Skip to content

Akalazya

Akalazya, yemek borusunun (özofagus) hareketlerini etkileyen ve yutma güçlüğüne neden olabilen nadir bir sindirim sistemi hastalığıdır. Hastalıkta yemek borusunun alt kısmında bulunan alt özofagus sfinkteri (Lower Esophageal Sphincter – LES) yeterince gevşeyemez. Aynı zamanda yemek borusunun normal kasılma hareketleri de bozulur. Bunun sonucunda yutulan besinler mideye geçmekte zorlanır ve yemek borusunda birikebilir.

Akalazya her yaşta görülebilmekle birlikte en sık 30 ile 60 yaş arasındaki bireylerde tanı alır. Kadınlarda ve erkeklerde benzer sıklıkta görülür. Hastalık yavaş ilerlediği için belirtiler çoğu zaman aylar veya yıllar içinde belirgin hâle gelir.

En sık görülen yakınmalar arasında katı ve sıvı gıdaları yutarken zorlanma, yemeklerin göğüste takılması hissi, yenilen gıdaların ağıza geri gelmesi, göğüs ağrısı ve istemsiz kilo kaybı yer alır. Bazı hastalarda bu belirtiler reflü ile karıştırılabilir. Ancak akalazya ile reflü farklı hastalıklardır ve tedavi yaklaşımları da birbirinden farklıdır.

Günümüzde akalazya tedavisinde ilaçlar, endoskopik girişimler ve cerrahi yöntemler uygulanabilmektedir. Hangi tedavinin uygun olduğuna; hastanın yaşı, hastalığın evresi, yemek borusunun yapısı ve yapılan tetkiklerin sonuçları birlikte değerlendirilerek karar verilir.

Bu yazıda akalazyanın nasıl oluştuğunu, hangi belirtilere yol açtığını, reflüden farklarını ve güncel tedavi seçeneklerini bilimsel bilgiler doğrultusunda ayrıntılı olarak ele alıyoruz.

Akalazya Nedir?

Akalazya, yemek borusunun hareketlerini düzenleyen sinir hücrelerinin zamanla hasar görmesi sonucu gelişen bir özofagus motilite bozukluğudur.

Normal şartlarda yutma sırasında yemek borusu ritmik kasılmalar yaparak besinleri mideye doğru taşır. Aynı anda yemek borusunun alt ucunda bulunan alt özofagus sfinkteri gevşer ve besinlerin mideye geçmesine izin verir.

Akalazyada ise bu iki mekanizma birlikte bozulur.

Alt özofagus sfinkteri yeterince gevşeyemez ve yemek borusunun kasılma hareketleri düzensiz hâle gelir. Bunun sonucunda besinler mideye ulaşmakta zorlanır ve yemek borusunda birikmeye başlar.

Hastalık ilerledikçe yemek borusu genişleyebilir ve besinlerin burada uzun süre kalmasına bağlı olarak yeni yakınmalar gelişebilir.

Akalazya bulaşıcı bir hastalık değildir. Kanser değildir. Ancak tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini belirgin şekilde etkileyebilir ve bazı komplikasyonlara yol açabilir.

Akalazya Nasıl Oluşur?

Akalazya, yemek borusunun sinir ağında meydana gelen fonksiyon kaybı sonucu gelişir.

Yemek borusunun duvarında bulunan sinir hücreleri, yutma sırasında kasların hangi sırayla kasılıp gevşeyeceğini kontrol eder.

Bu sinir hücrelerinin zarar görmesi sonucunda;

  • Yemek borusunun düzenli kasılmaları azalır,
  • Alt özofagus sfinkteri gevşeyemez,
  • Besinlerin mideye geçişi zorlaşır.

Başlangıçta yalnızca katı gıdaların geçişinde güçlük hissedilebilir.

Hastalık ilerledikçe sıvı gıdaların yutulması da zorlaşabilir.

Yemek borusunda uzun süre kalan besinler zaman zaman ağıza geri gelebilir. Özellikle gece yatarken bu durum daha belirgin hâle gelebilir.

Akalazyanın Nedenleri Nelerdir?

Akalazyanın kesin nedeni günümüzde tam olarak bilinmemektedir.

Araştırmalar, hastalığın gelişiminde birden fazla mekanizmanın rol oynayabileceğini göstermektedir.

Sinir Hücrelerinde Hasar

En kabul gören görüş, yemek borusunun sinir ağında bulunan bazı sinir hücrelerinin zamanla kaybolmasıdır.

Bu hücrelerin azalması sonucunda yemek borusunun normal hareketleri bozulur.

Bağışıklık Sistemi ile İlişkili Mekanizmalar

Bazı çalışmalarda bağışıklık sisteminin yemek borusundaki sinir hücrelerine karşı gelişen anormal yanıtlarının hastalıkta rol oynayabileceği düşünülmektedir.

Ancak bu mekanizma henüz kesin olarak kanıtlanmamıştır.

Genetik Yatkınlık

Akalazya çoğu hastada kalıtsal değildir.

Bununla birlikte bazı nadir genetik sendromlarda akalazya daha sık görülebilir.

Enfeksiyonlar

Bazı enfeksiyonların sinir hücrelerini etkileyebileceği öne sürülmüş olsa da günümüzde akalazyanın doğrudan bulaşıcı bir hastalık olduğu kabul edilmemektedir.

Akalazya Belirtileri Nelerdir?

Akalazya belirtileri genellikle yavaş ilerler.

İlk yakınmalar hafif olabilir ve zamanla belirginleşebilir.

En sık görülen belirtiler şunlardır:

  • Katı gıdaları yutarken zorlanma,
  • Sıvıları içerken yutma güçlüğü,
  • Yemeklerin göğüste takılması hissi,
  • Yenilen besinlerin ağıza geri gelmesi,
  • Gece ağıza yemek gelmesi,
  • Göğüs ağrısı,
  • Yemek sırasında öksürük,
  • Boğulma hissi,
  • İstemsiz kilo kaybı,
  • Ağız kokusu.

Bazı hastalarda belirtiler yalnızca belirli yiyeceklerde ortaya çıkarken, bazı kişilerde hem katı hem de sıvı gıdalarda yutma güçlüğü görülebilir.

İlerleyen dönemlerde yemek borusunda biriken besinler nedeniyle gece öksürüğü veya akciğere besin kaçmasına bağlı solunum yolu enfeksiyonları gelişebilir.

Akalazya Evreleri

Akalazya ilerleyici bir hastalık olduğundan zaman içerisinde yemek borusunda yapısal değişiklikler gelişebilir.

Erken Dönem

Yemek borusunun çapı büyük ölçüde normaldir.

Yutma güçlüğü hafif olabilir.

Belirtiler zaman zaman ortaya çıkabilir.

Orta Dönem

Yemek borusunda genişleme başlar.

Besinlerin mideye geçişi daha da zorlaşır.

Yemeklerden sonra ağıza besin gelmesi görülebilir.

İleri Dönem

Yemek borusu belirgin şekilde genişleyebilir.

Besinler uzun süre yemek borusunda kalabilir.

Kilo kaybı ve beslenme sorunları gelişebilir.

Bazı hastalarda akciğere besin kaçmasına bağlı komplikasyonlar görülebilir.

Kimlerde Daha Sık Görülür?

Akalazya nadir görülen bir hastalıktır.

Her yaş grubunda ortaya çıkabilmesine rağmen bazı bireylerde daha sık görülmektedir.

Risk açısından öne çıkan gruplar şunlardır:

  • 30-60 yaş arası bireyler,
  • Kadınlar ve erkekler (benzer sıklıkta),
  • Özofagus motilite bozukluğu bulunan kişiler,
  • Bazı nadir genetik sendromlara sahip hastalar.

Akalazya toplumda sık görülen bir hastalık değildir. Bu nedenle yutma güçlüğü olan her bireyde akalazya bulunacağı düşünülmemelidir.

Reflü ile Akalazya Arasındaki Farklar

Akalazya ve reflü farklı hastalıklardır. Ancak bazı belirtiler benzer olduğu için zaman zaman birbirleriyle karıştırılabilir.

Reflü hastalığında temel sorun, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıdır.

Akalazyada ise temel problem, yemek borusunun alt kısmındaki kas yapısının yeterince gevşeyememesi ve besinlerin mideye geçememesidir.

İki hastalık arasındaki başlıca farklar şunlardır:

Akalazya

Reflü Hastalığı

Temel belirti yutma güçlüğüdür.

Temel belirti mide yanmasıdır.

Besinler mideye geçmekte zorlanır.

Mide içeriği yemek borusuna geri kaçar.

Katı ve sıvı gıdalarda yutma güçlüğü görülebilir.

Yemeklerden sonra yanma ve ekşime daha ön plandadır.

Yemekler ağıza sindirilmeden geri gelebilir.

Mide asidi veya ekşi sıvı ağıza gelebilir.

Tanıda manometri önemli yer tutar.

Tanıda gastroskopi ve gerektiğinde pH monitörizasyonu kullanılabilir.

Yutma güçlüğü, açıklanamayan kilo kaybı veya sık tekrarlayan besin geri gelmesi gibi belirtiler varlığında ayrıntılı değerlendirme yapılması önemlidir. Çünkü bu yakınmalar yalnızca reflüye değil, akalazya ve diğer yemek borusu hastalıklarına da bağlı olabilir.

Akalazya Tanısı Nasıl Konulur?

Akalazya tanısı, hastanın şikâyetleri ile birlikte görüntüleme ve fonksiyonel testlerin değerlendirilmesi sonucunda konulur. Yutma güçlüğü birçok farklı hastalıkta görülebileceği için yalnızca belirtilere bakılarak tanı konulması doğru değildir.

Tanı sürecinde öncelikle hastanın yakınmaları ayrıntılı olarak değerlendirilir. Yutma güçlüğünün ne zaman başladığı, katı ve sıvı gıdalara karşı gelişip gelişmediği, kilo kaybı, besinlerin ağıza geri gelmesi ve göğüs ağrısı gibi belirtiler sorgulanır.

Daha sonra gerekli görülen tanı yöntemleri planlanır.

Özofagus Manometrisi Nedir?

Özofagus manometrisi, akalazya tanısında en önemli inceleme yöntemlerinden biridir. Yemek borusunun kasılma hareketlerini ve alt özofagus sfinkterinin çalışma şeklini değerlendirmek amacıyla uygulanır.

İşlem sırasında burundan yemek borusuna ince bir kateter yerleştirilir. Kateter üzerindeki basınç sensörleri sayesinde yutma sırasında oluşan kas hareketleri bilgisayar ortamında kaydedilir.

Bu inceleme ile;

  • Yemek borusunun kasılma düzeni,
  • Kasılmaların gücü,
  • Alt özofagus sfinkterinin gevşeme düzeyi

ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.

Günümüzde yüksek çözünürlüklü özofagus manometrisi (High Resolution Manometry – HRM) akalazya tanısında en sık kullanılan yöntemlerden biridir. Bu inceleme aynı zamanda hastalığın alt tiplerinin belirlenmesine de yardımcı olabilir.

Gastroskopinin Akalazyadaki Yeri

Gastroskopi, akalazya tanısında önemli bir değerlendirme yöntemidir. Ancak tek başına kesin tanı koydurmaz.

Gastroskopi sırasında yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı doğrudan görüntülenir. Böylece yutma güçlüğüne neden olabilecek farklı hastalıkların araştırılması mümkün olur.

Gastroskopinin temel amaçları şunlardır:

  • Yemek borusunda darlık olup olmadığını değerlendirmek,
  • Tümör gibi mekanik tıkanıklık oluşturan hastalıkları dışlamak,
  • Reflüye bağlı hasarı değerlendirmek,
  • Gerekli durumlarda biyopsi almak.

Akalazya hastalarında gastroskopi sırasında yemek borusunda biriken besin artıkları görülebilir. Alt özofagus sfinkterinin dar görünümü de dikkat çekebilir. Ancak kesin tanı için çoğu zaman manometri gerekir.

Baryumlu Özofagus Grafisi Nedir?

Baryumlu özofagus grafisi, yemek borusunun yapısını ve yutma sırasında besinlerin ilerleyişini değerlendiren radyolojik bir incelemedir.

İşlem sırasında hasta baryum içeren özel bir sıvı içer. Daha sonra röntgen görüntüleri alınarak yemek borusunun hareketleri incelenir.

Akalazya hastalarında bu incelemede;

  • Yemek borusunda genişleme,
  • Alt uçta daralma,
  • Besin geçişinde gecikme

görülebilir.

İleri evre akalazyada yemek borusunun alt kısmında oluşan daralma nedeniyle radyolojik görüntüde “kuş gagası görünümü (bird’s beak appearance)” olarak tanımlanan tipik bir bulgu izlenebilir.

Akalazya Tedavisi Nasıl Yapılır?

Akalazya tedavisinin amacı, alt özofagus sfinkterindeki yüksek basıncı azaltarak besinlerin mideye daha rahat geçmesini sağlamaktır.

Günümüzde sinir hücrelerini eski hâline getiren bir tedavi bulunmamaktadır. Bu nedenle uygulanan yöntemler hastalığın nedenini değil, oluşturduğu fonksiyon bozukluğunu düzeltmeye yöneliktir.

Tedavi planı oluşturulurken;

  • Hastanın yaşı,
  • Genel sağlık durumu,
  • Akalazyanın alt tipi,
  • Yemek borusunun yapısı,
  • Daha önce uygulanmış tedaviler

birlikte değerlendirilir.

İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi akalazyanın temel tedavisi değildir.

Bazı hastalarda, özellikle girişimsel tedaviye uygun olmayan durumlarda veya kısa süreli belirti kontrolü amacıyla hekim tarafından ilaç tedavisi planlanabilir.

Ancak ilaçların etkisi genellikle sınırlıdır ve uzun dönem tedavide tek başına yeterli olmayabilir.

Balon Dilatasyonu

Balon dilatasyonu, endoskopi eşliğinde uygulanan girişimsel tedavi yöntemlerinden biridir.

Bu yöntemde alt özofagus sfinkteri özel bir balon yardımıyla kontrollü şekilde genişletilir.

Amaç, yemek borusundan mideye geçişi kolaylaştırmaktır.

Bazı hastalarda işlemin belirli aralıklarla tekrarlanması gerekebilir.

Balon dilatasyonunun uygun olup olmadığı hastanın klinik özelliklerine göre değerlendirilir.

POEM (Peroral Endoskopik Miyotomi) Nedir?

Peroral Endoskopik Miyotomi (POEM), akalazya tedavisinde uygulanan ileri endoskopik yöntemlerden biridir.

Bu yöntemde ağız yoluyla ilerletilen endoskop kullanılarak yemek borusunun iç yüzeyinden girilir ve alt özofagus sfinkterini oluşturan kas liflerinin belirli bir bölümü kontrollü olarak kesilir.

İşlem sırasında cilt üzerinde kesi yapılmaz.

POEM, uygun hasta grubunda değerlendirilebilecek modern tedavi seçeneklerinden biridir. Hangi hastalarda tercih edileceği; hastalığın tipi, yemek borusunun yapısı ve tedavi planına göre belirlenir.

Laparoskopik Heller Miyotomi Nedir?

Laparoskopik Heller Miyotomi, akalazya tedavisinde uzun yıllardır uygulanan cerrahi yöntemlerden biridir.

Ameliyat sırasında alt özofagus sfinkterini oluşturan kas lifleri kontrollü olarak kesilerek besinlerin mideye geçişi kolaylaştırılır.

İşlem günümüzde çoğunlukla laparoskopik (kapalı) yöntemle uygulanabilmektedir.

Kas lifleri gevşetildikten sonra reflü gelişme riskini azaltmaya yardımcı olmak amacıyla birçok hastada aynı seansta parsiyel fundoplikasyon adı verilen koruyucu cerrahi işlem de uygulanabilir.

Cerrahi yöntemin seçimi hastanın klinik özelliklerine göre planlanır.

POEM ile Heller Miyotomi Arasındaki Farklar

POEM ve laparoskopik Heller miyotomi aynı amaca yönelik iki farklı tedavi yaklaşımıdır. Her iki yöntemin de kendine özgü avantajları ve sınırlılıkları bulunmaktadır.

POEM tamamen endoskopik olarak uygulanırken, Heller miyotomi laparoskopik cerrahi ile gerçekleştirilir.

Heller miyotomisinde gerektiğinde aynı seansta reflüyü önlemeye yardımcı olabilecek fundoplikasyon uygulanabilir. POEM işleminde ise böyle bir uygulama yapılmaz. Bu nedenle tedavi seçimi hastanın özellikleri ve yapılan değerlendirmeler doğrultusunda planlanmalıdır.

Akalazya Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

Tedavi sonrasında iyileşme süreci uygulanan yönteme göre değişebilir.

İlk günlerde sıvı beslenme önerilebilir. Daha sonra hekim kontrolünde yumuşak gıdalara ve normal beslenmeye geçilir.

Hastaların büyük bölümünde yutma fonksiyonundaki düzelme zaman içerisinde belirginleşebilir.

Takip sürecinde;

  • Beslenme düzeni,
  • Kilo değişimi,
  • Reflü belirtileri,
  • Gerekli görülen kontrol incelemeleri

hekim tarafından değerlendirilir.

Sık Sorulan Sorular

Akalazya kendiliğinden düzelir mi?

Hayır. Akalazya ilerleyici özellik gösterebilen bir hastalıktır. Belirtiler zaman içerisinde artabilir. Bu nedenle uygun değerlendirme ve tedavi planı önemlidir.

Akalazya kanser midir?

Hayır. Akalazya kanser değildir. Ancak uzun süre devam eden yutma güçlüğünün farklı nedenleri olabileceği için ayrıntılı değerlendirme yapılması gerekir.

Her yutma güçlüğü akalazya anlamına gelir mi?

Hayır. Yutma güçlüğü; reflü, yemek borusu darlıkları, nörolojik hastalıklar ve yemek borusu tümörleri gibi birçok farklı nedenle ortaya çıkabilir.

Akalazya tedavisinden sonra reflü gelişebilir mi?

Bazı tedavi yöntemlerinden sonra reflü belirtileri görülebilir. Bu nedenle tedavi sonrasında düzenli takip önem taşır.

POEM ile Heller miyotomi arasında hangisi daha iyidir?

Her iki yöntem de uygun hastalarda değerlendirilebilen tedavi seçenekleridir. Hangi yöntemin tercih edileceği; hastalığın tipi, yemek borusunun yapısı ve hastanın genel sağlık durumu dikkate alınarak belirlenir.

Akalazya tekrar edebilir mi?

Bazı hastalarda yıllar içerisinde belirtiler yeniden ortaya çıkabilir. Bu durumda yeniden değerlendirme yapılarak uygun tedavi planı oluşturulur.

Akalazya Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Akalazya, yemek borusunun hareketlerini etkileyen ve yutma güçlüğüne yol açabilen kronik bir özofagus hastalığıdır. Erken dönemde tanı konulması, beslenme sorunlarının ve yaşam kalitesini etkileyen belirtilerin kontrol altına alınmasına katkı sağlayabilir.

Tanı sürecinde özofagus manometrisi, gastroskopi ve gerekli görülen görüntüleme yöntemleri birlikte değerlendirilir. Tedavi planı ise hastanın klinik özellikleri, akalazyanın alt tipi ve önceki tedavi öyküsü dikkate alınarak oluşturulur.

Uzun süren yutma güçlüğü, yemeklerin göğüste takılması hissi, istemsiz kilo kaybı veya gece ağıza besin gelmesi gibi belirtiler görüldüğünde gecikmeden genel cerrahi veya gastroenteroloji değerlendirmesi yapılması uygun olacaktır.

 

Bizi Arayın!

+90 (551) 440 00 33

Mesaj Gönderin

[email protected]

Çalışma Saatlerimiz

09:00 - 17:00

Adres

Medical Park İzmir Hastanesi Kahramanlar, 1397. Sk. No:1, 35230 Konak/İzmir

Bu sayfadaki içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

©2025 Doç. Dr. Cemal Kara – Tüm hakları saklıdır | Web Tasarım ve Geliştirme Bi Health Marketing