu cihazlar hastane bünyesinde olabilir veya dışarıdan kiralanabilir. Ameliyat sırasında ses sinirlerinin bulunmasında kolaylık sağlarlar. Ameliyat sonrası olası ses siniri tahribatı ihtimali böylelikle azalmaktadır.

Tiroid hormonun gebe kalma ve kısırlık üzerinde etkileri vardır. Tiroid bezinin eksik çalışması hamile kalmayı zorlaştırırken, fazla salgılanması da kısırlık, erken doğum ve düşüklere neden olabilmektedir. Hamile kalmasına rağmen, tiroid bezinin az çalıştığı bilinmiyorsa ve sorun ilk üç ayda giderilmemişse, bebekte zeka ve gelişme sorunları ortaya çıkabilmektedir. Tiroid bezinin çok çalışması (hipertiroidi) halinde kadının hamile kalmasında problem genellikle olmamaktadır. Ama erken doğum ve düşükler görülüyor. Sorun iyot eksikliğinden ve oto immün tiroid hastalıklarından (tiroid fonksiyonlarını bozmamış ama bozmaya aday hastalıklar) kaynaklanıyor.

Tiroid ameliyatı genel anestezi altında uyutularak yapılmaktadır.

Klasik olarak büyük nodül veya tiroid kanseri için yapılan açık tiroid ameliyatında ise boyun alt kısımdan yaklaşık 7-8 cm kadar açılır.

Genellikle 1 gece kalmanız yeterli olmaktadır.

  • Total tiroidektomi
  • Lobektomi (Tek taraflı total tiroidektomi)
  • Total tiroidektomi ile birlikte bölgesel lenf nodu diseksiyonları

Ameliyattan sonra ortalama olarak 10 gün evde istirahat öneriyoruz. Masa başı çalışmalarına 7 gün sonra başlayabilirsiniz. Fiziksel aktivite gerektiren işlere ise 30 gün sonra başlayabilirsiniz.

Ameliyattan sonra mide bulantısının temel sebepleri mideyi alabileceğinden fazla besinle zorlamak, hızlıca yemek, yeteri kadar çiğnemeden yutmaktır. Mide bulantılarının önüne geçmek için doygunluk hissedildiği an yeme-içme bırakılmalı, lokmalar küçültülüp iyice çiğnenmeli ve yavaş yenmelidir.

Kilo verme sürecinizde düzenli ve vücut şekillendirici sporlar yaparsanız, cildinizde sarkma sorununu en aza indirgersiniz. Yine de estetik işlemlere ihtiyacınız olursa ameliyatınızdan 1 yıl sonra yaptırmanızı öneririz.

Tüp mide ameliyatı geçiren hastaların hızlı kilo verirken kaslarında kayıp yaşamaması için günlük en az 60 gram protein tüketmesi gerekmektedir.

Obezite cerrahisi sonrasında yüksek efor gerektiren aktivitelerden ilk 21 gün uzak durmanızı öneriyoruz.

Baklagillerin gaz yapıcı özelliği ve lifli yapısından dolayı hazmı zor olduğu için ameliyattan 4-6 hafta sonra tüketilmesi önerilmektedir. Öncelikle çorba halinde denenip gaz şikayetlerine etkisi gözlemlenip ardından iyi pişirilmiş yemeklere kimyon ekleyerek geçiş yapılabilir.

Kafein içeren kahve kullanımı barsak hareketlerini ve iştahı arttırabilmektedir. Bu nedenle ameliyattan sonraki ilk 1 ay kahve tüketimi önerilmemektedir.

Tüp mide ameliyatının ilk 1 yılında midenin iyileşme sürecini olumsuz etkilememek adına kola, gazoz, soda gibi asitli ve gazlı içeceklerin tüketimi önerilmemektedir.

Ameliyattan sonraki ilk 6 ay kesinlikle alkol tüketilmemesi önerilmektedir.

Saç dökülmesi obezite cerrahisinden sonra hastaların yarısına yakınını etkileyebilen bir sorundur. Ameliyat stresi, vitamin-mineral eksiklikleri, besin alımındaki yetersizlik, su tüketimindeki yetersizlik saç dökülmesi sorununu arttıran temel sebeplerdir. Bütün bu yetersizlikler giderilse bile vücudun kalori alımındaki azalma ve metabolik dengenin ani değişimi de saç dökülmesine sebep olabilir. Endişelenmeyin bu dönemde dökülen saçlar kısa sürede yeniden çıkacaktır.

Ortalama 3 hafta sonra denize ya da havuza girebilirsiniz.

Midedeki dikiş hattındaki dokunun beslenmesini ve iyileşmesini azalttığı ve kaçak gelişme riskini arttırdığı için ameliyat sonrasındaki ilk 1 ay sigara kullanmanızı önermiyoruz.

Ameliyathaneden yatağınıza geldikten yaklaşık 1-2 saat sonra ayağa kalkabilir, kişisel- ihtiyaçlarınızı karşılayabilirsiniz.

Hastanemizdeki özel odanızda 3 gece kalacaksınız.

Koruyucu banyo örtüleri ile pansumanlarınızı kapatarak 1.günden itibaren duş alabilirsiniz.

Evet vücut kitle indeksi 40 üzerindeyse SGK desteği olmakta. Ancak tamamını karşılamaz

Gebelik esnasında özel takip gerektiren en önemli vitaminler B12, demir, folat, D vitamini ve kalsiyumdur. Normalde günlük 60 gram protein tüketmesi gereken ameliyat sonrası hastaların gebelikte daha fazla proteine ihtiyaçları olur. Beslenme danışmanlığı ameliyattan sonra oldukça önemlidir ve gebelik süresince de sürdürülmesi gerekir.

Tüp mide ameliyatı geçirmiş anne adaylarının yeni beslenme düzenlerine alışıp bu dönemde gelişebilecek komplikasyonların gebeliği etkilememesi ve iyileşme süreçlerini tamamlamaları adına hamile kalmak için minimum 12 ay, ideal olarak ise 18-24 ay beklemeleri gerekmektedir. Gebelikten kaynaklanan sindirim problemleri, bulantı ve kusmaların tüp mide ameliyatı ile çakışmaması amaçlanmalıdır.

Günümüzde yapılan çalışmalar obezite cerrahisinin gebelik diyabeti veya yüksek tansiyon gibi hamileliği riske atabilecek durumları yarıya yakın oranda azaltarak sağlıklı bir gebelik için bir çok risk faktörünü azalttığını göstermektedir. Bunun yanı sıra aşırı kilolu bebek riski de azalacağından sezaryen oranı düşmektedir.

  • Midenin çıkarılan kısmı açlığı tetikleyen Ghrelin hormonunun en fazla salgılanan kısmı olduğu için sadece yenen besin miktarı azalmaz aynı zamanda yeme isteğinde de azalma gerçekleşir.
  • Besinin mideden ince barsağa geçişini kontrol eden mekanizmayı bozmadığı için Dumping sendromu gözlemlenmez.
  • Hipertansiyon , diyabet ve uyku apnesi gibi obeziteye bağlı hastalıklarda ameliyattan sonra %70-80 oranında düzelme görülebilir.
  • Gerekli olduğu durumlarda diğer obezite cerrahi ameliyatlarına dönüştürülebilir.
  • Vücuda yabancı bir cisim yerleştirilmez.

Cerrahınız tarafından bilgilendirildiğiniz ilk görüşmeden ve ameliyat tarihiniz belirlendikten sonra anestezi almanıza engel olabilecek bir durum olmadığının belirlenmesi için bazı kan testleri, endoskopi, EKG, solunum fonksiyon testi, ultrason gibi muayeneler istenmektedir. Dahiliye, kardiyoloji, anestezi, göğüs ve endokrinoloji uzmanlarının konsultasyonları istenmektedir.

Ameliyattan 2 gün önce hafif yiyecekler tüketmeniz, ameliyattan önceki gün 16.00’dan itibaren sulu gıda tüketmeniz ve gece 24.00’dan itibaren de oruç tutar gibi aç ve su içmeden hastaneye gelmeniz gerekmektedir.

Psikiyatrik rahatsızlığı olan, şekerli gıdalar tüketmeyi seven, alkol ya da madde bağımlılığı olan, kanser hastalığı olan, genel anestezi alamayacak olan, tedavi edilmemiş mide hastalığı olan kişilere tüp mide ameliyatı uygulanmamalıdır.

Trokar giriş yerleri haricinde çok fazla ağrı oluşmaz. Laparoskopik işlemlerde ağrı minimal düzeydedir.

Karna ince bir iğneyle girilir ve karın karbondioksit gazıyla şişrilir. Toplamda 4 adet trokarla (karın duvarına yeleştirilen silindir şeklindeki aletler) karna girilir ve bir kamera yardımıyla görüntü ekrana aktarılarak işleme başlanır. Ameliyat sırasında ağızdan mideye yerleştirilen tüp klavuz alınarak mide dik olarak kesilir ve %80’lik bir kısım çıkarlır.

Ameliyattan sonra sağlıklı beslenen ve düzenli egzersizlerini yapan hastalarda ameliyattan sonra 1 yıl içerisinde %65-80 oranında kilo kaybı sağlanabilir. Ancak beslenme alışkanlıklarını oturtamayan hastalarda ilerleyen zamanlarda yaklaşık olarak %5 oranında tekrar kilo alımı olabilir.

Tüp mide ameliyatı, midenin yaklaşık olarak %80’lik bölümünün çıkarılması ve bu sayede daha erken doyma hissinin sağlanması yönüyle kısıtlayıcı etkili bir ameliyattır. Mideden çıkarılan parça açlığı tetikleyen Ghrelin hormonunu üreten bölümdür. Bu bölümün çıkarılması Ghrelin hormonunun kandaki seviyesini azaltır ve bu sayede iştah baskılanır.

Sleeve gastrektomi diğer adıyla tüp mide ameliyatı cerrahi yolla midenin küçültülmesidir.

Rutin ameliyat tetkiklerine ilaveten heyet raporu çıkarmadan önce mutlaka aşağıdaki testler yapılmalıdır. Çünkü bu değerlerde olabilecek bir sorun kilonuzun asıl nedeni olabilir.

Bu testler aşağıda maddelerdeki şekildedir;

  • HbA1C
  • Glukoz (Açlık)
  • İnsulin
  • Kortizol supresyon testi
  • TSH

Ameliyat genellikle 18 ile 65 yaş arasında uygulanmaktadır.

Ameliyattan 1 ay sonra her türlü ilacınızı kullanmaya devam edebilirsiniz. Ancak ağrı kesicileri dikkatli kullanmanız önerilmektedir. Mümkün olduğunca asprin, apranax türü ilaçları tercih etmeyin. Beraberinde mide ilacı ve bol suyla tüketmeniz önerilmektedir.

WhatsApp Danışma Hattı