Genel cerrahi; safra kesesi, mide, bağırsaklar, karın duvarı fıtıkları, apandisit, hemoroid ve anal bölge hastalıkları, tiroid hastalıkları ile bazı kanser türlerinin cerrahi değerlendirmesi ve tedavisiyle ilgilenen geniş kapsamlı bir tıp uzmanlık alanıdır. Günümüzde genel cerrahide açık ameliyatların yanı sıra uygun hastalarda laparoskopik, yani kapalı cerrahi yöntemlerden de yararlanılabilir.
İzmir genel cerrahi alanında değerlendirme arayan kişiler yalnızca belirli bir hastalık tanısıyla başvurmaz. Sağ üst karın ağrısı, kasık veya göbek bölgesinde şişlik, makattan kanama, uzun süren reflü, yutma güçlüğü, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, tiroid nodülü veya apandisit şüphesi gibi çok farklı yakınmalar genel cerrahinin ilgi alanına girebilir.
Bu nedenle
“genel cerrahi hangi hastalıklara bakar?”,
“genel cerrahi hangi şikâyetlerle ilgilenir?” veya
“hangi durumlarda genel cerrahi uzmanına başvurulur?” gibi soruların tek bir cevabı yoktur. Genel cerrahi; fıtık ameliyatlarından safra kesesi cerrahisine, gastroskopi ve kolonoskopiden mide-bağırsak cerrahisine, tiroid cerrahisinden kanser cerrahisine kadar farklı hastalık gruplarının değerlendirilmesini kapsar.
Genel cerrahi uzmanına başvurmak mutlaka ameliyat olmak anlamına gelmez. Öncelikle hastanın yakınmaları ve tıbbi öyküsü değerlendirilir, fizik muayene yapılır ve gerekli görüldüğünde kan testleri, ultrason, bilgisayarlı tomografi, MR, gastroskopi veya kolonoskopi gibi tanı yöntemlerinden yararlanılır. Cerrahi tedavi ancak hastalığın özellikleri, mevcut tedavi seçenekleri ve kişinin genel sağlık durumu birlikte değerlendirildikten sonra gündeme gelir.
Bu sayfada
İzmir genel cerrahi kapsamında değerlendirilebilen başlıca hastalıklar; karın duvarı fıtıkları, safra kesesi ve safra yolları hastalıkları, apandisit, hemoroid, anal fissür, anal fistül, reflü, akalazya, mide ve bağırsak hastalıkları, tiroid cerrahisi, metabolik cerrahi ve kanser cerrahisi başlıkları altında ele alınmaktadır.
1. Genel Cerrahi Hangi Hastalıklara Bakar?
Genel cerrahinin ilgi alanı oldukça geniştir. Bununla birlikte en sık değerlendirilen hastalık ve durumlar belirli gruplar altında toplanabilir.
| Genel cerrahi alanı |
Değerlendirilen başlıca durumlar |
| Karın duvarı fıtıkları |
Kasık fıtığı, göbek fıtığı, kesi yeri fıtığı |
| Safra kesesi ve safra yolları |
Safra taşı, safra kesesi iltihabı, safra yolu taşları |
| Apandisit |
Akut apandisit ve apendektomi |
| Mide ve yemek borusu |
Reflü, mide fıtığı, akalazya, bazı mide hastalıkları |
| Bağırsak ve kolon |
Kolon ve rektum hastalıkları, bazı bağırsak tümörleri |
| Anal bölge hastalıkları |
Hemoroid, anal fissür, anal fistül |
| Endoskopik işlemler |
Gastroskopi ve kolonoskopi |
| Tiroid cerrahisi |
Tiroid nodülleri, guatr ve cerrahi gerektirebilen bazı tiroid hastalıkları |
| Kanser cerrahisi |
Mide, kolon, rektum, tiroid ve genel cerrahinin alanına giren diğer bazı kanserler |
| Metabolik cerrahi |
Uygun hastalarda obezite ve Tip 2 diyabetle ilişkili cerrahi değerlendirme |
Bu başlıkların her biri kendi içinde farklı tanı ve tedavi yöntemlerini içerir. Aynı hastalıkta bile her hastanın tedavisi aynı olmayabilir.
2. Hangi Şikâyetlerde Genel Cerrahiye Başvurulur?
Hastalar çoğu zaman hangi hastalığa sahip olduklarını bilmeden yalnızca yaşadıkları belirti nedeniyle sağlık kuruluşuna başvurur.
Genel cerrahi değerlendirmesini gerektirebilecek şikâyetler arasında:
- Sağ veya sol karın bölgesinde ağrı
- Sağ üst karında özellikle yemeklerden sonra ortaya çıkan ağrı
- Göbek çevresinde veya kasıkta şişlik
- Öksürme ya da ıkınmayla belirginleşen fıtık benzeri çıkıntılar
- Sağ alt karında giderek artan ağrı
- Makattan kanama
- Dışkılama sırasında ağrı
- Makat çevresinde şişlik veya akıntı
- Uzun süren reflü ve mide yanması
- Yutma güçlüğü
- Bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklik
- Boyunda tiroid bezine ait olduğu düşünülen şişlik veya nodül
- Karında ele gelen kitle
yer alabilir.
Bu belirtilerin her biri farklı hastalıklardan kaynaklanabilir. Örneğin karın ağrısı yalnızca safra kesesi veya apandisit nedeniyle ortaya çıkmaz. Bu nedenle belirti ile hastalık arasında doğrudan bağlantı kurmak yerine klinik değerlendirme yapılması gerekir.
3. Karın Duvarı Fıtıkları ve Fıtık Ameliyatları
Karın duvarı fıtığı, karın içindeki dokuların veya organların karın duvarındaki zayıf bir noktadan dışarı doğru çıkıntı oluşturmasıdır.
Karın duvarı fıtıkları genel cerrahinin sık değerlendirdiği hastalık gruplarından biridir. Özellikle
kasık fıtığı, göbek fıtığı ve kesi yeri fıtığı yetişkinlerde görülebilen başlıca fıtık türleridir.
En sık karşılaşılan fıtık türleri:
- Kasık fıtığı
- Göbek fıtığı
- Kesi yeri fıtığı
şeklinde sıralanabilir.
Fıtık bazen yalnızca ayakta dururken veya öksürürken fark edilen küçük bir şişlik şeklinde olabilir. Bazı hastalarda ağrı, çekilme hissi veya fiziksel aktivite sırasında rahatsızlık görülebilir.
3.1. Kasık Fıtığı Nedir?
Kasık fıtığı, karın içindeki dokuların kasık bölgesindeki zayıf bir alandan dışarı doğru çıkıntı oluşturmasıdır.
Erkeklerde daha sık görülmesine rağmen kadınlarda da ortaya çıkabilir.
Kasık fıtığında:
- Kasık bölgesinde şişlik
- Ayakta dururken belirginleşen çıkıntı
- Öksürme veya ıkınmayla artan şişlik
- Ağrı veya rahatsızlık hissi
görülebilir.
Fıtığın büyüklüğü ve kişinin yakınmaları tedavi planında önemlidir.
3.2. Göbek Fıtığı Nedir?
Göbek fıtığında karın içi dokular göbek çevresindeki zayıf noktadan dışarı doğru çıkıntı oluşturur.
Yetişkinlerde göbek fıtığı zaman içinde büyüyebilir veya rahatsızlık oluşturabilir. Cerrahi gereklilik; fıtığın büyüklüğüne, belirtilere ve hastanın genel durumuna göre değerlendirilir.
3.3. Kesi Yeri Fıtığı Nedir?
Daha önce geçirilmiş bir karın ameliyatının kesi bölgesinde gelişen fıtıklara
kesi yeri fıtığı adı verilir.
Ameliyat bölgesindeki karın duvarı dokusunun zayıflaması sonucu ortaya çıkabilir.
Fıtık onarımında açık veya laparoskopik yöntemler kullanılabilir. Hangi yöntemin uygun olduğu fıtığın büyüklüğü, yeri, daha önce geçirilmiş ameliyatlar ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişir.
3.4. Fıtık Ne Zaman Acil Duruma Dönüşebilir?
Bazı fıtıklar uzun süre önemli bir sorun oluşturmadan bulunabilir. Ancak fıtık içine giren bağırsak veya dokuların sıkışması acil değerlendirme gerektirebilir.
Özellikle:
- Aniden başlayan şiddetli ağrı
- Fıtık şişliğinin içeri itilememesi
- Şişlikte sertleşme
- Bulantı ve kusma
- Karında belirgin şişkinlik
gibi belirtilerde tıbbi değerlendirme geciktirilmemelidir.
4. Safra Kesesi ve Safra Taşı Cerrahisi
Safra kesesi hastalıkları genel cerrahinin sık karşılaşılan alanlarından biridir.
Safra kesesinde taş bulunması, her hastada ameliyat gerektiği anlamına gelmez.
Belirti vermeyen bazı safra taşlarında tedavi gerekmeyebilir. Buna karşılık tekrarlayan safra taşı ağrıları, akut safra kesesi iltihabı veya safra yollarıyla ilişkili komplikasyonlar geliştiğinde cerrahi tedavi gündeme gelebilir.
Safra taşı hastalarında:
- Sağ üst karın ağrısı
- Yemeklerden sonra ağrı
- Sırta veya sağ omuza yayılan ağrı
- Bulantı
- Ateş
- Sarılık
gibi belirtiler görülebilir.
Safra yollarında taş şüphesi bulunduğunda ultrasonun yanında MRCP veya gerekli durumlarda ERCP gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
Safra kesesi hastalıkları, safra taşı belirtileri ve
kapalı safra kesesi ameliyatı hakkında daha ayrıntılı bilgi ayrı safra kesesi içeriklerinde ele alınabilir.
5. Apandisit ve Apandisit Ameliyatı
Apandisit, kalın bağırsağın başlangıç bölümüne bağlı olan apendiks adlı yapının iltihaplanmasıdır.
Apandisit her yaşta görülebilse de belirtilerin biçimi kişiden kişiye değişebilir.
Sık görülen belirtilerden biri karın ağrısıdır. Ağrı başlangıçta göbek çevresinde hissedilebilir, daha sonra sağ alt karın bölgesinde belirginleşebilir.
Apandisite:
- İştahsızlık
- Bulantı
- Kusma
- Ateş
- Karında hassasiyet
eşlik edebilir.
Ancak yalnızca ağrının yerine bakarak apandisit tanısı konulamaz.
5.1. Apandisit Nasıl Tedavi Edilir?
Akut apandisit değerlendirmesinde hastanın öyküsü, fizik muayenesi, laboratuvar sonuçları ve gerektiğinde ultrason veya bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemleri birlikte ele alınabilir.
Cerrahi tedavide apendiksin çıkarılmasına
apendektomi adı verilir.
Apendektomi uygun hastalarda açık veya laparoskopik, yani kapalı yöntemle gerçekleştirilebilir.
Apandisit şüphesinde uzun süre beklemek uygun değildir. İltihabın ilerlemesi apendiksin delinmesine ve karın içinde enfeksiyona yol açabilir.
6. Hemoroid, Basur ve Anal Bölge Hastalıkları
Hemoroid halk arasında
basur olarak da bilinir.
Hemoroidler, makat ve alt rektum bölgesindeki damar yapılarının genişlemesi ve belirginleşmesiyle ilişkili bir durumdur.
Hastalarda:
- Makattan kanama
- Makat çevresinde şişlik
- Kaşıntı
- Rahatsızlık hissi
- Bazı durumlarda ağrı
görülebilir.
Ancak
makattan kanamanın nedeni her zaman hemoroid değildir.
Bağırsak polipleri, inflamatuvar bağırsak hastalıkları ve kolorektal hastalıklar da kanamaya yol açabilir. Bu nedenle özellikle tekrarlayan veya açıklanamayan makat kanamalarında yalnızca “basur” olduğu varsayılmamalıdır.
6.1. Anal Fissür Nedir?
Anal fissür, makat kanalında oluşan küçük bir çatlak veya yırtıktır.
En sık görülen yakınmalardan biri dışkılama sırasında veya sonrasında ortaya çıkan keskin ağrıdır.
Bazı hastalarda tuvalet kâğıdında veya dışkı üzerinde az miktarda parlak kırmızı kan görülebilir.
Tedavi hastalığın süresine ve özelliklerine göre değişebilir. Her anal fissür cerrahi tedavi gerektirmez.
6.2. Anal Fistül Nedir?
Anal fistül, makat çevresi ile anal kanal arasında gelişen anormal bir bağlantıdır.
Daha önce geçirilmiş makat çevresi apseleriyle ilişkili olabilir.
Makat çevresinde:
- Tekrarlayan akıntı
- Şişlik
- Ağrı
- Zaman zaman apse oluşumu
görülebilir.
Tanı ve tedavi fistülün yerleşimine göre planlanır.
7. Gastroskopi ve Kolonoskopi
Gastroskopi ve kolonoskopi, sindirim sisteminin farklı bölümlerinin endoskop adı verilen görüntüleme cihazıyla değerlendirilmesini sağlayan işlemlerdir.
7.1. Gastroskopi Nedir?
Gastroskopi ile:
- Yemek borusu
- Mide
- Onikiparmak bağırsağının başlangıç bölümü
görüntülenebilir.
Uzun süren mide yakınmaları, yutma güçlüğü, bazı reflü durumları, açıklanamayan üst sindirim sistemi kanamaları veya doktorun gerekli gördüğü başka durumlarda gastroskopi kullanılabilir.
7.2. Kolonoskopi Nedir?
Kolonoskopi, kalın bağırsağın ve rektumun endoskopik olarak değerlendirilmesini sağlar.
Aşağıdaki durumlarda gündeme gelebilir:
- Makattan kanama
- Bağırsak alışkanlıklarında açıklanamayan değişiklik
- Demir eksikliği anemisi
- Kolon polibi takibi
- Kolorektal kanser taraması veya şüphesi
Kolonoskopi sırasında gerekli görülen bazı durumlarda biyopsi alınabilir veya polipler çıkarılabilir.
Gastroskopi veya kolonoskopi gerekliliği yalnızca tek bir belirtiye göre değil, hastanın yaşı, şikâyetleri, aile öyküsü ve klinik bulguları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
8. Reflü Hastalığı ve Cerrahi Tedavi
Gastroözofageal reflü hastalığı, mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasıyla ilişkili bir hastalıktır.
En sık görülen belirtiler:
- Göğüs arkasında yanma
- Ağza acı veya ekşi sıvı gelmesi
- Yemeklerden sonra artan yakınmalar
olabilir.
Bazı hastalarda yutma güçlüğü, kronik öksürük veya sesle ilgili yakınmalar da görülebilir.
Her reflü hastası ameliyat edilmez.
Tedavide yaşam tarzı düzenlemeleri ve ilaç tedavileri önemli yer tutar. Cerrahi yöntemler ancak uygun hastalarda ve klinik değerlendirme sonrasında gündeme gelir.
Reflü cerrahisinin uygunluğu değerlendirilirken hastanın belirtileri, ilaç tedavisine yanıtı, gastroskopi bulguları ve gerektiğinde yemek borusu fonksiyonlarını değerlendiren ek testler dikkate alınabilir.
9. Akalazya Nedir?
Akalazya, yemek borusunun hareketlerini ve mideye geçiş bölgesindeki kas yapısını etkileyen bir hastalıktır.
En sık görülen yakınmalardan biri
yutma güçlüğüdür.
Bazı hastalarda:
- Katı veya sıvı gıdaları yutmakta zorlanma
- Yenilen gıdaların geri gelmesi
- Göğüs bölgesinde rahatsızlık
- Kilo kaybı
görülebilir.
Akalazya tanısında yalnızca şikâyetler yeterli değildir. Gastroskopi ve yemek borusu fonksiyonlarını değerlendiren özel testler kullanılabilir.
Tedavi yöntemi hastalığın özelliklerine göre belirlenir ve endoskopik veya cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
10. Diyabet ve Metabolik Cerrahi
Diyabet cerrahisi veya metabolik cerrahi, özellikle
Tip 2 diyabet ile obezitenin birlikte bulunduğu bazı hastalarda değerlendirilebilen cerrahi tedavi seçeneklerini ifade eder.
Bu cerrahiler yalnızca kan şekeri değerine bakılarak planlanmaz. Hastanın:
- Vücut kitle indeksi
- Tip 2 diyabetin süresi
- Kullanılan ilaçlar veya insülin gereksinimi
- Yaşı
- Eşlik eden hastalıkları
- Beslenme alışkanlıkları
- Daha önce uygulanan medikal tedaviler
- Ameliyat ve anestezi açısından genel sağlık durumu
birlikte değerlendirilir.
Tip 2 diyabet tanısı olan her hasta metabolik cerrahi için uygun değildir.
Cerrahi değerlendirme, endokrinoloji ve gerektiğinde diğer tıp alanlarıyla birlikte multidisipliner şekilde yürütülebilir.
Metabolik cerrahinin temel amacı yalnızca kilo kaybı değildir. Sindirim sistemi anatomisinde yapılan değişiklikler; enerji dengesi, bağırsak hormonları, insülin duyarlılığı ve glukoz metabolizması üzerinde de etkili olabilir.
Ancak cerrahi sonrasında hastaların düzenli takip, beslenme planı, vitamin ve mineral değerlendirmeleri ile gerektiğinde ilaç tedavisine devam etmesi gerekebilir.
Bu nedenle metabolik cerrahi
“diyabeti kesin olarak ortadan kaldıran bir ameliyat” şeklinde değerlendirilmemelidir. Tedavi sonuçları kişiden kişiye değişebilir ve uzun dönem takip önemlidir.
11. Tiroid Hastalıkları ve Tiroid Cerrahisi
Tiroid bezi, boynun ön bölümünde bulunan ve metabolizma üzerinde etkili hormonları üreten bir organdır.
Tiroid bezinde farklı hastalıklar gelişebilir. Genel cerrahi açısından özellikle cerrahi değerlendirme gerektirebilen durumlar önem taşır.
Bunlar arasında:
- Tiroid nodülleri
- Büyük guatr
- Bası şikâyetine neden olan tiroid büyümeleri
- Bazı hormon üreten nodüller
- Tiroid kanseri veya kanser şüphesi bulunan nodüller
yer alabilir.
11.1. Tiroid Nodülü Nedir?
Tiroid nodülü, tiroid dokusu içerisinde gelişen sınırlı bir oluşumdur.
Tiroid nodüllerinin büyük bölümü iyi huylu olabilir. Bu nedenle
tiroid bezinde nodül bulunması tek başına ameliyat gerektiği anlamına gelmez.
Nodül değerlendirilirken:
- Ultrason özellikleri
- Nodülün büyüklüğü
- Zaman içindeki değişimi
- Tiroid hormon testleri
- Hastanın yaşı ve öyküsü
- Gerekli durumlarda ince iğne aspirasyon biyopsisi
gibi bilgiler birlikte değerlendirilir.
11.2. Guatr Ameliyatı Ne Zaman Gündeme Gelebilir?
Guatr, tiroid bezinin büyümesini ifade eden genel bir terimdir.
Bazı hastalarda tiroid büyümesi herhangi bir belirti oluşturmazken, ileri büyümelerde:
- Boyunda belirgin şişlik
- Yutma güçlüğü
- Nefes almada zorlanma
- Boyunda bası hissi
görülebilir.
Cerrahi gereklilik yalnızca tiroid bezinin büyüklüğüne göre değil, oluşturduğu şikâyetlere ve hastalığın özelliklerine göre değerlendirilir.
11.3. Tiroid Kanserinde Cerrahi
Tiroid kanseri şüphesi veya tanısı bulunan bazı hastalarda cerrahi tedavi planlanabilir.
Ameliyatın kapsamı; tümörün tipi, büyüklüğü, tiroid içindeki yerleşimi, lenf bezlerinin durumu ve hastanın klinik özelliklerine göre değişebilir.
Her tiroid nodülü kanser değildir ve her tiroid nodülü ameliyat gerektirmez.
Bu nedenle tiroid cerrahisi kararı yalnızca nodülün varlığına göre değil, klinik ve görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle verilir.
12. Mide, Bağırsak ve Kolorektal Cerrahi
Genel cerrahinin önemli alanlarından biri de mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ve rektum hastalıklarının cerrahi değerlendirmesidir.
Bu hastalıklar oldukça geniş bir grubu kapsar.
Hastalar:
- Karın ağrısı
- Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik
- Makattan kanama
- Açıklanamayan kilo kaybı
- Kansızlık
- Bağırsak tıkanıklığı belirtileri
- Karında şişkinlik
gibi farklı yakınmalarla başvurabilir.
Bu belirtilerin herhangi birinin bulunması tek başına kanser anlamına gelmez. Ancak özellikle uzun süren veya açıklanamayan şikâyetlerde nedenin araştırılması gerekebilir.
12.1. Kolon ve Rektum Hastalıkları
Kolon, kalın bağırsağın büyük bölümünü oluşturur. Rektum ise kalın bağırsağın son bölümüdür.
Bu bölgelerde:
- Polipler
- Divertiküler hastalık
- İnflamatuvar hastalıklar
- İyi huylu veya kötü huylu tümörler
- Bağırsak tıkanıklıkları
gibi farklı hastalıklar görülebilir.
Tanıda hastanın klinik durumuna göre kolonoskopi, bilgisayarlı tomografi, MR ve laboratuvar testlerinden yararlanılabilir.
Cerrahi tedavinin gerekip gerekmediği hastalığın türüne ve evresine göre belirlenir.
13. Kanser Cerrahisi
Genel cerrahi, bazı kanser türlerinin tanı ve cerrahi tedavisinde önemli rol oynar.
Kanser cerrahisinde temel amaç, hastalığın türünü ve yaygınlığını doğru değerlendirmek ve cerrahinin uygun olup olmadığını belirlemektir.
Genel cerrahinin alanına girebilen başlıca kanserler arasında:
- Mide kanseri
- Kolon kanseri
- Rektum kanseri
- Tiroid kanseri
- Bazı ince bağırsak tümörleri
- Karın içi bazı tümörler
yer alabilir.
13.1. Mide Kanseri Cerrahisi
Mide kanseri tanısı genellikle gastroskopi sırasında alınan biyopsinin patolojik incelemesiyle kesinleştirilir.
Tanı sonrasında hastalığın yaygınlığını değerlendirmek amacıyla ek görüntüleme yöntemleri kullanılabilir.
Cerrahi tedavinin uygun olması halinde midenin bir bölümü veya tamamı, tümörün yerine ve yaygınlığına göre çıkarılabilir.
Cerrahinin kapsamı her hasta için aynı değildir.
13.2. Kolon Kanseri Cerrahisi
Kolon kanserinde cerrahi tedavi birçok hastada tedavi planının önemli parçalarından biri olabilir.
Ameliyat sırasında tümörlü bağırsak segmenti ve ilgili lenf dokuları çıkarılabilir.
Cerrahi:
- Açık
- Laparoskopik
- Uygun merkez ve hastalarda farklı minimal invaziv yöntemlerle
uygulanabilir.
Hangi yöntemin seçileceği tümörün yeri, yaygınlığı, daha önce geçirilmiş ameliyatlar ve hastanın genel sağlık durumuna göre belirlenir.
13.3. Rektum Kanseri Cerrahisi
Rektum kanserlerinin tedavisi kolon kanserlerinden bazı yönleriyle farklılık gösterebilir.
Bazı hastalarda ameliyattan önce radyoterapi veya kemoterapi uygulanması gerekebilir.
Bu nedenle rektum kanserlerinde tedavi planı çoğu zaman cerrahi, medikal onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji gibi farklı branşların birlikte değerlendirmesiyle oluşturulur.
Kanser tanısı alan her hastada doğrudan ameliyat kararı verilmez.
Hastalığın evresi ve biyolojik özellikleri tedavi sıralamasını belirleyebilir.
14. Laparoskopik, Yani Kapalı Genel Cerrahi Nedir?
Laparoskopik cerrahi, büyük bir cerrahi kesi yerine birkaç küçük giriş kullanılarak gerçekleştirilen cerrahi yöntemdir.
Karın içerisine yerleştirilen kamera sayesinde cerrahi alan ekrandan görüntülenir.
Genel cerrahide laparoskopik yöntem:
- Safra kesesi ameliyatlarında
- Apandisit cerrahisinde
- Bazı fıtık ameliyatlarında
- Bazı mide ameliyatlarında
- Kolon ve rektum cerrahisinin bazı vakalarında
- Metabolik ve obezite cerrahisinde
kullanılabilir.
14.1. Kapalı Ameliyatın Özellikleri Nelerdir?
Uygun hastalarda laparoskopik cerrahide:
- Daha küçük kesiler kullanılabilir
- Ameliyat sonrası ağrı daha az olabilir
- Hastanede kalış süresi kısalabilir
- Günlük aktivitelere dönüş daha erken olabilir
Ancak bunlar her hasta için kesin sonuçlar değildir.
Hastalığın ileri düzeyde olması, yoğun iltihap, karın içi yapışıklıklar veya anatomik farklılıklar cerrahi planı değiştirebilir.
Bir ameliyatın kapalı başlaması, mutlaka kapalı tamamlanacağı anlamına gelmez.
Cerrahinin güvenli biçimde sürdürülmesi için gerekli görülmesi halinde açık yönteme geçilebilir.
15. Genel Cerrahi Muayenesinde Neler Değerlendirilir?
Genel cerrahi muayenesinin içeriği hastanın şikâyetine göre değişir.
İlk aşamada hastanın:
- Şikâyetinin ne zaman başladığı
- Ağrının yeri ve özellikleri
- Daha önce benzer sorun yaşayıp yaşamadığı
- Geçirdiği ameliyatlar
- Kullandığı ilaçlar
- Kronik hastalıkları
- Aile öyküsü
değerlendirilir.
Ardından şikâyete göre fizik muayene yapılır.
Gerekli görülen durumlarda:
- Kan testleri
- Ultrason
- Bilgisayarlı tomografi
- Manyetik rezonans
- Gastroskopi
- Kolonoskopi
- Biyopsi
gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
Her hastada bu testlerin tamamının yapılması gerekmez.
Genel cerrahide tanı süreci, kişinin yakınmasına ve muayene bulgularına göre planlanır.
16. Genel Cerrahiye Gitmek Ameliyat Olmak Anlamına mı Gelir?
Hayır. Genel cerrahi uzmanı tarafından değerlendirilmek, mutlaka ameliyat kararı verileceği anlamına gelmez.
Bazı genel cerrahi hastalıkları:
- Takip
- Yaşam tarzı düzenlemeleri
- İlaç tedavileri
- Endoskopik işlemler
- Diğer branşlarla birlikte takip
ile yönetilebilir.
Cerrahi tedavi yalnızca gerekli olduğu düşünülen ve cerrahiden fayda görebilecek hastalarda değerlendirilir.
Örneğin belirtisiz bir safra taşı, küçük ve düşük riskli bazı tiroid nodülleri veya ameliyat gerektirmeyen bazı anal bölge hastalıkları takip ya da medikal yöntemlerle yönetilebilir.
Bu nedenle genel cerrahide doğru yaklaşım, “ameliyat edilebilir mi?” sorusundan önce
“Bu hastalıkta hangi tedavi yaklaşımı uygundur?” sorusunu yanıtlamaktır.
17. İzmir Genel Cerrahi Değerlendirmesi
İzmir genel cerrahi alanında değerlendirme gerektiren hastalıkların kapsamı oldukça geniştir.
Safra kesesi taşı olan bir kişiyle kasık fıtığı bulunan bir kişinin değerlendirme süreci aynı değildir. Benzer şekilde makattan kanama şikâyetiyle başvuran bir hastayla tiroid nodülü nedeniyle değerlendirilen bir hastada farklı muayene ve tanı yöntemleri gerekir.
Bu nedenle genel cerrahi değerlendirmesinde:
- Hastanın şikâyeti
- Hastalığın süresi
- Daha önce yapılan tetkikler
- Eşlik eden hastalıklar
- Daha önce geçirilmiş ameliyatlar
- Kullanılan ilaçlar
- Görüntüleme ve laboratuvar sonuçları
birlikte ele alınır.
Tedavi planı tanıya ve hastanın kişisel klinik durumuna göre oluşturulur.
İzmir’de
genel cerrahi uzmanı tarafından yapılan değerlendirmelerde de temel yaklaşım hastalığın adından çok, kişinin mevcut klinik durumunun bütün olarak değerlendirilmesidir.
18. Doç. Dr. Cemal Kara Hakkında
Doç. Dr. Cemal Kara, Genel Cerrahi Uzmanıdır.
İzmir’de görev yapmaktadır. Genel cerrahinin farklı alanlarında hasta değerlendirmesi ve cerrahi tedavi uygulamaları kapsamında çalışmalar yürütmektedir.
Sitede ele alınan başlıca genel cerrahi alanları arasında:
- Fıtık cerrahisi
- Safra kesesi cerrahisi
- Apandisit cerrahisi
- Hemoroid ve anal bölge hastalıkları
- Gastroskopi ve kolonoskopi
- Reflü cerrahisi
- Akalazya
- Diyabet ve metabolik cerrahi
- Tiroid cerrahisi
- Mide ve bağırsak cerrahisi
- Kanser cerrahisi
- Laparoskopik cerrahi
gibi konular bulunmaktadır.
Hastalıkların değerlendirilmesinde kişisel öykü, muayene, gerekli görüntüleme ve laboratuvar sonuçları birlikte dikkate alınır.
Bu bölüm hekimin uzmanlık alanı hakkında bilgilendirme amacı taşımaktadır.
19. Sık Sorulan Sorular
19.1. Genel Cerrahi Neye Bakar?
Genel cerrahi; safra kesesi, mide, bağırsaklar, karın duvarı fıtıkları, apandisit, anal bölge hastalıkları, tiroid ve genel cerrahinin alanına giren bazı kanserlerin cerrahi değerlendirmesiyle ilgilenir.
19.2. Genel Cerrahi Hangi Şikâyetlere Bakar?
Karın ağrısı, kasık veya göbekte şişlik, sağ alt karın ağrısı, makattan kanama, yutma güçlüğü, reflü, bağırsak alışkanlığında değişiklik ve tiroid bölgesinde şişlik gibi farklı yakınmalar genel cerrahi değerlendirmesini gerektirebilir.
19.3. Genel Cerrahi Doktoruna Hangi Durumlarda Gidilir?
Karın ve sindirim sistemiyle ilgili açıklanamayan şikâyetler, fıtık şüphesi, safra kesesi hastalıkları, apandisit, makat bölgesi hastalıkları, tiroidde cerrahi değerlendirme gerektirebilecek durumlar ve bazı tümörlerde genel cerrahi değerlendirmesi gerekebilir.
19.4. Karın Ağrısına Genel Cerrahi Bakar mı?
Bazı karın ağrıları genel cerrahinin alanına girer. Safra kesesi hastalıkları, apandisit, bağırsak tıkanıklığı veya bazı fıtık komplikasyonları karın ağrısına neden olabilir. Ancak karın ağrısının çok sayıda farklı nedeni bulunduğu için yalnızca ağrının yerine bakılarak tanı konulamaz.
19.5. Kasık Fıtığı İçin Hangi Bölüme Gidilir?
Kasık fıtıkları genel cerrahi uzmanlık alanında değerlendirilir.
19.6. Safra Kesesi Taşı İçin Hangi Doktora Gidilir?
Safra kesesi taşlarının cerrahi değerlendirmesi genel cerrahi uzmanları tarafından yapılır.
19.7. Apandisite Hangi Bölüm Bakar?
Akut apandisit genel cerrahinin değerlendirdiği acil cerrahi hastalıklardan biridir.
19.8. Hemoroid İçin Hangi Bölüme Gidilir?
Hemoroid, anal fissür ve anal fistül gibi anal bölge hastalıkları genel cerrahinin çalışma alanları arasındadır.
19.9. Tiroid Ameliyatını Hangi Bölüm Yapar?
Tiroid bezinin cerrahi tedavi gerektiren hastalıkları genel cerrahinin çalışma alanlarından biridir.
19.10. Genel Cerrahiye Gitmek Ameliyat Olmak Anlamına Gelir mi?
Hayır. Muayene sonrasında takip, medikal tedavi, endoskopik yöntem veya cerrahi tedavi seçeneklerinden hangisinin uygun olduğu belirlenir.
19.11. Kapalı Ameliyat Nedir?
Kapalı ameliyat veya laparoskopik cerrahi, ameliyatın birkaç küçük kesi ve kamera yardımıyla gerçekleştirilmesini ifade eder. Her hastalık ve her hasta kapalı cerrahi için uygun olmayabilir.
19.12. Kolonoskopi Genel Cerrahi Tarafından Yapılır mı?
Gastroskopi ve kolonoskopi, bu konuda eğitim ve yetkinliği bulunan genel cerrahi uzmanları tarafından da uygulanabilen endoskopik işlemlerdir.
19.13. Genel Cerrahi Muayenesinde Hangi Tetkikler İstenebilir?
Hastanın şikâyetine göre kan testleri, ultrason, bilgisayarlı tomografi, MR, gastroskopi, kolonoskopi veya biyopsi gibi yöntemlerden yararlanılabilir. Her hastada aynı tetkiklerin yapılması gerekmez.
19.14. Tip 2 Diyabet Ameliyatla Tedavi Edilebilir mi?
Tip 2 diyabet ve obezite birlikteliği bulunan bazı hastalarda metabolik cerrahi seçenekleri değerlendirilebilir. Ancak her Tip 2 diyabet hastası cerrahi için uygun değildir ve sonuçlar kişiden kişiye değişebilir.