Skip to content

Tiroid Kanseri ve Hastalıkları

Tiroid Kanseri ve Tiroid Hastalıkları: Belirtileri, Tanısı, Tedavisi ve Ameliyatı

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı ve tedavi kararı; hastanın yakınmaları, muayene bulguları, tetkik sonuçları, genel sağlık durumu ve hekim değerlendirmesi doğrultusunda verilmelidir.

Tiroid bezi, boynun ön kısmında bulunan ve vücudun enerji kullanımını düzenleyen hormonları üreten küçük bir organdır. Tiroid bezinde gelişen hastalıklar bezin yapısını, büyüklüğünü veya hormon üretimini etkileyebilir.

Tiroid nodülü, guatr, Hashimoto tiroiditi, Graves hastalığı, hipertiroidi, hipotiroidi ve tiroid kanseri, sık değerlendirilen tiroid hastalıkları arasındadır. Bu hastalıkların bazı belirtileri birbirine benzeyebilir. Ancak nedenleri, tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleri farklıdır.

Tiroid bezinde nodül saptanması, kişinin tiroid kanseri olduğu anlamına gelmez. Nodüllerin önemli bir bölümü iyi huyludur. Bununla birlikte ultrason görünümü şüpheli olan, kısa sürede büyüyen veya riskli klinik özellikler taşıyan nodüllerin daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerekebilir.

Tiroid hastalıklarının tanısı yalnızca kan testlerine bakılarak konulmaz. Hastanın yakınmaları, boyun muayenesi, tiroid fonksiyon testleri, tiroid ultrasonografisi ve gerekli durumlarda ince iğne aspirasyon biyopsisi birlikte değerlendirilir.

Tiroid kanseri tedavisinde de her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Küçük ve düşük riskli bazı tümörler aktif izlemle takip edilebilir. Bazı hastalarda yalnızca hastalıklı tiroid lobunun çıkarılması yeterli olabilir. Daha yaygın hastalıkta total tiroidektomi, lenf bezi cerrahisi ve ek tedaviler gündeme gelebilir. Güncel kılavuzlar, tedavinin hastalığın özellikleri ve hasta tercihleri dikkate alınarak bireyselleştirilmesini desteklemektedir.

İçindekiler

  • Tiroid bezi nedir ve ne işe yarar?
  • Tiroid hastalıkları nelerdir?
  • Tiroid hastalıklarının belirtileri nelerdir?
  • Tiroid nodülü nedir?
  • Tiroid nodülü kanser midir?
  • Tiroid nodülü ne zaman tehlikeli olabilir?
  • Her tiroid nodülüne biyopsi yapılır mı?
  • Tiroid kanseri nedir?
  • Tiroid kanseri belirtileri nelerdir?
  • Tiroid kanseri neden olur?
  • Tiroid kanseri nasıl yayılır?
  • Tiroid kanseri türleri nelerdir?
  • Tiroid kanseri nasıl teşhis edilir?
  • Tiroid kanseri ameliyatı nasıl yapılır?
  • Lobektomi ile total tiroidektomi arasındaki fark nedir?
  • Radyoaktif iyot tedavisi kimlere uygulanır?
  • Tiroid kanseri tekrarlar mı?
  • Tiroid kanseri takibi nasıl yapılır?

Tiroid Bezi Nedir ve Ne İşe Yarar?

Tiroid bezi, gırtlağın hemen altında ve soluk borusunun önünde yer alır. Kelebeğe benzeyen bu organ sağ ve sol olmak üzere iki ana bölümden oluşur. Bu bölümlere tiroid lobu denir. Lobları birbirine bağlayan ince doku bölümü ise istmus olarak adlandırılır.

Tiroid bezinin temel görevi iki önemli hormon üretmektir:

  • Tiroksin (T4)
  • Triiyodotironin (T3)

Bu hormonlar metabolizma hızının düzenlenmesinde rol oynar. Kalbin çalışma hızı, vücut sıcaklığı, bağırsak hareketleri, kas fonksiyonları, enerji tüketimi ve zihinsel süreçler tiroid hormonlarından etkilenebilir.

Tiroid bezinin çalışmasını beynin alt bölümünde bulunan hipofiz bezi kontrol eder. Hipofiz bezinden salgılanan tiroid uyarıcı hormon (TSH), tiroid bezine hormon üretmesi için uyarı gönderir.

Kandaki tiroid hormonları azaldığında TSH seviyesi genellikle yükselir. Tiroid hormonları arttığında ise TSH çoğunlukla düşer. Bununla birlikte kan testleri tek başına yorumlanmamalıdır. Yaş, gebelik, kullanılan ilaçlar ve eşlik eden hastalıklar sonuçları etkileyebilir.

Tiroid Hastalıkları Nelerdir?

Tiroid hastalıkları, bezin hormon üretimini veya yapısını etkileyen farklı sağlık sorunlarını kapsar.

Sık görülen tiroid hastalıkları şunlardır:

  • Tiroid nodülü
  • Tiroid kisti
  • Guatr
  • Multinodüler guatr
  • Toksik adenom
  • Toksik multinodüler guatr
  • Hipertiroidi
  • Hipotiroidi
  • Graves hastalığı
  • Hashimoto tiroiditi
  • Subakut tiroidit
  • Doğum sonrası tiroidit
  • Tiroid kanseri

Tiroid hastalıklarının bir bölümü hormon seviyelerini etkilerken bazıları yalnızca tiroid bezinin yapısında değişikliğe neden olur.

Örneğin tiroid nodülü bulunan bir kişinin TSH, T3 ve T4 değerleri normal olabilir. Buna karşılık gözle fark edilen bir tiroid büyümesi olmadan da hormon bozukluğu gelişebilir.

Tiroid hastalığı bulunan herkes belirti yaşamaz. Nodüller bazen farklı bir nedenle yapılan ultrason, bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntülemesi sırasında tesadüfen saptanabilir.

Tiroid Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?

Tiroid hastalığı belirtileri, bezin fazla çalışmasına, yetersiz çalışmasına veya boyunda yapısal değişiklik oluşturmasına göre farklılık gösterir.

Tiroid bezinin büyümesi veya nodül gelişmesi şu yakınmalara neden olabilir:

  • Boynun ön kısmında şişlik
  • Boğazda doluluk veya baskı hissi
  • Yutkunurken takılma hissi
  • Nefes almada zorlanma
  • Uzun süren ses kısıklığı
  • Boyunda ağrı veya hassasiyet
  • Boyundaki lenf bezlerinde büyüme

Tiroid bezinin fazla çalışması durumunda şu belirtiler görülebilir:

  • Çarpıntı
  • Kalp hızında artış
  • İştah artmasına rağmen kilo kaybı
  • El titremesi
  • Aşırı terleme
  • Sıcağa tahammülsüzlük
  • Sinirlilik ve huzursuzluk
  • Uyku bozukluğu
  • Kas güçsüzlüğü
  • Sık dışkılama

Tiroid bezinin yetersiz çalışması durumunda ise şu yakınmalar ortaya çıkabilir:

  • Halsizlik
  • Üşüme
  • Kilo almaya eğilim
  • Kabızlık
  • Cilt kuruluğu
  • Saç dökülmesi
  • Uyku isteği
  • Dikkat azalması
  • Unutkanlık
  • Kalp hızında yavaşlama

Bu belirtiler yalnızca tiroid hastalıklarında görülmez. Kansızlık, kalp hastalıkları, uyku bozuklukları, menopoz ve farklı sağlık sorunları da benzer yakınmalara yol açabilir. Kesin tanı yalnızca belirtilere göre konulmaz.

Tiroid Nodülü Nedir?

Tiroid nodülü, tiroid bezinin içinde çevresindeki dokudan farklı görünen sınırlı bir oluşumdur.

Nodül tek olabilir veya tiroid bezinin farklı bölgelerinde birden fazla nodül bulunabilir.

Tiroid nodülleri yapılarına göre:

  • Tamamen katı
  • Sıvı içeren kistik
  • Katı ve sıvı bölümlerden oluşan karma nodüller olabilir.

Nodülün yapısı, sınırları, şekli, içindeki kalsiyum odakları ve çevredeki dokularla ilişkisi ultrasonla değerlendirilir.

Nodülün büyük olması tek başına kanser göstergesi değildir. Küçük bir nodül şüpheli ultrason özellikleri gösterebilirken daha büyük bir nodül iyi huylu olabilir.

Tiroid Nodülü Kanser midir?

Her tiroid nodülü kanser değildir. Tiroid bezinde saptanan nodüllerin çoğu iyi huyludur.

Kanser riski yalnızca nodülün büyüklüğüne göre değerlendirilmez. Ultrason görüntüsü, hastanın yaşı, aile öyküsü, geçmişte radyasyona maruz kalma durumu ve klinik belirtileri birlikte ele alınır.

Şu özellikler daha ayrıntılı inceleme gerektirebilir:

  • Nodülün kısa sürede belirgin biçimde büyümesi
  • Sert veya düzensiz yapıda olması
  • Çevredeki dokulara sabit görünmesi
  • Boyunda şüpheli lenf bezlerinin bulunması
  • Açıklanamayan ve uzun süren ses kısıklığı
  • Yutma veya nefes alma güçlüğü
  • Çocukluk döneminde baş ve boyun bölgesine radyoterapi uygulanmış olması
  • Ailede tiroid kanseri bulunması
  • Ultrasonda yüksek riskli özelliklerin görülmesi

Bu bulgulardan herhangi birinin bulunması kesin kanser tanısı koydurmaz. Tiroid nodülünün değerlendirilmesinde muayene, kan testleri, ultrason ve gerekli durumlarda biyopsi birlikte kullanılır. Güncel NICE rehberi de tiroid nodüllerinin ilk kanser değerlendirmesinde yerleşik bir risk derecelendirme sistemi kullanılan gri ölçekli ultrasonu önermektedir.

Tiroid Nodülü Ne Zaman Tehlikeli Olabilir?

Halk arasında “tehlikeli tiroid nodülü” olarak ifade edilen durum, nodülün kanser açısından şüpheli özelliklere sahip olması veya çevredeki yapılara baskı oluşturmasıdır.

Ultrasonda şu özellikler daha yüksek şüpheyle ilişkili olabilir:

  • Düzensiz veya belirsiz sınırlar
  • Nodülün çevre tiroid dokusundan belirgin biçimde koyu görünmesi
  • Noktasal kalsiyum odakları
  • Nodülün eninden daha uzun olması
  • Tiroid dışına uzanım şüphesi
  • Şüpheli boyun lenf bezleri

Ultrason bulguları tek başına kanser tanısı koymaz. Bulgular, nodülün hangi risk grubuna girdiğini ve biyopsi gerekip gerekmediğini belirlemeye yardımcı olur.

Nodül iyi huylu olsa bile büyüdüğünde yutma güçlüğü, nefes darlığı, boğazda baskı veya boyunda belirgin şişlik oluşturabilir. Böyle bir durumda kanser kuşkusu bulunmasa da tedavi değerlendirilebilir.

Tiroid Nodülü Kendiliğinden Kaybolur mu?

Bazı sıvı içeren kistik nodüller zaman içinde küçülebilir. Katı nodüllerin kendiliğinden tamamen kaybolması ise daha az beklenen bir durumdur.

Nodülün küçülmesi veya büyümesi tek başına iyi huylu ya da kötü huylu olduğunu göstermez. Takip sırasında nodülün boyutuyla birlikte ultrason özelliklerinin değişip değişmediği de değerlendirilir.

Daha önce iyi huylu biyopsi sonucu bulunan bir nodülde belirgin büyüme veya yeni şüpheli ultrason bulguları ortaya çıkarsa tekrar değerlendirme gerekebilir.

Her Tiroid Nodülüne Biyopsi Yapılır mı?

Her tiroid nodülüne biyopsi yapılması gerekmez.

Biyopsi kararı şu unsurlara göre verilir:

  • Nodülün ultrason risk sınıfı
  • Nodülün büyüklüğü
  • Şüpheli lenf bezlerinin bulunması
  • Hastanın yaşı
  • Ailede tiroid kanseri öyküsü
  • Radyasyon geçmişi
  • Daha önceki biyopsi sonucu
  • Nodülün takip sırasında gösterdiği değişiklikler

Düşük riskli ve küçük nodüller düzenli ultrasonla takip edilebilir. Şüpheli ultrason özellikleri bulunan nodüllerde ise daha küçük boyutlarda bile biyopsi gündeme gelebilir.

Tiroid Kanseri Nedir?

Tiroid kanseri, tiroid bezindeki hücrelerin kontrolsüz biçimde çoğalmasıyla gelişen kötü huylu bir hastalıktır.

Tiroid kanseri tek bir hastalık değildir. Farklı hücrelerden gelişen ve birbirinden farklı davranış gösteren türleri bulunur.

Başlıca tiroid kanseri türleri şunlardır:

  • Papiller tiroid kanseri
  • Foliküler tiroid kanseri
  • Onkositik tiroid kanseri
  • Medüller tiroid kanseri
  • Kötü farklılaşmış tiroid kanseri
  • Anaplastik tiroid kanseri

Papiller, foliküler ve onkositik kanserler tiroid bezinin foliküler hücrelerinden gelişir. Papiller ve foliküler kanserler genel olarak farklılaşmış tiroid kanseri grubunda değerlendirilir.

Medüller tiroid kanseri, kalsitonin üreten parafoliküler C hücrelerinden gelişir. Anaplastik tiroid kanseri ise normal tiroid hücresi özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiş, daha hızlı ilerleyebilen hücrelerden oluşur.

Tiroid kanserlerinin önemli bir bölümü yavaş seyredebilir. Ancak hastalığın davranışı; kanserin türüne, tümörün büyüklüğüne, çevre dokulara uzanımına, lenf bezlerinin durumuna ve uzak organ metastazına göre değişir.

Tiroid Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Tiroid kanseri belirtileri erken dönemde fark edilmeyebilir. Bazı hastalarda kanser, ultrason sırasında saptanan bir nodülün incelenmesiyle belirlenir.

Olası belirtiler şunlardır:

  • Boyunda ağrısız kitle
  • Giderek büyüyen tiroid nodülü
  • Boyundaki lenf bezlerinde büyüme
  • Uzun süren ve açıklanamayan ses kısıklığı
  • Yutma güçlüğü
  • Boğazda baskı veya sıkışma hissi
  • Nefes almada zorlanma
  • Boyunda ağrı
  • Kısa sürede büyüyen sert kitle

Bu belirtilerin hiçbiri tek başına tiroid kanseri tanısı koydurmaz. Boyundaki şişlikler enfeksiyon, iyi huylu tiroid nodülü, kist veya farklı boyun hastalıklarından da kaynaklanabilir.

Hızla büyüyen boyun kitlesi, giderek artan nefes darlığı veya uzun süren ses kısıklığı gecikmeden değerlendirilmelidir.

Tiroid Kanseri Neden Olur?

Tiroid kanserinin her hastada gösterilebilen tek bir nedeni yoktur. Hastalık, tiroid hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını kontrol eden genlerde meydana gelen değişikliklerle ilişkilidir.

Risk değerlendirmesinde dikkate alınabilecek durumlar şunlardır:

  • Çocukluk veya gençlik döneminde baş ve boyun bölgesine radyoterapi uygulanması
  • Yüksek düzeyde iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalma
  • Birinci derece yakınlarda tiroid kanseri bulunması
  • Medüller tiroid kanseriyle ilişkili kalıtsal RET geni değişiklikleri
  • Multipl Endokrin Neoplazi Tip 2 gibi kalıtsal sendromlar
  • Bazı ailevi tümör yatkınlıkları
  • Yaş
  • Cinsiyet

Kadınlarda tiroid nodülü ve tiroid kanseri daha sık görülür. Bununla birlikte erkeklerde saptanan nodüller de aynı klinik ve ultrason ölçütleriyle değerlendirilmelidir.

Hashimoto tiroiditi veya guatr bulunması, kişinin mutlaka tiroid kanseri geliştireceği anlamına gelmez.

Tiroid Kanseri Nasıl Yayılır?

Tiroid kanserinin yayılma biçimi tümörün türüne göre değişebilir.

Papiller tiroid kanseri daha çok boyundaki lenf bezlerine yayılma eğilimindedir. Foliküler tiroid kanseri ise kan damarları yoluyla akciğer veya kemiklere yayılabilir.

Kanserin tiroid bezinin dışına çıkarak çevredeki kaslara, ses tellerini hareket ettiren sinire, soluk borusuna veya yemek borusuna uzanmasına lokal yayılım denir.

Boyundaki lenf bezlerine yayılım bölgesel metastaz, akciğer veya kemik gibi uzak organlara yayılım ise uzak metastaz olarak adlandırılır.

Hastalığın yalnızca tiroid bezi içinde sınırlı olmasıyla çevre dokulara veya uzak organlara yayılmış olması aynı biçimde değerlendirilmez. Tedavinin kapsamı bu bulgulara göre belirlenir.

Tiroid Kanseri Ölümcül müdür?

Tiroid kanseri tek bir hastalık olmadığı için bu soruya bütün hastalar için aynı yanıt verilemez.

Papiller ve foliküler tiroid kanserlerinin önemli bir bölümü yavaş seyredebilir. Özellikle tiroid bezi içinde sınırlı ve düşük riskli hastalıkta uzun dönem hastalık kontrolü sağlanabilir.

Anaplastik tiroid kanseri gibi bazı türler ise daha hızlı ilerleyebilir.

Hastalığın seyri şu özelliklere göre değişir:

  • Kanserin türü
  • Tümörün büyüklüğü
  • Hastanın yaşı
  • Lenf bezi tutulumu
  • Tiroid dışına yayılım
  • Uzak metastaz
  • Tedaviye verilen yanıt

Bu nedenle yalnızca “tiroid kanseri” tanısına bakılarak kişisel hastalık seyri hakkında kesin yorum yapılmamalıdır.

Tiroid Kanseri Türleri Neden Önemlidir?

Her tiroid kanseri türü aynı biçimde ilerlemez ve aynı tedaviye yanıt vermez.

Papiller ve foliküler tiroid kanserleri uygun koşullarda radyoaktif iyot tutabilir. Medüller tiroid kanseri farklı hücrelerden geliştiği için radyoaktif iyot tedavisinden yarar görmez.

Anaplastik tiroid kanserinde hızlı tanı, solunum yolunun değerlendirilmesi, moleküler testler ve birden fazla tedavi yönteminin birlikte planlanması gerekebilir.

Bu nedenle biyopsi veya ameliyat sonrasında elde edilen patolojik tanının doğru biçimde belirlenmesi, tedavi planının temel aşamalarından biridir.

Papiller Tiroid Kanseri Nedir?

Papiller tiroid kanseri, en sık görülen tiroid kanseri türüdür. Tiroid hormonlarının üretiminden sorumlu foliküler hücrelerden gelişir. Çoğu hastada yavaş seyredebilir ve uzun süre tiroid bezi içinde sınırlı kalabilir.

Papiller tiroid kanseri boyundaki lenf bezlerine yayılma eğilimi gösterebilir. Lenf bezi tutulumu ameliyatın kapsamını ve takip programını etkiler. Ancak lenf bezlerinde hastalık bulunması tek başına tedavinin etkisiz kalacağı anlamına gelmez.

Papiller tiroid kanseri bazen tiroid bezinin birden fazla bölümünde gelişebilir. Buna multifokal hastalık denir. Tümörün tek lobda veya her iki lobda bulunması cerrahi planlama sırasında dikkate alınır.

Papiller Tiroid Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Papiller tiroid kanseri erken dönemde belirti vermeyebilir. Hastalık, başka bir nedenle yapılan ultrason sırasında görülen nodülün incelenmesiyle saptanabilir.

Olası belirtiler şunlardır:

  • Boyunda ağrısız şişlik
  • Giderek büyüyen tiroid nodülü
  • Boyun lenf bezlerinde büyüme
  • Uzun süren ses kısıklığı
  • Yutma güçlüğü
  • Boğazda baskı hissi
  • Nadir olarak nefes almada zorlanma

Bu belirtiler iyi huylu tiroid nodüllerinde ve farklı boyun hastalıklarında da görülebilir. Kesin tanı yalnızca belirtilere göre konulmaz.

Papiller Tiroid Mikrokarsinomu Nedir?

Çapı 1 santimetre veya daha küçük olan papiller tiroid kanserleri papiller tiroid mikrokarsinomu olarak adlandırılır.

Bu tümörlerin önemli bir bölümü yavaş seyredebilir. Lenf bezi tutulumu, tiroid dışına yayılım veya yüksek riskli özellik göstermeyen, uygun konumlu bazı mikrokarsinomlarda hemen ameliyat yerine aktif izlem değerlendirilebilir. Güncel rehberlerde, lenf bezi tutulumu bulunmayan seçilmiş tek odaklı mikrokarsinomlarda cerrahi ile aktif izlem seçeneklerinin hasta ile birlikte değerlendirilmesi önerilmektedir.

Aktif izlem, hastalığın kontrolsüz bırakılması anlamına gelmez. Hasta düzenli aralıklarla muayene ve tiroid ultrasonuyla takip edilir.

Şu durumlarda ameliyat yeniden değerlendirilebilir:

  • Tümörün belirgin biçimde büyümesi
  • Yeni şüpheli lenf bezi gelişmesi
  • Tiroid dışına uzanım şüphesi
  • Tümörün soluk borusu veya ses sinirine yaklaşması
  • Hastanın cerrahi tedaviyi tercih etmesi

Aktif izlem şu durumlarda uygun olmayabilir:

  • Boyunda şüpheli lenf bezi bulunması
  • Tiroid dışına yayılım görülmesi
  • Agresif patolojik özelliklerin düşünülmesi
  • Tümörün soluk borusu veya ses sinirine riskli yakınlıkta olması
  • Düzenli takibin mümkün olmaması

Bu nedenle küçük olan her papiller tiroid kanseri aynı yöntemle tedavi edilmez.

Foliküler Tiroid Kanseri Nedir?

Foliküler tiroid kanseri, tiroid bezinin foliküler hücrelerinden gelişir. Papiller tiroid kanserine göre daha az görülür.

Papiller kanser daha çok lenf yollarıyla yayılırken foliküler kanser kan damarları yoluyla yayılma eğilimi gösterebilir. Uzak metastaz geliştiğinde akciğerler ve kemikler etkilenebilir.

Foliküler tiroid kanserinin kesin tanısı ince iğne biyopsisiyle her zaman konulamaz. İyi huylu foliküler adenom ile foliküler kanser hücreleri mikroskop altında birbirine benzeyebilir.

Kesin ayrım için tümörün çevresindeki kapsülü veya kan damarlarını aşıp aşmadığı incelenir.

  • Tümörün çevresindeki kapsülü aşmasına kapsül invazyonu
  • Tümör hücrelerinin kan damarlarının içine girmesine vasküler invazyon denir.

Bu özellikler çoğunlukla ameliyatla çıkarılan dokunun histopatolojik incelemesinde belirlenir.

Minimal İnvaziv Foliküler Tiroid Kanseri Nedir?

Tümörün kapsüle veya sınırlı sayıdaki damara yayılım gösterdiği durum minimal invaziv foliküler tiroid kanseri olarak adlandırılabilir.

Bu tümörler, yaygın damar tutulumu bulunan hastalığa göre daha sınırlı davranış gösterebilir. Tedavi planı tümörün büyüklüğü, kapsül tutulumu ve damar invazyonunun kapsamına göre hazırlanır.

Yaygın İnvaziv Foliküler Tiroid Kanseri Nedir?

Kapsül veya damar tutulumunun daha belirgin olduğu tümörler yaygın invaziv foliküler tiroid kanseri olarak sınıflandırılabilir.

Bu grupta uzak organ yayılımı ve hastalığın yeniden ortaya çıkma riski daha yüksek olabilir. Cerrahi ve ameliyat sonrası ek tedavi gereksinimi hastalığın özelliklerine göre belirlenir.

Onkositik Tiroid Kanseri Nedir?

Onkositik tiroid kanseri, geçmişte sıklıkla Hürthle hücreli tiroid kanseri adıyla anılan özel bir tiroid tümörü türüdür.

Bu tümörler foliküler hücrelerden gelişir. Hücreler mikroskop altında yoğun ve tanecikli bir yapıya sahip görünür.

Onkositik tiroid kanserleri bazı hastalarda radyoaktif iyodu papiller veya foliküler tiroid kanserlerinden daha az tutabilir. Bu nedenle ameliyat sonrası tedavi planı diğer farklılaşmış tiroid kanserlerinden farklılaşabilir.

İyi huylu onkositik adenom ile onkositik kanser ayrımında kapsül ve damar tutulumu değerlendirilir. Hücrelerin görünümü tek başına kesin kanser tanısı koydurmayabilir.

Medüller Tiroid Kanseri Nedir?

Medüller tiroid kanseri, tiroid bezindeki parafoliküler C hücrelerinden gelişir. Bu hücreler kalsitonin hormonu üretir.

Medüller tiroid kanseri, papiller ve foliküler tiroid kanserlerinden farklı özellikler gösterir:

  • Radyoaktif iyot tutmaz.
  • Tiroglobulin üretmez.
  • Kalsitonin ve CEA değerleriyle takip edilebilir.
  • Kalıtsal gen değişiklikleriyle ilişkili olabilir.

CEA, karsinoembriyonik antijen olarak adlandırılan bir tümör belirtecidir.

Medüller Tiroid Kanseri Kalıtsal mıdır?

Medüller tiroid kanserlerinin bir bölümü kalıtsaldır. Bu hastalarda RET protoonkogen adı verilen gende doğuştan gelen bir değişiklik bulunabilir.

Medüller tiroid kanseri şu biçimlerde ortaya çıkabilir:

  • Ailesel olmayan sporadik hastalık
  • Ailesel medüller tiroid kanseri
  • Multipl Endokrin Neoplazi Tip 2A
  • Multipl Endokrin Neoplazi Tip 2B

Medüller tiroid kanseri tanısı konulan hastalarda genetik danışmanlık ve RET geni incelemesi değerlendirilebilir. Kalıtsal bir değişiklik belirlenirse birinci derece yakınların da genetik açıdan incelenmesi gündeme gelebilir.

Multipl Endokrin Neoplazi Tip 2 Nedir?

Multipl Endokrin Neoplazi Tip 2 (MEN 2), birden fazla hormon üreten organda tümör gelişme riskini artıran kalıtsal bir hastalık grubudur.

MEN 2A bulunan kişilerde:

  • Medüller tiroid kanseri
  • Böbreküstü bezinde feokromositoma
  • Paratiroid bezlerinin fazla çalışması görülebilir.

Feokromositoma, böbreküstü bezinden gelişen ve aşırı hormon salgılayabilen bir tümördür.

MEN 2B hastalarında medüller tiroid kanserine ek olarak feokromositoma ve sinir dokusundan gelişen bazı oluşumlar görülebilir.

Kalıtsal medüller tiroid kanseri şüphesi bulunan ve ameliyat planlanan kişilerde feokromositoma olasılığının ameliyattan önce değerlendirilmesi önemlidir. Tanı konulmamış feokromositoma, ameliyat sırasında ciddi tansiyon ve dolaşım sorunlarına neden olabilir.

Medüller Tiroid Kanseri Nasıl Takip Edilir?

Ameliyat sonrasında kandaki kalsitonin ve CEA düzeyleri izlenir.

Kalsitonin değerinin düşmemesi veya takip sırasında yeniden yükselmesi vücutta hastalık dokusu bulunabileceğini düşündürebilir. Ancak bu değerler tek başına yorumlanmaz. Muayene ve görüntüleme sonuçlarıyla birlikte değerlendirilir.

Kalsitoninin zaman içinde ne kadar hızlı arttığı da önemlidir. Bu değerlendirmeye kalsitonin ikiye katlanma süresi denir.

Anaplastik Tiroid Kanseri Nedir?

Anaplastik tiroid kanseri, nadir görülen ancak hızlı ilerleyebilen bir tiroid kanseri türüdür. Genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkar.

Anaplastik kanser hücreleri normal tiroid hücrelerinin özelliklerini büyük ölçüde kaybetmiştir. Bu nedenle hastalık farklılaşmamış tiroid kanseri olarak da adlandırılır.

Bazı hastalarda daha önce bulunan farklılaşmış bir tiroid kanserinin zaman içinde daha saldırgan bir yapıya dönüşmesiyle gelişebilir.

Anaplastik Tiroid Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

Olası belirtiler şunlardır:

  • Kısa sürede büyüyen sert boyun kitlesi
  • Boyun ağrısı
  • Ses kısıklığı
  • Yutma güçlüğü
  • Nefes darlığı
  • Öksürük
  • Boyundaki lenf bezlerinde büyüme

Tümör kısa sürede soluk borusu, yemek borusu, kaslar, damarlar ve sinirlerle ilişki kurabilir. Bu nedenle hızla büyüyen boyun kitlesi ve nefes alma güçlüğü gecikmeden değerlendirilmelidir.

Anaplastik Tiroid Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi hastalığın yayılımına, hastanın genel sağlık durumuna ve tümörün moleküler özelliklerine göre planlanır.

Tedavi seçenekleri şunları içerebilir:

  • Cerrahi
  • Dışarıdan ışın tedavisi
  • Sistemik ilaç tedavileri
  • Hedefe yönelik ilaçlar
  • Solunum yolunu korumaya yönelik girişimler
  • Destekleyici tedaviler

Anaplastik tiroid kanseri her hastada tamamen ameliyat edilebilir durumda olmayabilir. Cerrahi kararı tümörün soluk borusu, yemek borusu, damarlar ve sinirlerle ilişkisine göre verilir.

Bazı hastalarda BRAF V600E mutasyonu bulunabilir. Uygun hastalarda bu değişikliğe yönelik hedefe yönelik ilaç tedavileri değerlendirilebilir.

Kötü Farklılaşmış Tiroid Kanseri Nedir?

Kötü farklılaşmış tiroid kanseri, farklılaşmış tiroid kanserleri ile anaplastik tiroid kanseri arasında biyolojik özellik gösteren bir tümör grubudur.

Papiller ve foliküler tiroid kanserlerine göre daha saldırgan davranabilir. Ancak anaplastik tiroid kanseri kadar hızlı ilerlemeyebilir.

Bu hastalarda:

  • Tiroid dışına yayılım
  • Lenf bezi tutulumu
  • Uzak organ metastazı
  • Radyoaktif iyot tutulumunda azalma görülebilir.

Tedavinin temelini uygun hastalarda cerrahi oluşturabilir. Tümörün özelliklerine göre radyoaktif iyot, dışarıdan ışın tedavisi veya sistemik tedaviler değerlendirilebilir.

Tiroid Kanseri Nasıl Teşhis Edilir?

Tiroid kanseri tanısı, tek bir kan testi veya görüntüleme yöntemiyle konulmaz.

Tanı sürecinde şu yöntemler kullanılabilir:

  • Hastanın öyküsünün alınması
  • Boyun ve tiroid muayenesi
  • TSH ve tiroid hormonu testleri
  • Tiroid ultrasonografisi
  • İnce iğne aspirasyon biyopsisi
  • Patolojik inceleme
  • Gerektiğinde tiroid sintigrafisi
  • Bilgisayarlı tomografi
  • Manyetik rezonans görüntüleme
  • Moleküler ve genetik testler

Tiroid kanserlerinin önemli bir bölümünde TSH, T3 ve T4 değerleri normal olabilir. Bu nedenle normal tiroid hormonu sonuçları kanser olasılığını tek başına ortadan kaldırmaz.

Tiroid Muayenesinde Nelere Bakılır?

Muayene sırasında tiroid bezinin:

  • Büyüklüğü
  • Sertliği
  • Hareketliliği
  • Nodül içerip içermediği
  • Ağrılı veya hassas olup olmadığı değerlendirilir.

Hastadan yutkunması istenebilir. Tiroid bezi yutkunma sırasında hareket ettiği için bazı büyümeler daha kolay fark edilebilir.

Ayrıca:

  • Boyundaki lenf bezleri
  • Ses değişikliği
  • Yutma güçlüğü
  • Nefes darlığı
  • Boyunda baskı hissi araştırılır.

Sert, düzensiz veya hareketsiz lenf bezleri ileri değerlendirme gerektirebilir. Ancak enfeksiyonlar da lenf bezi büyümesine neden olabilir.

Tiroid Kan Testleri Nelerdir?

TSH Testi Neyi Gösterir?

TSH, tiroid bezinin çalışma durumunu değerlendirmede kullanılan temel kan testidir.

  • TSH yüksekliği hipotiroidiyi düşündürebilir.
  • TSH düşüklüğü hipertiroidiyle ilişkili olabilir.

TSH sonucu serbest T4 ve gerekli durumlarda serbest T3 ile birlikte değerlendirilir.

Serbest T4 ve Serbest T3 Nedir?

Serbest T4 (fT4) ve serbest T3 (fT3), kanda dolaşan ve dokular tarafından kullanılabilen tiroid hormonlarını gösterir.

TSH yüksek, serbest T4 düşükse belirgin hipotiroidi düşünülebilir.

TSH düşük, serbest T4 veya serbest T3 yüksekse hipertiroidi düşünülebilir.

TSH yüksek ancak serbest T4 normal olduğunda subklinik hipotiroidi söz konusu olabilir.

Anti-TPO ve Anti-Tg Ne Anlama Gelir?

Anti-TPO ve anti-Tg, bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna karşı oluşturduğu antikorlardır.

Bu antikorlar Hashimoto tiroiditinde yüksek bulunabilir. Antikor yüksekliği tek başına hastalığın ne kadar ağır olduğunu göstermez.

Tiroid nodülünün kanser açısından değerlendirilmesinde anti-TPO testi her hastada rutin bir kanser testi olarak kullanılmaz. Belirsiz sitoloji sonuçlarında ve otoimmün tiroid hastalığı şüphesinde değerlendirmeye katkı sağlayabilir.

Kalsitonin Testi Ne Zaman İstenir?

Kalsitonin, medüller tiroid kanseriyle ilişkili bir belirteçtir.

Ailede medüller tiroid kanseri bulunması, kalıtsal risk veya medüller kanser şüphesi varsa ölçülebilir.

Her tiroid nodülünde rutin kalsitonin ölçümü konusunda farklı klinik yaklaşımlar bulunabilir. NICE rehberi, medüller tiroid kanserini düşündüren aile öyküsü veya ultrason görünümü gibi özel bir neden bulunmadıkça rutin ölçüm önermemektedir.

Kalsitonin yüksekliği tek başına kesin kanser tanısı koydurmaz. Farklı sağlık sorunları ve bazı ilaçlar da ölçümü etkileyebilir.

Tiroglobulin Kanser Tanısında Kullanılır mı?

Tiroglobulin, yeni saptanan bir tiroid nodülünün kanser olup olmadığını belirlemek için kullanılan temel tanı testi değildir.

Daha çok farklılaşmış tiroid kanseri nedeniyle total tiroidektomi uygulanan hastaların takibinde kullanılır.

Tiroglobulin sonucu, tiroglobulin antikorlarıyla birlikte değerlendirilmelidir. Antikorların bulunması testin yorumlanmasını zorlaştırabilir.

Tiroid Ultrasonu Nasıl Yapılır?

Tiroid ultrasonu, ses dalgalarıyla çalışan ve radyasyon içermeyen bir görüntüleme yöntemidir.

Ultrason sırasında:

  • Tiroid bezinin büyüklüğü
  • Nodüllerin sayısı
  • Nodüllerin çapı
  • Katı veya kistik yapı
  • Nodül sınırları
  • Kalsiyum odakları
  • Tiroid dışına uzanım şüphesi
  • Boyun lenf bezleri değerlendirilir.

Tiroid nodüllerinin ilk kanser değerlendirmesinde, yerleşik bir risk derecelendirme sisteminin kullanıldığı gri ölçekli ultrason temel görüntüleme yöntemidir. Ultrason bulguları biyopsi gereksiniminin belirlenmesine yardımcı olur; tek başına kesin kanser tanısı koymaz.

Tiroid Ultrasonunda Hangi Bulgular Şüphelidir?

Kanser açısından daha ayrıntılı inceleme gerektirebilecek özellikler şunlardır:

  • Düzensiz sınırlar
  • Belirgin koyu görünüm
  • Noktasal kalsiyum odakları
  • Nodülün eninden daha uzun olması
  • Tiroid kapsülünün dışına uzanım
  • Şüpheli boyun lenf bezleri

Bu özelliklerden birinin bulunması nodülün kesin olarak kanser olduğu anlamına gelmez.

Renkli Doppler ve Elastografi Gerekli midir?

Renkli Doppler, nodülün ve çevredeki dokuların kanlanması hakkında ek bilgi sağlayabilir.

Elastografi ise dokunun sertliğini değerlendirmeyi amaçlar.

Bu yöntemler standart gri ölçekli ultrasonun ve gerektiğinde ince iğne biyopsisinin yerine geçmez. Yardımcı incelemeler olarak kullanılabilir.

Tiroid Sintigrafisi Ne Zaman Yapılır?

Tiroid sintigrafisi, tiroid dokusunun çalışma biçimini değerlendiren bir nükleer tıp incelemesidir.

Özellikle TSH düşük olduğunda ve hormon üreten bir nodülden şüphelenildiğinde kullanılabilir.

Çevredeki tiroid dokusundan daha fazla çalışan nodüle sıcak nodül, daha az çalışan nodüle soğuk nodül denir.

Sıcak nodüllerin büyük bölümü iyi huyludur. Ancak sintigrafi tek başına kesin kanser veya iyi huylu nodül tanısı koymaz.

TSH normal veya yüksek olan her nodül için rutin sintigrafi yapılması gerekmez.

Tiroid Biyopsisi Nasıl Yapılır?

Tiroid biyopsisi, nodülden ince bir iğne yardımıyla hücre örneği alınması işlemidir. Tıbbi adı ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) olarak bilinir.

İşlem çoğunlukla ultrason eşliğinde gerçekleştirilir. Bu yöntem nodülün uygun bölümünden örnek alınmasını sağlar. Güncel rehberlerde tiroid ince iğne biyopsisinin ultrason rehberliğinde yapılması önerilmektedir.

Biyopsi:

  • Cerrahi kesi gerektirmez.
  • Genellikle kısa sürer.
  • Çoğu hastada iyi tolere edilir.
  • Ciddi komplikasyon riski düşüktür.

İşlem sonrasında hafif ağrı, hassasiyet veya küçük bir morluk görülebilir.

Her nodüle biyopsi yapılmaz. Karar nodülün ultrason risk sınıfı, büyüklüğü ve hastanın klinik özelliklerine göre verilir.

Tiroid Biyopsisi Kanseri Kesin Gösterir mi?

Bazı biyopsi sonuçları açık biçimde iyi huylu veya kötü huylu olabilir. Bazı örneklerde ise kesin ayrım yapılamaz.

Özellikle foliküler tümörlerde hücre görünümü iyi huylu adenom ile kanser ayrımı için yeterli olmayabilir. Bu durumda kapsül ve damar tutulumunun görülebilmesi için cerrahi doku incelemesi gerekebilir.

Alınan örnek yetersizse biyopsi tekrarlanabilir. Belirsiz sonuçlarda:

  • Tekrar biyopsi
  • Moleküler inceleme
  • Aktif takip
  • Kalın iğne biyopsisi
  • Tanısal cerrahi seçenekleri hastanın bulgularına göre değerlendirilebilir.

Bethesda Sınıflaması Nedir?

Tiroid ince iğne biyopsisi sonuçları yaygın olarak Bethesda Sistemi ile altı grupta değerlendirilir.

Bethesda I: Yetersiz veya Tanısal Olmayan

Alınan hücre miktarı tanı için yeterli değildir. Ultrason eşliğinde biyopsinin tekrarlanması gerekebilir.

Bethesda II: İyi Huylu

Kanser olasılığı düşüktür. Nodülün ultrason özelliklerine göre takip planlanır.

Bethesda III: Önemi Belirsiz Hücresel Değişiklik

Kesin iyi huylu veya kötü huylu ayrımı yapılamaz. Tekrar biyopsi, moleküler test, takip veya cerrahi değerlendirme gündeme gelebilir.

Bethesda IV: Foliküler Tümör Şüphesi

Foliküler adenom ile foliküler kanser ayrımı ince iğne biyopsisiyle her zaman yapılamaz. Kesin tanı için cerrahi doku incelemesi gerekebilir.

Bethesda V: Kanser Açısından Şüpheli

Kanser olasılığı yüksektir. Hastanın ultrason, klinik ve biyopsi bulgularına göre cerrahi tedavi değerlendirilir.

Bethesda VI: Kötü Huylu

Bulgular tiroid kanseriyle uyumludur. Tedavi kanserin türüne, büyüklüğüne ve yayılım durumuna göre planlanır.

Bethesda sonucu tek başına tedavi kararı anlamına gelmez. Ultrason bulguları, nodül boyutu, hastanın yaşı, risk faktörleri ve kişisel tercihleri birlikte değerlendirilir.

Sitoloji ile Histopatoloji Arasındaki Fark Nedir?

Sitoloji, ince iğne biyopsisiyle alınan hücrelerin mikroskop altında incelenmesidir.

Histopatoloji, ameliyatla çıkarılan dokunun bütün yapısıyla birlikte değerlendirilmesidir.

Histopatolojik incelemede:

  • Tümörün türü
  • Tümörün büyüklüğü
  • Kapsül tutulumu
  • Damar tutulumu
  • Tiroid dışına yayılım
  • Cerrahi sınırlar
  • Lenf bezi tutulumu değerlendirilir.

Bu bilgiler hastalığın evresinin, tekrarlama riskinin ve ameliyat sonrası ek tedavi gereksiniminin belirlenmesine yardımcı olur.

Tiroid Kanserinde Evreleme Nedir?

Tiroid kanseri evrelemesi, hastalığın vücutta ne kadar yayıldığını sınıflandırmak amacıyla yapılır.

Yaygın olarak kullanılan sistem TNM evreleme sistemidir:

  • T: Ana tümörün büyüklüğü ve çevre dokulara yayılımı
  • N: Bölgesel lenf bezlerinde hastalık bulunması
  • M: Uzak organ metastazı

Evreleme, kanserin türüne ve bazı tiroid kanseri türlerinde hastanın yaşına göre farklı biçimde yorumlanabilir.

Tiroid Kanserinde Evre ile Tekrarlama Riski Aynı mıdır?

Evreleme ile hastalığın yeniden ortaya çıkma riski aynı kavram değildir.

Evreleme, hastalığın yaygınlığını ve yaşam süresi üzerindeki olası etkisini değerlendirmeye yardımcı olur.

Tekrarlama riski sınıflaması ise tedaviden sonra hastalığın yeniden görülme olasılığını değerlendirmek için kullanılır.

Bir hasta düşük evrede olmasına rağmen orta veya yüksek tekrarlama riskine sahip olabilir.

Düşük Riskli Tiroid Kanseri Nedir?

Düşük riskli hastalıkta genel olarak:

  • Tümör tiroid bezi içinde sınırlıdır.
  • Uzak metastaz bulunmaz.
  • Belirgin damar tutulumu yoktur.
  • Agresif hücresel özellik görülmez.
  • Büyük veya yaygın lenf bezi metastazı bulunmaz.
  • Tümörün tamamen çıkarılabildiği düşünülür.

Bu hastalarda daha sınırlı cerrahi yeterli olabilir. Her düşük riskli hastada total tiroidektomi veya radyoaktif iyot tedavisi gerekmez.

2025 ATA önerilerine göre tek lobla sınırlı, 2 santimetre veya daha küçük, tiroid dışına yayılım ya da lenf bezi tutulumu göstermeyen farklılaşmış tiroid kanserlerinde lobektomi temel cerrahi seçenek olarak önerilmektedir. Tek lobla sınırlı 2–4 santimetrelik bazı tümörlerde ise tümör özellikleri, diğer lobdaki nodüller ve hasta tercihi dikkate alınarak lobektomi veya total tiroidektomi seçilebilir.

Orta Riskli Tiroid Kanseri Nedir?

Orta risk grubunda şu özelliklerden biri veya birkaçı bulunabilir:

  • Boyun lenf bezlerine yayılım
  • Tiroid dışına sınırlı uzanım
  • Damar tutulumu
  • Agresif histolojik alt tür
  • Birden fazla tümör odağı
  • Ameliyat sonrasında beklenenden yüksek tümör belirteçleri

Tedavinin ve takibin kapsamı hastaya özel olarak belirlenir.

Yüksek Riskli Tiroid Kanseri Nedir?

Yüksek riskli hastalıkta:

  • Tümörün çevredeki organlara belirgin biçimde yayılması
  • Tümörün tamamen çıkarılamaması
  • Uzak metastaz
  • Yaygın damar tutulumu
  • Büyük veya çok sayıda lenf bezi metastazı
  • Agresif tümör özellikleri görülebilir.

İleri tümör, bölgesel lenf bezi tutulumu, uzak metastaz veya olumsuz patolojik özellikler bulunan hastalarda daha kapsamlı cerrahi ve ek tedaviler değerlendirilebilir.

Dinamik Risk Değerlendirmesi Nedir?

İlk tanı sırasında belirlenen risk grubu, hastanın yaşamı boyunca değişmeden kalan sabit bir sınıflandırma değildir.

Tedaviden sonra elde edilen:

  • Tiroglobulin
  • Tiroglobulin antikoru
  • Kalsitonin
  • Boyun ultrasonu
  • Diğer görüntüleme sonuçları kullanılarak risk yeniden değerlendirilir.

Bu yaklaşıma dinamik risk değerlendirmesi denir.

Tedaviye iyi yanıt veren hastalarda takip sıklığı zaman içinde azaltılabilir. Devam eden veya yeniden ortaya çıkan hastalıkta ise takip ve tedavi planı yeniden düzenlenir.

Tiroid Kanseri Tedavisi Nasıl Planlanır?

Tiroid kanseri tedavisi; kanserin türüne, tümörün büyüklüğüne, tiroid bezi dışına yayılıp yayılmadığına, boyundaki lenf bezlerinin durumuna, uzak organ metastazına ve hastanın genel sağlık koşullarına göre planlanır.

Her tiroid kanseri hastasına aynı tedavi uygulanmaz. Küçük ve düşük riskli bazı papiller tiroid kanserlerinde aktif izlem veya yalnızca hastalıklı tiroid lobunun çıkarılması yeterli olabilir. Daha büyük, iki taraflı veya çevredeki yapılara yayılmış tümörlerde ise daha kapsamlı cerrahi ve ek tedaviler gerekebilir.

Tedavi seçenekleri şunlardır:

  • Aktif izlem
  • Tiroid lobektomisi
  • Total tiroidektomi
  • Boyun lenf bezi cerrahisi
  • Radyoaktif iyot tedavisi
  • Tiroid hormonu tedavisi
  • Dışarıdan ışın tedavisi
  • Hedefe yönelik ilaçlar
  • Diğer sistemik tedaviler
  • Seçilmiş hastalarda lokal ablasyon yöntemleri

Tedavi planı hazırlanırken hastalığın kontrol altına alınması kadar gereksiz genişlikte ameliyattan ve ihtiyaç bulunmayan ek tedavilerden kaçınılması da önemlidir. Güncel yaklaşım, cerrahi kapsamın tümörün risk özelliklerine ve hastanın bireysel durumuna göre belirlenmesini desteklemektedir.

Tiroid Kanseri Ameliyatı

Tiroid kanseri ameliyatı, tiroid bezindeki kötü huylu tümörün çıkarılması amacıyla uygulanan temel tedavi yöntemlerinden biridir.

Ameliyatın kapsamı her hastada aynı değildir. Tümörün türü, büyüklüğü, tek lobda mı yoksa her iki lobda mı bulunduğu, tiroid dışına uzanıp uzanmadığı ve boyun lenf bezlerine yayılım gösterip göstermediği birlikte değerlendirilir.

Düşük riskli ve tek lobla sınırlı bazı tiroid kanserlerinde yalnızca hastalıklı lobun çıkarıldığı tiroid lobektomisi yeterli olabilir.

Daha büyük, iki taraflı, tiroid dışına yayılmış veya lenf bezlerine metastaz yapmış tümörlerde tiroid bezinin tamamına yakınının çıkarıldığı total tiroidektomi değerlendirilebilir.

Boyundaki lenf bezlerinde kanser saptanması durumunda ameliyata boyun diseksiyonu adı verilen lenf bezi cerrahisi eklenebilir.

Tiroid kanseri ameliyatının temel amaçları şunlardır:

  • Tümörlü dokuyu uygun cerrahi sınırlarla çıkarmak
  • Ses tellerini hareket ettiren sinirleri korumak
  • Paratiroid bezlerinin yapısını ve kanlanmasını korumak
  • Gerekli durumlarda hastalık bulunan lenf bezi bölgelerini çıkarmak
  • Ameliyat sonrası tedavi ve takip planına yön verecek patolojik incelemeyi sağlamak

Cerrahi seçim, yalnızca nodülün çapına göre yapılmaz. Kanserin patolojik türü, yayılımı, diğer tiroid lobunun durumu ve ameliyat sonrası radyoaktif iyot gereksinimi birlikte değerlendirilir.

Tiroid Kanseri Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Tiroid ameliyatı çoğunlukla boynun ön kısmındaki doğal cilt çizgilerine paralel bir kesiyle gerçekleştirilir.

Ameliyat sırasında genel olarak şu aşamalar uygulanır:

  • Tiroid bezi ve çevresindeki anatomik yapılar ortaya konur.
  • Tümörün bulunduğu tiroid bölümü değerlendirilir.
  • Ses tellerini hareket ettiren sinirler belirlenerek korunmaya çalışılır.
  • Paratiroid bezlerinin yapısı ve kanlanması korunur.
  • Planlanan tiroid dokusu çıkarılır.
  • Gerekiyorsa kanser bulunan lenf bezi bölgeleri temizlenir.
  • Kanama kontrolü yapılarak kesi kapatılır.

Ameliyatın süresi ve kapsamı uygulanacak cerrahiye göre değişir. Yalnızca lobektomi yapılmasıyla total tiroidektomi ve boyun diseksiyonunun birlikte uygulanması aynı kapsamda değildir.

Daha önce boyun ameliyatı geçirilmesi, büyük guatr, tümörün çevredeki yapılara yayılması veya kapsamlı lenf bezi cerrahisi gerekmesi ameliyatı daha karmaşık hâle getirebilir.

Tiroid Lobektomisi Nedir?

Tiroid lobektomisi, tiroid bezinin hastalık bulunan sağ veya sol yarısının çıkarılmasıdır. Çoğunlukla iki lobu birbirine bağlayan istmus bölümü de ameliyat sırasında alınır.

Lobektomi şu durumlarda değerlendirilebilir:

  • Kanserin tek tiroid lobunda sınırlı olması
  • Boyun lenf bezlerinde metastaz bulunmaması
  • Tiroid dışına belirgin yayılım görülmemesi
  • Uzak metastaz bulunmaması
  • Agresif tümör özelliklerinin düşünülmemesi
  • Hastanın düşük risk grubunda değerlendirilmesi

Lobektomi sonrasında kalan tiroid dokusu yeterli hormon üretebilir. Bu nedenle her hastanın tiroid hormonu ilacı kullanması gerekmez.

Bununla birlikte bazı hastalarda ameliyat sonrası hipotiroidi gelişebilir. TSH seviyesinin yükselmesi durumunda levotiroksin tedavisi başlanabilir.

Ameliyat sonrasında elde edilen kesin patoloji sonucu beklenenden daha yüksek riskli özellikler gösterirse kalan tiroid dokusunun da çıkarılması gündeme gelebilir. Bu işleme tamamlayıcı tiroidektomi denir.

Total Tiroidektomi Nedir?

Total tiroidektomi, tiroid bezinin tamamına yakınının çıkarılmasıdır.

Şu durumlarda değerlendirilebilir:

  • Tümörün ileri evrede olması
  • Kanserin her iki tiroid lobunda bulunması
  • Tiroid bezinin birden fazla bölümünde tümör gelişmesi
  • Tümörün tiroid dışına yayılması
  • Boyun lenf bezlerinde metastaz bulunması
  • Uzak organ metastazı
  • Yüksek riskli patolojik özellikler
  • Medüller tiroid kanseri
  • Ameliyat sonrası radyoaktif iyot tedavisi planlanması

İleri T3 veya T4 tümörlerde, bölgesel lenf bezi tutulumu, uzak metastaz ya da olumsuz patolojik özellikler bulunduğunda total tiroidektomi daha sık tercih edilir.

Total tiroidektomi sonrasında vücut yeterli tiroid hormonu üretemez. Bu nedenle hastanın yaşam boyu levotiroksin kullanması gerekir.

Tamamlayıcı Tiroidektomi Nedir?

Tamamlayıcı tiroidektomi, daha önce tiroid lobektomisi uygulanmış bir hastada kalan tiroid lobunun ikinci bir ameliyatla çıkarılmasıdır.

İlk ameliyattan sonra elde edilen patoloji sonucunda:

  • Beklenenden büyük tümör
  • Tiroid dışına yayılım
  • Agresif hücresel özellikler
  • Belirgin damar tutulumu
  • Cerrahi sınır sorunu
  • Radyoaktif iyot gereksinimi gibi bulgular saptanırsa tamamlayıcı tiroidektomi değerlendirilebilir.

Her lobektomi sonrasında tamamlayıcı ameliyat gerekmez. Karar, kesin patoloji bulgularına ve hastanın tekrarlama riskine göre verilir.

Tiroid Kanserinde Lenf Bezleri Alınır mı?

Tiroid kanserinin boyundaki lenf bezlerine yayıldığı belirlenirse ilgili anatomik bölgedeki lenf bezleri cerrahi olarak çıkarılabilir.

Bu işleme boyun diseksiyonu denir.

Her tiroid kanseri ameliyatında rutin olarak geniş lenf bezi temizliği yapılmaz. Görüntüleme veya biyopsiyle lenf bezi metastazı gösterilen hastalarda, hastalık bulunan anatomik bölgeye yönelik cerrahi planlanır. Güncel rehberlerde, yapısal lenf bezi hastalığı bulunmayan kişilere rutin koruyucu lateral boyun diseksiyonu önerilmemektedir.

Santral Boyun Diseksiyonu Nedir?

Tiroid bezinin çevresindeki merkezi lenf bezlerinin çıkarılmasına santral boyun diseksiyonu adı verilir.

Bu alan genel olarak:

  • Soluk borusunun önündeki
  • Soluk borusunun yanındaki
  • Gırtlağın altındaki lenf bezlerini kapsar.

Santral bölgede görüntüleme, biyopsi veya ameliyat sırasında belirlenmiş yapısal lenf bezi hastalığı varsa bu bölgeye yönelik cerrahi uygulanabilir.

Lateral Boyun Diseksiyonu Nedir?

Boynun yan tarafındaki lenf bezlerinin belirli anatomik sınırlar içerisinde çıkarılmasına lateral boyun diseksiyonu denir.

Bu işlem çoğunlukla ultrason ve biyopsiyle lateral boyun lenf bezlerinde metastaz gösterilmiş hastalarda değerlendirilir.

Boyun diseksiyonu yalnızca büyümüş tek bir lenf bezinin çıkarılması değildir. Hastalık bulunan bölgedeki lenf ve yağ dokusunun anatomik bölge temelinde çıkarılmasıdır.

Tiroid Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Tiroid ameliyatı riskleri, ameliyatın kapsamına, tümörün çevredeki dokularla ilişkisine, daha önce boyun ameliyatı geçirilip geçirilmediğine ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişebilir.

Başlıca riskler şunlardır:

  • Kanama
  • Boyunda kan birikmesi
  • Geçici veya kalıcı ses değişikliği
  • Ses tellerini hareket ettiren sinirin etkilenmesi
  • Paratiroid bezlerinin etkilenmesi
  • Kandaki kalsiyum seviyesinin düşmesi
  • Enfeksiyon
  • Anesteziye bağlı sorunlar
  • Yara izi
  • Nadir olarak solunum güçlüğü

Ameliyat öncesinde hastaya, tiroid bezinin bir bölümünün veya tamamının çıkarılmasının uzun dönem etkileri; hormon ilacı, kalsiyum tedavisi, ses değişikliği ve yutma sorunları dâhil olmak üzere açıklanmalıdır.

Tiroid Ameliyatından Sonra Ses Kısıklığı Olur mu?

Tiroid bezinin arka kısmından geçen rekürren laringeal sinir, ses tellerinin hareketini sağlar.

Sinirin ameliyat sırasında gerilmesi, ısıdan etkilenmesi veya yaralanması şu yakınmalara neden olabilir:

  • Ses kısıklığı
  • Seste güçsüzlük
  • Uzun konuşmada yorulma
  • Öksürme gücünde azalma
  • Nadir olarak nefes alma güçlüğü

Ses değişikliği geçici veya kalıcı olabilir.

Ameliyat sırasında sinirin anatomik olarak belirlenerek korunması temel cerrahi yaklaşımdır. Bazı ameliyatlarda sinirin elektriksel yanıtını değerlendiren sinir monitörizasyonu kullanılabilir. Ancak bu sistem cerrahi anatomi bilgisinin ve doğrudan sinir tanımlanmasının yerine geçmez.

Tiroid Ameliyatından Sonra Kalsiyum Neden Düşer?

Tiroid bezinin arka yüzünde bulunan paratiroid bezleri, kandaki kalsiyum seviyesinin düzenlenmesinde rol oynar.

Özellikle total tiroidektomi sırasında paratiroid bezlerinin kan dolaşımı etkilenirse geçici veya kalıcı kalsiyum düşüklüğü gelişebilir.

Kalsiyum düşüklüğünün olası belirtileri şunlardır:

  • Ağız çevresinde uyuşma
  • El ve ayaklarda karıncalanma
  • Kas krampları
  • Ellerde kasılma
  • Nadir olarak kalp ritim sorunları

Tedavide kalsiyum ve gerekli durumlarda aktif D vitamini kullanılabilir.

Tiroid Ameliyatından Sonra Kanama Neden Önemlidir?

Ameliyattan sonra boyunda kan birikmesine hematom denir.

Boyun sınırlı bir alan olduğu için hızla büyüyen hematom soluk borusuna baskı yapabilir.

Şu belirtiler acil değerlendirme gerektirir:

  • Boyunda hızla artan şişlik
  • Boğulma hissi
  • Nefes almada zorlanma
  • Yutma güçlüğünde ani artış
  • Boyunda belirgin gerginlik
  • Ani ses değişikliği

Ameliyat sonrasında bu belirtilerden biri ortaya çıkarsa gecikmeden sağlık ekibiyle iletişime geçilmelidir.

Tiroid Ameliyatından Sonra İyileşme Süreci Nasıldır?

İyileşme süresi ameliyatın kapsamına ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir.

Lobektomi yapılan bazı hastalar aynı gün veya ertesi gün taburcu olabilir. Total tiroidektomi veya boyun diseksiyonu uygulanan hastalarda hastanede izlem daha uzun sürebilir.

İlk günlerde şu yakınmalar görülebilir:

  • Boyunda gerginlik
  • Yutkunurken hafif ağrı
  • Boğazda tahriş hissi
  • Hafif ses değişikliği
  • Kesi çevresinde uyuşukluk
  • Boyun hareketlerinde geçici kısıtlılık

Boğazdaki rahatsızlığın bir bölümü genel anestezi sırasında kullanılan solunum tüpüyle ilişkili olabilir.

Ameliyat sonrasında:

  • Kesi yeri temiz tutulmalıdır.
  • Pansuman ve duş zamanı cerrahi ekibin önerisine göre belirlenmelidir.
  • İlk günlerde ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.
  • Yoğun egzersize dönüş için hekimin önerisi beklenmelidir.
  • Yara yerinde artan kızarıklık, akıntı veya kötü koku varsa değerlendirme yapılmalıdır.

Tiroid Ameliyatından Sonra Hormon İlacı Kullanılır mı?

Total tiroidektomi sonrasında yaşam boyu tiroid hormonu ilacı kullanılır.

Kullanılan ilaç çoğunlukla levotiroksindir. Levotiroksin, vücudun doğal T4 hormonuna benzer.

Lobektomi sonrasında ise herkesin hormon ilacı kullanması gerekmez. Kalan tiroid lobu yeterli hormon üretebilir. Ameliyat sonrasında TSH yüksekliği gelişirse levotiroksin tedavisi başlanabilir.

Tiroid hormonu dozu hastanın:

  • TSH düzeyine
  • Kanserin tekrarlama riskine
  • Yaşına
  • Kalp sağlığına
  • Kemik sağlığına göre düzenlenir.

TSH Baskılama Tedavisi Nedir?

Bazı farklılaşmış tiroid kanseri hücreleri TSH uyarısına yanıt verebilir. Bu nedenle belirli risk gruplarındaki hastalarda TSH düzeyi normalin altında tutulabilir.

Bu yaklaşıma TSH baskılama tedavisi denir.

TSH’nin gereğinden fazla baskılanması:

  • Çarpıntı
  • Kalp ritim bozukluğu
  • Terleme
  • Uykusuzluk
  • Kemik yoğunluğunda azalma gibi sorunlara yol açabilir.

Bu nedenle TSH hedefi her hastada aynı değildir.

Total veya tamamlayıcı tiroidektomi ile radyoaktif iyot uygulanan hastalarda ilk dönemde daha belirgin TSH baskılaması uygulanabilir. Tedaviden yaklaşık 9–12 ay sonra hastanın yanıtı yeniden değerlendirilerek baskılama düzeyi azaltılabilir veya sürdürülebilir.

Radyoaktif İyot Tedavisi Nedir?

Radyoaktif iyot tedavisi, farklılaşmış tiroid kanseri hücrelerinin iyot tutma özelliğinden yararlanan bir tedavidir.

Tedavide çoğunlukla iyot-131 kullanılır. İlaç kapsül veya sıvı biçiminde ağızdan verilir.

Radyoaktif iyot şu amaçlarla uygulanabilir:

  • Ameliyattan sonra kalan normal tiroid dokusunu ortadan kaldırmak
  • Mikroskobik düzeyde kalmış kanser hücrelerini tedavi etmek
  • İyot tutan lenf bezi metastazlarını tedavi etmek
  • İyot tutan uzak organ metastazlarını tedavi etmek

Her total tiroidektomi sonrasında radyoaktif iyot uygulanmaz.

T1a veya T1b gibi küçük ve düşük riskli tümörlerde; olumsuz patolojik özellik, bölgesel lenf bezi tutulumu veya başka metastaz bulgusu yoksa radyoaktif iyot tedavisi gerekmeyebilir. T2 hastalıkta ise karar hastanın diğer risk özelliklerine göre verilebilir.

Radyoaktif İyot Kimlere Uygulanır?

Radyoaktif iyot tedavisi daha çok şu durumlarda değerlendirilebilir:

  • Yüksek tekrarlama riski
  • Tiroid dışına belirgin yayılım
  • Yaygın lenf bezi metastazı
  • Damar tutulumu
  • Uzak metastaz
  • Ameliyat sonrasında yüksek tiroglobulin
  • Agresif veya riskli patolojik özellikler

Medüller ve anaplastik tiroid kanserleri radyoaktif iyot tutmadıkları için bu tedaviden yarar görmez.

Radyoaktif iyot kararı yalnızca total tiroidektomi yapılmış olmasına göre verilmez. Kesin patoloji sonucu ve tekrarlama riski birlikte değerlendirilir.

Radyoaktif İyot Tedavisinin Yan Etkileri Nelerdir?

Tedaviden sonra şu yan etkiler görülebilir:

  • Bulantı
  • Boyunda hassasiyet
  • Ağız kuruluğu
  • Tükürük bezlerinde ağrı veya şişme
  • Tat değişikliği
  • Gözyaşı kanallarında daralma
  • Geçici kan hücresi azalması

Tedaviden sonra çevredeki kişilerin radyasyona maruz kalmasını azaltmak amacıyla belirli bir süre temas ve hijyen kurallarına uyulması gerekebilir.

Bu kurallar verilen doza, hastanın yaşam koşullarına ve nükleer tıp biriminin önerilerine göre değişir.

Radyoaktif İyoda Dirençli Tiroid Kanseri Nedir?

Bazı farklılaşmış tiroid kanseri hücreleri iyot tutma yeteneğini kaybedebilir.

Bu durum radyoaktif iyoda dirençli tiroid kanseri olarak adlandırılır.

Şu durumlarda düşünülebilir:

  • Hastalık odaklarının radyoaktif iyot tutmaması
  • Bazı odakların iyot tutarken diğerlerinin tutmaması
  • İyot tutmasına rağmen tümörün büyümeye devam etmesi
  • Birden fazla radyoaktif iyot tedavisine rağmen hastalığın ilerlemesi

Bu hastalarda radyoaktif iyot tedavisinin sürekli tekrarlanması yarar sağlamayabilir.

Tedavi seçenekleri arasında:

  • Cerrahi
  • Dışarıdan ışın tedavisi
  • Lokal ablasyon yöntemleri
  • Hedefe yönelik ilaçlar
  • Diğer sistemik tedaviler yer alabilir.

Dışarıdan Işın Tedavisi Ne Zaman Uygulanır?

Dışarıdan ışın tedavisi, yüksek enerjili ışınların tümörlü bölgeye dışarıdan yönlendirilmesiyle uygulanır.

Şu durumlarda değerlendirilebilir:

  • Ameliyat sonrasında gözle görülebilen hastalık kalması
  • Lokal hastalığın radyoaktif iyotla kontrol edilmesinin beklenmemesi
  • Ameliyatla çıkarılamayan bölgesel hastalık
  • Ağrı veya bası gibi belirtilerin azaltılması

Dışarıdan ışın tedavisi her tiroid kanseri hastasında rutin olarak kullanılmaz. Tedavi kararı hastalığın türüne, yerleşimine ve diğer tedavi seçeneklerine göre verilir.

Hedefe Yönelik Tedaviler Nelerdir?

Hedefe yönelik tedaviler, kanser hücrelerinin büyümesinde rol oynayan belirli molekülleri veya sinyal yollarını baskılayan ilaçlardır.

İleri tiroid kanserlerinde araştırılabilecek moleküler değişiklikler arasında şunlar bulunabilir:

  • BRAF
  • RET
  • NTRK
  • RAS
  • ALK

Bu testler her hastada gerekli değildir.

Özellikle:

  • Ameliyat edilemeyen
  • İlerleyen
  • Tekrarlayan
  • Radyoaktif iyoda dirençli
  • Standart tedavilere yanıt vermeyen hastalıkta moleküler incelemeler önem kazanabilir.

Belirli bir moleküler değişiklik saptanan hastalarda o değişikliğe yönelik ilaçlar değerlendirilebilir.

Bu tedaviler tümörü küçültebilir veya büyümesini yavaşlatabilir. Bununla birlikte tansiyon yükselmesi, ishal, halsizlik, iştah kaybı, cilt sorunları ve kalp-damar etkileri gibi yan etkilere yol açabilir.

Tiroid Kanseri Tekrarlar mı?

Tiroid kanseri, ilk tedaviden sonra aynı bölgede veya vücudun farklı bir yerinde yeniden ortaya çıkabilir. Buna nüks denir.

Tekrarlama şu bölgelerde görülebilir:

  • Tiroid yatağı
  • Boyun lenf bezleri
  • Akciğerler
  • Kemikler
  • Daha nadiren diğer organlar

Nüks riski şu özelliklere göre değişir:

  • Kanserin türü
  • Tümörün büyüklüğü
  • Lenf bezi tutulumu
  • Tiroid dışına yayılım
  • Uzak metastaz
  • Damar tutulumu
  • Cerrahi sınırlar
  • İlk tedaviye verilen yanıt

Hastalığın tekrar etmesi her zaman tedavi seçeneğinin kalmadığı anlamına gelmez.

Tekrarlayan hastalıkta cerrahi, radyoaktif iyot, dışarıdan ışın tedavisi, lokal ablasyon veya sistemik tedaviler değerlendirilebilir.

Tiroid Kanseri Takibi Nasıl Yapılır?

Takip programı kanserin türüne, tekrarlama riskine ve tedaviye verilen yanıta göre hazırlanır.

Takipte kullanılabilecek yöntemler şunlardır:

  • Klinik muayene
  • TSH ve serbest T4
  • Tiroglobulin
  • Tiroglobulin antikoru
  • Kalsitonin
  • CEA
  • Boyun ultrasonu
  • Gerektiğinde radyoaktif iyot taraması
  • Bilgisayarlı tomografi
  • Manyetik rezonans görüntüleme
  • Pozitron emisyon tomografisi

Her hastaya bütün testlerin uygulanması gerekmez.

Lobektomi veya total tiroidektomi uygulanmış fakat radyoaktif iyot verilmemiş bazı hastalarda ilk ultrason 6–12 ay içerisinde değerlendirilebilir. Total veya tamamlayıcı tiroidektomi ve radyoaktif iyot sonrasında takip süresi ise dinamik risk sınıflamasına göre belirlenebilir.

Düşük riskli ve tedaviye iyi yanıt veren hastalarda takip aralıkları zaman içinde uzatılabilir. Kalıcı biyokimyasal veya yapısal hastalığı bulunan kişilerde ise daha uzun süreli takip gerekebilir.

Tiroglobulin Takibi Ne Anlama Gelir?

Tiroglobulin, normal ve farklılaşmış tiroid hücreleri tarafından üretilen bir proteindir.

Total tiroidektomi ve gerekli durumlarda radyoaktif iyot tedavisinden sonra tiroglobulin seviyesinin düşük olması beklenebilir.

Tiroglobulin yüksekliği:

  • Kalan normal tiroid dokusundan
  • Devam eden hastalıktan
  • Tekrarlayan hastalıktan kaynaklanabilir.

Bu nedenle tiroglobulin sonucu tek başına yorumlanmaz.

Tiroglobulin antikorları ölçümü etkileyebilir. Bu nedenle tiroglobulin ile tiroglobulin antikorları birlikte takip edilmelidir.

Lobektomi yapılan hastalarda normal tiroid dokusu kaldığı için tiroglobulin doğal olarak ölçülebilir. Bu hastalarda sonuçların yorumlanması total tiroidektomi yapılan kişilerden farklıdır.

Guatr Nedir?

Guatr, tiroid bezinin normalden büyük olmasıdır.

Guatr tek başına kanser veya hormon bozukluğu anlamına gelmez. Guatr bulunan bir kişinin tiroid hormonları normal, yüksek veya düşük olabilir.

Guatrın nedenleri arasında:

  • İyot eksikliği
  • Hashimoto tiroiditi
  • Graves hastalığı
  • Multinodüler tiroid hastalığı
  • Tiroid nodülleri
  • Bazı ilaçlar
  • Kalıtsal özellikler bulunabilir.

Büyük guatrlar boyunda şişlik, boğazda baskı, yutma güçlüğü, nefes darlığı ve ses değişikliği oluşturabilir.

Tiroid bezinin göğüs kafesine doğru büyümesine retrosternal guatr denir. Bu durumda soluk borusu veya büyük damarlar üzerinde baskı gelişebilir.

Multinodüler Guatr Kanser midir?

Multinodüler guatr, tiroid bezinde birden fazla nodül bulunmasıdır.

Multinodüler guatrların büyük bölümü iyi huyludur. Ancak çok sayıda nodül bulunması kanser olasılığını tamamen ortadan kaldırmaz.

Her nodül ayrı ayrı değerlendirilir. En büyük nodül her zaman en riskli nodül değildir.

Biyopside kanser veya kanser şüphesi, soluk borusuna baskı, yutma güçlüğü, göğüs kafesine uzanım ya da kontrol edilemeyen hipertiroidi bulunması durumunda cerrahi tedavi değerlendirilebilir.

Hipertiroidi Nedir?

Hipertiroidi, tiroid bezinin gereğinden fazla tiroid hormonu üretmesidir.

Belirtileri şunlardır:

  • Çarpıntı
  • Kilo kaybı
  • El titremesi
  • Aşırı terleme
  • Sıcağa tahammülsüzlük
  • Sinirlilik
  • Uyku bozukluğu
  • Kas güçsüzlüğü
  • Sık dışkılama

Tedavide antitiroid ilaçlar, radyoaktif iyot veya cerrahi kullanılabilir. Tedavi seçimi hastalığın nedenine, guatrın büyüklüğüne, hastanın yaşına ve eşlik eden sağlık sorunlarına göre yapılır.

Graves Hastalığı Nedir?

Graves hastalığı, bağışıklık sisteminin tiroid bezini fazla çalışmaya yönlendirdiği otoimmün bir hastalıktır.

Hastalarda hipertiroidi ve yaygın tiroid büyümesi görülebilir.

Bazı kişilerde göz çevresindeki dokular da etkilenebilir. Buna Graves oftalmopatisi veya tiroid göz hastalığı denir.

Gözlerde öne çıkma, kuruluk, batma, ışığa hassasiyet, göz kapaklarında şişlik ve çift görme ortaya çıkabilir.

Sigara kullanımı göz hastalığının daha ağır seyretmesiyle ilişkilidir. Tedavide antitiroid ilaçlar, radyoaktif iyot veya cerrahi değerlendirilebilir.

Hipotiroidi Nedir?

Hipotiroidi, tiroid bezinin vücudun ihtiyacını karşılayacak kadar hormon üretememesidir.

Belirtiler çoğunlukla yavaş gelişir:

  • Halsizlik
  • Üşüme
  • Kilo almaya eğilim
  • Kabızlık
  • Cilt kuruluğu
  • Saç dökülmesi
  • Uyku isteği
  • Unutkanlık
  • Dikkat azalması
  • Kalp hızında yavaşlama

Tedavide çoğunlukla levotiroksin kullanılır. İlaç dozu TSH seviyesi, yaş, vücut ağırlığı, kalp sağlığı, gebelik durumu ve kullanılan diğer ilaçlara göre düzenlenir.

Hashimoto Tiroiditi Nedir?

Hashimoto tiroiditi, bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna karşı tepki geliştirdiği kronik otoimmün bir hastalıktır.

Hastalıkta anti-TPO ve anti-Tg antikorları yüksek bulunabilir. İlk dönemde tiroid hormonları normal olabilir. Zaman içinde hipotiroidi gelişebilir.

Hashimoto tiroiditi tek başına ameliyat nedeni değildir. Büyük guatr, baskı belirtileri, şüpheli nodül veya kanser kuşkusu varsa cerrahi değerlendirme yapılabilir.

Tiroid Hastalıklarında Ne Zaman Acil Değerlendirme Gerekir?

Şu belirtiler bulunduğunda gecikmeden tıbbi değerlendirme gerekir:

  • Hızla büyüyen boyun kitlesi
  • Ani veya giderek artan nefes darlığı
  • Uzun süren açıklanamayan ses kısıklığı
  • Şiddetli yutma güçlüğü
  • Boyunda hızlı gelişen şişlik
  • Ameliyat sonrası boğulma hissi
  • Ağız çevresinde uyuşma ve kasılma
  • Çok hızlı veya düzensiz kalp atımı
  • Hipertiroidiyle birlikte yüksek ateş ve bilinç değişikliği

Sıkça Sorulan Sorular

Tiroid kanseri tamamen iyileşir mi?

Tiroid kanserinin seyri kanserin türüne, evresine, tekrarlama riskine ve tedaviye verilen yanıta göre değişir. Düşük riskli papiller ve foliküler tiroid kanserlerinde uzun dönem hastalık kontrolü sağlanabilir. Ancak hiçbir hasta için yalnızca tanı adına bakılarak kesin bir sonuç söylenmemelidir.

Tiroid kanseri ameliyatı zor mudur?

Ameliyatın kapsamı ve güçlük düzeyi tümörün büyüklüğüne, çevredeki dokulara yayılımına, lenf bezi tutulumuna ve daha önce boyun ameliyatı geçirilip geçirilmediğine göre değişir.

Tiroid ameliyatından sonra ses değişir mi?

Ameliyat sonrasında geçici ses değişikliği görülebilir. Ses tellerini hareket ettiren sinirin etkilenmesi durumunda ses kısıklığı daha uzun sürebilir. Kalıcı sinir etkilenmesi de olası riskler arasındadır.

Tiroid ameliyatından sonra kilo alınır mı?

Tiroid ameliyatı doğrudan kilo alımına neden olmaz. Ancak tiroid hormonu dozu yetersiz kalır ve hipotiroidi gelişirse kilo almaya eğilim ortaya çıkabilir.

Her tiroid nodülüne biyopsi yapılır mı?

Hayır. Biyopsi kararı nodülün ultrason risk grubuna, büyüklüğüne, şüpheli lenf bezlerinin varlığına ve hastanın kişisel risk faktörlerine göre verilir.

Her tiroid kanseri hastasına radyoaktif iyot uygulanır mı?

Hayır. Düşük riskli bazı hastalarda radyoaktif iyot tedavisine ihtiyaç bulunmaz. Karar ameliyat sonrası patoloji ve tekrarlama riski değerlendirilerek verilir.

Tiroid kanseri tekrarlar mı?

Bazı hastalarda tiroid yatağında, boyun lenf bezlerinde veya daha uzak bölgelerde tekrar ortaya çıkabilir. Risk kanserin türüne, yayılımına ve ilk tedaviye verilen yanıta göre değişir.

Tiroid kanseri ameliyatından sonra ilaç kullanılır mı?

Total tiroidektomi sonrasında yaşam boyu levotiroksin kullanılır. Lobektomiden sonra ise kalan tiroid dokusu yeterli hormon üretebilirse ilaç gerekmeyebilir.

İzmir’de Tiroid Kanseri ve Tiroid Ameliyatı Değerlendirmesi

İzmir’de tiroid kanseri tedavisi, tiroid nodülü değerlendirmesi veya tiroid kanseri ameliyatı planlanırken yalnızca nodülün büyüklüğüne göre karar verilmemelidir.

Tiroid ultrasonu, biyopsi sonucu, hormon değerleri, kanserin türü, boyun lenf bezlerinin durumu ve hastanın eşlik eden sağlık sorunları birlikte değerlendirilmelidir.

Doç. Dr. Cemal Kara tarafından yapılacak klinik değerlendirmede ameliyat gereksinimi, lobektomi veya total tiroidektomi seçenekleri, lenf bezlerine yönelik cerrahi ihtiyacı ve ameliyat sonrası takip planı hastanın bireysel bulgularına göre ele alınabilir.

Her tiroid nodülü ameliyat gerektirmediği gibi her tiroid kanserinde de aynı genişlikte cerrahi uygulanması gerekmez. Tedavi planı hastalığın özellikleri, hastanın genel sağlık durumu ve uzun dönem takip gereksinimi dikkate alınarak hazırlanmalıdır.

 

Bizi Arayın!

+90 (551) 440 00 33

Mesaj Gönderin

[email protected]

Çalışma Saatlerimiz

09:00 - 17:00

Adres

Medical Park İzmir Hastanesi Kahramanlar, 1397. Sk. No:1, 35230 Konak/İzmir

Bu sayfadaki içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

©2025 Doç. Dr. Cemal Kara – Tüm hakları saklıdır | Web Tasarım ve Geliştirme Bi Health Marketing