Skip to content

Kanser Cerrahisi

Kanser cerrahisi, kanserli dokunun bulunduğu organdan çıkarılmasını ve gerekli durumlarda çevredeki dokuların ve bölgesel lenf düğümlerinin değerlendirilmesini amaçlayan tedavi alanıdır. Cerrahi planlama; kanserin türüne, bulunduğu organa, hastalığın evresine, çevre dokularla ilişkisine ve hastanın genel sağlık durumuna göre yapılır.

Kanser ameliyatı yalnızca görülen kitlenin çıkarılması anlamına gelmez. Tümörün güvenli cerrahi sınırlarla çıkarılması, olası yayılım yollarının değerlendirilmesi ve ameliyatla alınan dokuların patolojik olarak incelenmesi sürecin önemli parçalarıdır. Patoloji incelemesinden elde edilen bilgiler, hastalığın evresinin belirlenmesine ve ameliyat sonrasında ek tedavi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesine yardımcı olur.

İzmir ilinde göre yapmakta olan Doç. Dr. Cemal Kara’nın kanser cerrahisi alanındaki çalışma konuları arasında özellikle bağırsak kanseri cerrahisi, kolon kanseri cerrahisi, mide kanseri ameliyatları, tiroid kanseri cerrahisi ve karın zarına yayılmış bazı kanserlerde uygulanan sitoredüktif cerrahi ile sıcak kemoterapi bulunmaktadır.

Kanser tedavisinin her hastada aynı şekilde uygulanması mümkün değildir. Bazı hastalarda cerrahi ilk tedavi seçeneği olabilirken bazı hastalarda ameliyattan önce kemoterapi veya radyoterapi uygulanması gerekebilir. Bazı ileri evre hastalıklarda ise cerrahi yerine ilaç tedavileri veya hastanın yakınmalarını azaltmaya yönelik yöntemler öncelikli olarak değerlendirilebilir.

Kanser Cerrahisi Nedir?

Kanser cerrahisi, tümörlü dokunun vücuttan çıkarılmasına yönelik ameliyatların genel adıdır. Cerrahinin kapsamı, kanserin geliştiği organa ve hastalığın yayılım durumuna göre değişir. Küçük ve sınırlı bir tümörde yalnızca ilgili dokunun bir bölümünün çıkarılması yeterli olabilir. Daha geniş veya çevresindeki yapılara ilerlemiş tümörlerde ise daha kapsamlı bir ameliyat planlanabilir.

Örneğin kolon kanserinde tümörün bulunduğu bağırsak bölümü, bu bölümü besleyen damarlar ve ilgili lenf düğümleri birlikte çıkarılabilir. Mide kanserinde tümörün yerleşimine göre midenin bir bölümü veya tamamı alınabilir. Tiroid kanserinde ise kanserin türüne ve yayılımına göre tiroid bezinin bir lobunun ya da tamamının çıkarılması değerlendirilebilir.

Cerrahi sırasında temel amaçlardan biri, tümörün çevresinde kanser hücresi bırakmayacak şekilde yeterli bir doku sınırı oluşturmaktır. Buna cerrahi sınır adı verilir. Çıkarılan dokunun kenarlarında tümör hücresi bulunup bulunmadığı patoloji uzmanı tarafından incelenir. Cerrahi sınırların durumu, ameliyat sonrasındaki tedavi planını etkileyebilir.

Kanser cerrahisinde bölgesel lenf düğümlerinin değerlendirilmesi de önemlidir. Lenf düğümleri, bazı kanserlerin yayılabildiği ilk bölgeler arasında yer alır. Ameliyatta çıkarılan lenf düğümlerinin patolojik olarak incelenmesi, hastalığın gerçek evresinin anlaşılmasına ve ek tedavi kararlarının verilmesine katkı sağlar.

Kanser Ameliyatı Hangi Amaçlarla Yapılır?

Kanser ameliyatları her zaman aynı amaçla gerçekleştirilmez. Cerrahi girişimin amacı, hastalığın evresine ve hastanın ihtiyaçlarına göre değişebilir.

Kanserin Tamamen Çıkarılmasına Yönelik Cerrahi

Kanserin belirli bir organda veya bölgede sınırlı olduğu hastalarda, tümörün tamamen çıkarılması hedeflenebilir. Bu yaklaşım küratif cerrahi olarak adlandırılır.

Küratif amaçlı bir ameliyatta yalnızca tümörün kendisi değil, tümörün çevresindeki belirli miktarda sağlıklı doku ve gerekli görülen lenf düğümleri de çıkarılabilir. Böylece geride mikroskobik tümör hücresi kalma riskinin azaltılması amaçlanır.

Kolon ve bağırsak kanserlerinin erken veya bölgesel evrelerinde cerrahi, tedavi planının temel bölümlerinden biri olabilir. Bununla birlikte ameliyat sonrasında kemoterapi gerekip gerekmediği; tümörün bağırsak duvarındaki ilerleme düzeyi, lenf düğümlerinin durumu, cerrahi sınırlar ve tümörün biyolojik özellikleri birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Kanserin Yayılımını Değerlendirmeye Yönelik Cerrahi

Bazı cerrahi işlemler, hastalığın ne kadar yayıldığını belirlemek amacıyla uygulanabilir. Görüntüleme yöntemleri kanserin yayılımı hakkında önemli bilgiler verse de bazı durumlarda kesin değerlendirme ancak ameliyat sırasında veya alınan dokuların patolojik incelemesiyle yapılabilir.

Cerrahi sırasında karın içindeki organlar, karın zarı ve lenf düğümleri değerlendirilebilir. Şüpheli dokulardan örnek alınabilir. Bu değerlendirme, hastalığın evresinin belirlenmesine ve sonraki tedavi seçeneklerinin planlanmasına yardımcı olur.

Hastanın Şikâyetlerini Azaltmaya Yönelik Cerrahi

Kanserin tamamen çıkarılmasının mümkün olmadığı bazı durumlarda cerrahi, hastanın yaşadığı yakınmaları azaltmak amacıyla uygulanabilir. Bu yaklaşım palyatif cerrahi olarak adlandırılır.

Örneğin bağırsakta ilerleyen bir tümör, bağırsak geçişini daraltarak tıkanıklığa neden olabilir. Böyle bir durumda tümörün çıkarılması, bağırsak geçişinin yeniden sağlanması veya dışkının farklı bir yoldan vücuttan atılmasını sağlayan stoma oluşturulması değerlendirilebilir.

Palyatif cerrahinin amacı hastalığı tamamen ortadan kaldırmak değil; bağırsak tıkanıklığı, kanama, ağrı veya beslenme güçlüğü gibi sorunları kontrol altına almaya yardımcı olmaktır.

Bağırsak Tıkanıklığı ve Kanama Gibi Acil Durumlarda Cerrahi

Kolon ve bağırsak kanserleri bazı hastalarda bağırsak tıkanıklığı, bağırsak delinmesi veya ciddi kanama gibi acil durumlarla ortaya çıkabilir. Bu durumlarda cerrahi planlama, normal şartlarda gerçekleştirilen programlı kanser ameliyatlarından farklı olabilir.

Bağırsak tıkanıklığında karın ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma, gaz çıkaramama ve dışkılayamama görülebilir. Bağırsak delinmesi ise karın boşluğuna bağırsak içeriğinin yayılmasına ve ciddi enfeksiyon gelişmesine neden olabilir. Bu tablolar acil değerlendirme gerektirir.

Acil ameliyat sırasında tümörlü bağırsak bölümünün çıkarılması mümkün olabilir. Ancak hastanın genel durumu, karın içindeki enfeksiyon, tümörün konumu ve kalan bağırsak dokusunun yapısı nedeniyle bağırsağın uçlarının aynı ameliyatta birleştirilmesi her zaman güvenli olmayabilir. Böyle durumlarda geçici veya kalıcı stoma açılması gündeme gelebilir.

Kanser Cerrahisi Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Kanser cerrahisinin uygulanabileceği hastalıklar oldukça geniştir. Doç. Dr. Cemal Kara’nın genel cerrahi ve onkolojik cerrahi kapsamında değerlendirdiği başlıca hastalıklar arasında kolon ve bağırsak kanserleri, mide kanseri, tiroid kanseri ve karın zarına yayılmış bazı kanserler yer almaktadır.

Kolon ve Bağırsak Kanseri Cerrahisi

Kolon kanseri cerrahisi, kalın bağırsağın tümör içeren bölümünün ve bölgesel lenf düğümlerinin çıkarılmasına dayanır. Çıkarılacak bağırsak bölümünün uzunluğu, tümörün kolonun hangi kısmında bulunduğuna göre değişir.

Tümör sağ kolonda yer alıyorsa sağ kolonun belirli bir bölümü; sol kolonda yer alıyorsa sol kolonun ilgili kısmı çıkarılabilir. Sigmoid kolon tümörlerinde ise kalın bağırsağın sigmoid kolon olarak adlandırılan bölümü ameliyat edilir. Cerrahi işlemin adı ve kapsamı tümörün kesin konumuna, kanlanmasına ve lenfatik yayılım alanına göre belirlenir.

Ameliyat sırasında kanserli bağırsak bölümü çıkarıldıktan sonra kalan sağlıklı bağırsak uçları çoğu hastada yeniden birleştirilebilir. Bu birleştirme işlemine anastomoz adı verilir. Ancak her hastada anastomoz yapılması uygun olmayabilir. Bağırsak uçlarının güvenli biçimde birleştirilemediği veya birleşim bölgesinin korunması gerektiği durumlarda stoma oluşturulabilir.

Kolon kanseri ameliyatları açık veya laparoskopik yöntemle uygulanabilir. Cerrahi yöntemin seçiminde tümörün büyüklüğü, konumu, çevre dokularla ilişkisi, daha önce geçirilmiş karın ameliyatları ve hastanın genel durumu dikkate alınır. Kapalı cerrahinin uygunluğu her hasta için ayrı değerlendirilmelidir.

Mide Kanseri Cerrahisi

Mide kanseri cerrahisi, tümörün yerleşimine, büyüklüğüne, mide duvarındaki ilerleme düzeyine ve çevre dokularla ilişkisine göre planlanır. Cerrahi tedavide amaç, tümörlü mide dokusunun yeterli cerrahi sınırla çıkarılması ve ilgili lenf düğümlerinin patolojik incelemeye gönderilmesidir.

Tümör midenin belirli bir bölümünde sınırlıysa midenin yalnızca bir kısmının çıkarılması değerlendirilebilir. Bu işlem subtotal gastrektomi olarak adlandırılır. Tümörün midenin geniş bir bölümünü tutması, üst bölüme yerleşmesi veya yaygın özellik göstermesi durumunda midenin tamamının çıkarılması gerekebilir. Bu işlem ise total gastrektomi olarak tanımlanır.

Midenin bir kısmı veya tamamı çıkarıldıktan sonra sindirim sisteminin devamlılığı yeniden oluşturulur. Kullanılan bağlantı yöntemi, ameliyatın kapsamına göre değişebilir. Total gastrektomi sonrasında yemek borusu ince bağırsakla birleştirilebilir. Midenin bir bölümü korunmuşsa kalan mide dokusu ince bağırsakla veya onikiparmak bağırsağıyla birleştirilebilir.

Mide kanseri ameliyatlarında lenf düğümlerinin çıkarılması önemli bir aşamadır. Mide çevresindeki lenf düğümleri, kanser hücrelerinin yayılabileceği bölgeler arasında yer alır. Çıkarılan lenf düğümlerinin sayısı ve bunlarda tümör hücresi bulunup bulunmaması, hastalığın evresinin belirlenmesine katkı sağlar.

Cerrahi öncesinde hastanın beslenme durumu da değerlendirilmelidir. Mide kanseri; iştahsızlık, erken doyma, bulantı, kilo kaybı ve beslenme yetersizliğine neden olabilir. Ameliyat öncesinde beslenme desteği gerekebilir. Ameliyat sonrasında ise öğünlerin küçültülmesi, daha sık beslenme ve belirli vitamin-mineral düzeylerinin izlenmesi gündeme gelebilir.

Mide kanserinde cerrahi her zaman ilk tedavi olarak uygulanmayabilir. Hastalığın evresine göre ameliyat öncesinde kemoterapi değerlendirilmesi gerekebilir. Ameliyatın zamanlaması; genel cerrahi, medikal onkoloji, radyoloji ve patoloji değerlendirmeleriyle birlikte belirlenmelidir.

Tiroid Kanseri Cerrahisi

Tiroid kanseri cerrahisi, tiroid bezinde saptanan tümörün türüne, boyutuna, bez içindeki yerleşimine ve boyundaki lenf düğümlerine yayılım bulunup bulunmadığına göre planlanır. Tiroid kanserlerinin önemli bir bölümünde cerrahi, tedavi planının temel aşamalarından biridir.

Bazı hastalarda tiroid bezinin yalnızca tümör bulunan lobunun çıkarılması yeterli olabilir. Bu işlem tiroid lobektomisi olarak adlandırılır. Tümörün özellikleri, iki taraflı nodüller, boyutu veya yayılım riski nedeniyle tiroid bezinin tamamının çıkarılması da değerlendirilebilir. Buna total tiroidektomi denir.

Ameliyatın kapsamı belirlenirken yalnızca nodülün büyüklüğüne bakılmaz. İnce iğne aspirasyon biyopsisi, ultrason bulguları, tümörün tiroid kapsülüyle ilişkisi, ses tellerinin hareketleri ve boyun lenf düğümlerinin durumu birlikte ele alınır.

Tiroid cerrahisinde ses tellerini hareket ettiren sinirlerin korunması önemlidir. Bu sinirler tiroid bezinin arka bölümüne yakın seyretmektedir. Ameliyat sırasında paratiroid bezlerinin korunmasına da dikkat edilir. Paratiroid bezleri, kandaki kalsiyum dengesinin düzenlenmesinde görev alır.

Boyun lenf düğümlerinde kanser yayılımı saptanırsa yalnızca tiroid bezinin çıkarılması yeterli olmayabilir. Bu durumda ilgili boyun bölgesindeki lenf düğümlerinin cerrahi olarak çıkarılması planlanabilir. Lenf düğümü cerrahisinin kapsamı, görüntüleme ve patoloji bulgularına göre belirlenir.

Tiroid bezinin tamamı çıkarılan hastalarda yaşam boyu tiroid hormonu kullanılması gerekebilir. Ameliyat sonrasında patoloji bulgularına göre radyoaktif iyot tedavisi değerlendirmesi yapılabilir. Her tiroid kanseri hastasına radyoaktif iyot verilmesi gerekli değildir.

Karın Zarına Yayılmış Kanserlerde Sıcak Kemoterapi

Karın içi organlardan gelişen bazı kanserler, ilerleyen dönemlerde karın zarına yayılabilir. Karın zarına periton adı verilir. Kanser hücrelerinin periton yüzeyine yerleşmesi ise periton metastazı veya peritoneal karsinomatozis olarak tanımlanabilir.

Periton metastazı bulunan her hastada cerrahi uygulanması uygun değildir. Hastanın genel durumu, tümörün kaynağı, karın içindeki yayılımın derecesi, uzak organ metastazlarının varlığı ve tümörün cerrahi olarak çıkarılabilirliği birlikte değerlendirilir.

Seçilmiş hastalarda sitoredüktif cerrahi uygulanabilir. Sitoredüktif cerrahinin amacı, karın içinde görülebilen tümör dokularının mümkün olan ölçüde çıkarılmasıdır. Bu cerrahi işlem sırasında bağırsak, mide, dalak, safra kesesi, karın zarı veya tümörün tuttuğu diğer dokuların bir bölümünün çıkarılması gerekebilir.

Sitoredüktif cerrahinin ardından karın içine ısıtılmış kemoterapi verilmesi işlemi HIPEC olarak adlandırılır. HIPEC, “Hyperthermic Intraperitoneal Chemotherapy” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede sıcak kemoterapi veya ısıtılmış karın içi kemoterapi olarak kullanılır.

Uygulama sırasında seçilen kemoterapi ilacı belirli bir sıcaklıkta karın boşluğunda dolaştırılır. Amaç, cerrahiyle görülemeyen mikroskobik tümör hücrelerinin karın içindeki tedaviyle etkilenmesini sağlamaktır. Kullanılacak ilaç, uygulama süresi ve sıcaklık değeri hastalığın türüne ve tedavi protokolüne göre belirlenir.

HIPEC özellikle bazı kolon, apendiks, mide, yumurtalık ve karın zarı kaynaklı kanserlerde değerlendirilebilir. Ancak her karın içi metastazı bulunan hastaya uygulanması uygun değildir. Yayılımın çok geniş olması, cerrahiyle yeterli tümör temizliği sağlanamaması veya hastanın büyük bir ameliyatı kaldıramayacak durumda olması, bu yöntemin uygulanabilirliğini sınırlandırabilir.

Sıcak kemoterapi tek başına gerçekleştirilen basit bir işlem değildir. Genellikle uzun sürebilen ve geniş kapsamlı sitoredüktif cerrahinin bir parçasıdır. Ameliyat öncesinde ayrıntılı görüntüleme, laboratuvar incelemeleri, beslenme değerlendirmesi ve anestezi hazırlığı gerekir.

Kolon ve Bağırsak Kanseri Cerrahisi

Kolon ve bağırsak kanseri cerrahisi, tümörün yalnızca çıkarılmasına değil, hastalığın onkolojik ilkelere uygun biçimde tedavi edilmesine dayanır. Ameliyatın kapsamı tümörün kalın bağırsağın hangi bölümünde bulunduğuna göre belirlenir.

Kolon Kanserinde Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?

Kolon kanseri tanısı çoğunlukla kolonoskopi sırasında alınan biyopsiyle konur. Tanının ardından bilgisayarlı tomografi, kan testleri ve gerekli görülen diğer görüntüleme yöntemleriyle hastalığın yayılımı araştırılır.

Ameliyat kararı verilirken şu özellikler birlikte değerlendirilir:

  • Tümörün kolonun hangi bölümünde yer aldığı
  • Bağırsak duvarındaki ilerleme derecesi
  • Çevre organlarla ilişkisi
  • Lenf düğümlerinin görünümü
  • Karaciğer, akciğer veya karın zarında yayılım bulunup bulunmadığı
  • Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu
  • Kalp, akciğer ve böbrek fonksiyonları
  • Daha önce geçirilmiş karın ameliyatları

Kanser bağırsakta sınırlıysa ameliyat genellikle temel tedavi yöntemidir. Uzak organlara yayılım bulunan hastalarda ise cerrahinin yeri daha ayrıntılı değerlendirilir. Bazı hastalarda önce ilaç tedavisi uygulanabilir. Bazı seçilmiş hastalarda bağırsaktaki tümör ve sınırlı metastazların cerrahi olarak çıkarılması gündeme gelebilir.

Kolon Kanseri Ameliyatında Hangi Dokular Çıkarılır?

Kolon kanseri ameliyatında tümörlü bağırsak bölümünün yanında, o bölümü besleyen damarlar ve lenf düğümleri de çıkarılır. Bu yaklaşım, tümörün olası lenfatik yayılım alanlarının patolojik olarak değerlendirilmesine yardımcı olur.

Tümör sağ kolonda bulunuyorsa sağ hemikolektomi, sol kolonda bulunuyorsa sol hemikolektomi uygulanabilir. Sigmoid kolon tümörlerinde sigmoid kolektomi planlanabilir. Daha yaygın hastalık veya birden fazla tümör bulunması durumunda bağırsağın daha geniş bir bölümünün çıkarılması gerekebilir.

Çıkarılacak bağırsak uzunluğu yalnızca tümörün santimetre cinsinden büyüklüğüne göre belirlenmez. Bağırsak damarlarının dağılımı, lenfatik drenaj alanı ve güvenli cerrahi sınırlar dikkate alınır.

Bağırsak Ameliyatından Sonra Bağırsak Yeniden Birleştirilir mi?

Tümörlü bağırsak bölümü çıkarıldıktan sonra kalan sağlıklı bağırsak uçları çoğunlukla yeniden birleştirilir. Bu bağlantıya anastomoz adı verilir.

Anastomozun güvenli biçimde yapılabilmesi için bağırsak uçlarının yeterli kanlanmaya sahip olması, gerginlik olmadan bir araya getirilebilmesi ve hastanın genel durumunun uygun olması gerekir.

Acil ameliyat, karın içi enfeksiyon, bağırsak delinmesi, ciddi şişkinlik veya dolaşım bozukluğu bulunması durumunda aynı ameliyatta anastomoz yapılması uygun olmayabilir. Böyle durumlarda stoma oluşturulması değerlendirilebilir.

Kolon Kanseri Ameliyatında Stoma Gerekir mi?

Stoma, bağırsağın karın duvarına ağızlaştırılmasıdır. Dışkı, karın üzerine yapıştırılan özel bir torbada toplanır. Kolon kanseri ameliyatı geçiren her hastaya stoma açılmaz.

Stoma şu durumlarda değerlendirilebilir:

  • Bağırsak uçlarının güvenli biçimde birleştirilememesi
  • Acil bağırsak tıkanıklığı
  • Bağırsak delinmesi
  • Karın içi enfeksiyon
  • Anastomozun geçici olarak korunmasının gerekmesi
  • Tümörün bağırsağın çok alt bölümünde bulunması
  • Hastanın genel durumunun uzun bir ameliyata uygun olmaması

Bazı stomalar geçicidir. Bağırsak iyileştikten ve hasta yeniden değerlendirildikten sonra ikinci bir ameliyatla kapatılabilir. Bazı hastalarda ise stoma kalıcı olabilir. Stomanın geçici veya kalıcı olması, tümörün yeri ve gerçekleştirilen ameliyatın türüyle ilişkilidir.

Kolon Kanseri Ameliyatı Açık mı Kapalı mı Yapılır?

Kolon kanseri ameliyatları açık veya laparoskopik yöntemle gerçekleştirilebilir. Açık cerrahide karın bölgesinde daha uzun bir kesi yapılır. Laparoskopik cerrahide ise küçük kesilerden kamera ve cerrahi aletler karın içine yerleştirilir.

Laparoskopik yöntem uygun hastalarda daha küçük kesiler, ameliyat sonrası hareketin erken başlaması ve günlük yaşama dönüş süresinin kısalması gibi avantajlar sağlayabilir. Ancak her hasta için uygun değildir.

Tümörün çok büyük olması, çevre organlara ilerlemesi, yaygın karın içi yapışıklıklar veya acil cerrahi gerektiren durumlarda açık ameliyat tercih edilebilir. Laparoskopik başlayan bir ameliyatın güvenlik gerekçesiyle açık cerrahiye çevrilmesi de mümkündür.

Cerrahi yöntemin başarısını yalnızca kesi büyüklüğü belirlemez. Tümörün yeterli sınırla çıkarılması, lenf düğümlerinin uygun biçimde alınması ve bağırsak devamlılığının güvenli şekilde sağlanması temel önceliklerdir.

Kanser Cerrahisi Öncesinde Hasta Nasıl Değerlendirilir?

Kanser cerrahisi öncesindeki değerlendirme, yalnızca tümörün bulunduğu organın incelenmesinden ibaret değildir. Hastalığın yayılımı, hastanın genel sağlık durumu, beslenme düzeyi ve ameliyatı etkileyebilecek ek hastalıklar birlikte ele alınır.

Biyopsi ve Patoloji İncelemesi

Kanser tanısı çoğu zaman tümörden alınan doku örneğinin patolojik olarak incelenmesiyle konur. Kolon ve mide kanserlerinde örnekler genellikle kolonoskopi veya endoskopi sırasında alınır. Tiroid nodüllerinde ise ince iğne aspirasyon biyopsisi uygulanabilir.

Patoloji raporunda tümörün türü, hücresel özellikleri ve bazı durumlarda biyolojik davranışını etkileyebilecek ek bulgular değerlendirilir. Bu bilgiler, cerrahi planın oluşturulmasına ve ameliyat öncesinde başka bir tedavi gerekip gerekmediğinin belirlenmesine katkı sağlar.

Bilgisayarlı Tomografi ve MR Görüntülemeleri

Bilgisayarlı tomografi, kanserin bulunduğu organla ilişkisini ve karaciğer, akciğer, lenf düğümleri veya karın zarı gibi bölgelere yayılım bulunup bulunmadığını değerlendirmek amacıyla kullanılabilir.

MR görüntüleme özellikle rektum, karaciğer ve bazı yumuşak doku ilişkilerinin değerlendirilmesinde tercih edilebilir. Her hastada aynı görüntüleme yöntemi kullanılmaz. Tetkik seçimi, kanserin türüne ve klinik bulgulara göre yapılır.

Kolonoskopi ve Endoskopi

Kolon kanserinde kolonoskopi, tümörün yerini görmek ve biyopsi almak açısından temel incelemelerden biridir. Aynı zamanda kalın bağırsağın diğer bölümlerinde eş zamanlı polip veya farklı bir tümör bulunup bulunmadığı değerlendirilebilir.

Mide kanserinde üst gastrointestinal endoskopi ile tümörün yerleşimi, yaygınlığı ve mide içindeki görünümü incelenir. Endoskopi sırasında alınan biyopsiler patolojiye gönderilir.

Kanserin Evresinin Belirlenmesi

Kanserin evresi, tümörün bulunduğu organdaki ilerleme düzeyini, lenf düğümlerine yayılımını ve uzak organ metastazlarını ifade eder. Evreleme, cerrahinin uygulanabilirliğini ve diğer tedavilerin zamanlamasını etkiler.

Bazı hastalarda ameliyat öncesindeki görüntülemeler hastalık hakkında ayrıntılı bilgi sağlar. Ancak kesin evre, ameliyatta çıkarılan tümör ve lenf düğümlerinin patolojik incelemesinden sonra değişebilir.

Hastanın Genel Sağlık ve Beslenme Durumu

Büyük kanser ameliyatları kalp, akciğer, böbrek ve dolaşım sistemi üzerinde ek yük oluşturabilir. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastanın kullandığı ilaçlar, kronik hastalıkları ve daha önce geçirdiği ameliyatlar değerlendirilir.

Kilo kaybı, iştahsızlık, kansızlık ve protein eksikliği bulunan hastalarda yara iyileşmesi ve ameliyat sonrası toparlanma daha zor olabilir. Gerekli durumlarda cerrahi öncesinde beslenme desteği, kansızlık tedavisi veya ek hastalıkların kontrol altına alınması planlanabilir.

Kanser Ameliyatı Nasıl Planlanır?

Kanser ameliyatının kapsamı, tümörün adı kadar tümörün vücuttaki davranışına göre de belirlenir. Aynı organda gelişen iki tümör, farklı yerleşimlere ve farklı yayılım özelliklerine sahip olabilir.

Tümörün Bulunduğu Organ ve Konum

Kolonun sağ tarafındaki bir tümörle sol tarafındaki bir tümör için aynı ameliyat uygulanmaz. Benzer şekilde midenin alt bölümündeki bir tümör ile yemek borusuna yakın bölümündeki bir tümörün cerrahi planı farklı olabilir.

Tümörün damarlara, komşu organlara ve önemli anatomik yapılara yakınlığı ameliyatın kapsamını etkiler. Bazı hastalarda tümörün temas ettiği komşu dokuların da birlikte çıkarılması gerekebilir.

Kanserin Evresi ve Çevre Dokulara Yayılımı

Erken evredeki bazı tümörler daha sınırlı cerrahi işlemlerle tedavi edilebilir. Çevre dokulara ilerlemiş kanserlerde ise daha geniş bir ameliyat planlanabilir.

Uzak organ metastazı bulunan her hastada cerrahi tamamen dışlanmaz. Özellikle sınırlı karaciğer veya akciğer metastazı bulunan bazı kolon kanseri hastalarında, hastalığın tamamını kontrol etmeye yönelik cerrahi seçenekler multidisipliner olarak değerlendirilebilir.

Hastanın Daha Önce Geçirdiği Ameliyatlar

Daha önce geçirilmiş karın ameliyatları, karın içinde yapışıklıklara neden olabilir. Bu yapışıklıklar laparoskopik cerrahiyi zorlaştırabilir ve ameliyat süresini etkileyebilir.

Ancak daha önce ameliyat geçirilmiş olması, kapalı cerrahinin kesin olarak uygulanamayacağı anlamına gelmez. Karar, ameliyat geçmişi ve mevcut görüntüleme bulguları birlikte değerlendirilerek verilir.

Kemoterapi ve Radyoterapinin Zamanlaması

Bazı kanserlerde cerrahi doğrudan uygulanabilir. Bazı hastalarda ise tümörü küçültmek veya hastalığın yayılımını kontrol etmek amacıyla ameliyattan önce kemoterapi ya da radyoterapi planlanabilir.

Özellikle rektum kanserlerinde ameliyat öncesi kemoterapi ve radyoterapi gündeme gelebilir. Mide kanserlerinde de hastalığın evresine göre ameliyat öncesi ilaç tedavisi değerlendirilebilir.

Açık ve Laparoskopik Kanser Cerrahisi

Kanser ameliyatları açık veya laparoskopik yöntemle uygulanabilir. Her iki yöntemin temel amacı, tümörün onkolojik cerrahi ilkelerine uygun biçimde çıkarılmasıdır.

Açık Kanser Ameliyatı Nedir?

Açık cerrahide karın veya boyun bölgesinde doğrudan çalışma alanı sağlayan bir kesi yapılır. Büyük tümörler, çevre organlara ilerlemiş hastalıklar, acil ameliyatlar veya yaygın karın içi yapışıklıklar açık cerrahi gerektirebilir.

Açık yöntem, daha kapsamlı görüş ve doğrudan elle değerlendirme gerektiren bazı hastalarda tercih edilebilir.

Laparoskopik Kanser Ameliyatı Nedir?

Laparoskopik cerrahide karın duvarına açılan küçük kesilerden kamera ve cerrahi aletler yerleştirilir. Karın içi görüntü ekrana aktarılır ve ameliyat bu görüntü eşliğinde gerçekleştirilir.

Uygun hastalarda daha küçük kesiler, ameliyat sonrası ağrının azaltılması, erken hareket ve günlük yaşama daha kısa sürede dönüş gibi yararlar sağlayabilir.

Cerrahi Yöntem Neye Göre Seçilir?

Cerrahi yöntem seçilirken yalnızca hastanın kapalı ameliyat isteği dikkate alınmaz. Tümörün büyüklüğü, yerleşimi, çevre dokularla ilişkisi, hastanın genel durumu ve cerrahın ameliyat sırasında güvenli çalışma imkânı birlikte değerlendirilir.

Laparoskopik başlayan bir ameliyatın açık cerrahiye çevrilmesi başarısızlık anlamına gelmez. Hasta güvenliği veya tümörün yeterli cerrahi sınırla çıkarılması için açık yönteme geçilmesi gerekebilir.

Kanser Cerrahisinde Lenf Düğümleri Neden Önemlidir?

Lenf düğümleri, bağışıklık sisteminin parçalarıdır ve bazı kanserlerin yayılabildiği ilk bölgeler arasında bulunur. Kolon, mide ve tiroid kanserlerinde bölgesel lenf düğümlerinin durumu hastalığın evresini etkileyebilir.

Cerrahi sırasında tümörle ilişkili lenf düğümleri çıkarılarak patolojik incelemeye gönderilebilir. İncelenen lenf düğümlerinde kanser hücresi bulunması, hastalığın yalnızca bulunduğu organda sınırlı olmadığını gösterebilir.

Lenf düğümü tutulumu, ameliyat sonrasında kemoterapi veya diğer ek tedavilerin değerlendirilmesini etkileyebilir. Bununla birlikte çıkarılacak lenf düğümü alanı her kanserde ve her hastada aynı değildir.

Kanser Cerrahisinde Multidisipliner Yaklaşım

Kanser tedavisi birçok uzmanlık alanının birlikte çalışmasını gerektirebilir. Cerrahinin tek başına yeterli olup olmadığı, hastalığın türüne ve evresine göre belirlenir.

Genel Cerrahinin Rolü

Genel cerrah, tümörün çıkarılabilirliğini, ameliyatın kapsamını ve cerrahi riskleri değerlendirir. Kolon, mide, tiroid ve karın zarı kanserlerinde cerrahi planlamanın merkezinde yer alabilir.

Medikal Onkolojinin Rolü

Medikal onkoloji, kemoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve bağışıklık sistemi üzerinden etkili tedavileri planlar. İlaç tedavisi ameliyattan önce, ameliyattan sonra veya cerrahinin uygun olmadığı durumlarda uygulanabilir.

Radyasyon Onkolojisinin Rolü

Radyoterapi özellikle rektum kanseri ve bazı bölgesel ilerlemiş tümörlerde tedavi planına eklenebilir. Radyoterapinin zamanı ve dozu hastalığın özelliklerine göre belirlenir.

Radyoloji ve Patolojinin Rolü

Radyoloji, tümörün yerini ve yayılımını görüntüleme yöntemleriyle değerlendirir. Patoloji ise biyopsi ve ameliyat materyalini inceleyerek kesin tanı ve evreleme sürecine katkı sağlar.

Kanser Ameliyatı Sonrasında Patoloji Sonucu

Ameliyatta çıkarılan tümör, çevre dokular ve lenf düğümleri patoloji laboratuvarında ayrıntılı olarak incelenir. Patoloji raporu, ameliyat sonrasındaki tedavinin planlanmasında temel kaynaklardan biridir.

Cerrahi Sınır Ne Anlama Gelir?

Cerrahi sınır, çıkarılan dokunun kenarlarını ifade eder. Bu alanlarda kanser hücresi görülmemesi, tümörün yeterli doku sınırıyla çıkarıldığını düşündürür.

Cerrahi sınırda tümör saptanması durumunda ek cerrahi, radyoterapi veya ilaç tedavisi gibi seçenekler değerlendirmeye alınabilir.

Lenf Düğümü Tutulumu Nasıl Değerlendirilir?

Patoloji uzmanı çıkarılan lenf düğümlerini tek tek inceler. Kaç lenf düğümünde kanser bulunduğu, hastalığın evresini ve ek tedavi gereksinimini etkileyebilir.

Patoloji Sonucuna Göre Kemoterapi Gerekebilir mi?

Ameliyat sonrasında kemoterapi gereksinimi yalnızca tümörün çıkarılmış olmasına göre belirlenmez. Tümörün bağırsak veya mide duvarındaki ilerleme düzeyi, lenf düğümü tutulumu, damar ve sinir çevresi yayılımı gibi bulgular dikkate alınır.

Kanser Ameliyatı Sonrası İyileşme Süreci

İyileşme süresi ameliyatın türüne, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve ameliyat sırasında gerçekleştirilen işlemlere göre değişir.

Hastanede Kalış Süresi

Küçük ve sınırlı bir cerrahi işlem sonrasında hastanede kalış daha kısa olabilir. Geniş bağırsak, mide veya sitoredüktif cerrahi sonrasında ise daha uzun takip gerekebilir.

Ameliyat Sonrası Beslenme

Beslenmeye başlama zamanı yapılan ameliyata göre belirlenir. Bağırsak hareketleri ve hastanın genel durumu uygun olduğunda sıvı gıdalardan başlanarak beslenme artırılabilir.

Mide ameliyatı sonrasında daha küçük ve sık öğünler gerekebilir. Total gastrektomi geçiren hastalarda vitamin ve mineral takibi daha önemli hâle gelir.

Hareket Etmeye Başlama

Ameliyat sonrasında erken hareket etmek, damar pıhtısı ve akciğer sorunları riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Hastanın durumu uygunsa kısa yürüyüşlere erken dönemde başlanabilir.

Günlük Yaşama Dönüş

Günlük yaşama dönüş süresi herkeste aynı değildir. Masa başı işe dönüş ile ağır fiziksel işe dönüş arasında süre farkı olabilir. Karın duvarını zorlayan hareketlerden belirli bir süre kaçınılması gerekebilir.

Kanser Cerrahisinin Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi kanser ameliyatlarında da belirli riskler bulunur. Risk düzeyi ameliyatın kapsamına ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir.

Kanama ve Enfeksiyon

Ameliyat sırasında veya sonrasında kanama gelişebilir. Yara yerinde, karın içinde veya akciğerlerde enfeksiyon oluşabilir. Gerekli durumlarda antibiyotik, drenaj veya ek girişim uygulanabilir.

Bağırsak Birleşim Yerinde Kaçak

Bağırsak uçlarının birleştirildiği bölgede kaçak gelişmesine anastomoz kaçağı adı verilir. Ateş, karın ağrısı, genel durum bozukluğu ve karın içi enfeksiyon görülebilir.

Tedavi, kaçağın büyüklüğüne ve hastanın durumuna göre antibiyotik, drenaj, endoskopik yöntem veya yeniden ameliyatı içerebilir.

Bağırsakların Geç Çalışması

Ameliyat sonrasında bağırsak hareketleri geçici olarak yavaşlayabilir. Bu durumda karın şişkinliği, bulantı ve gaz çıkaramama görülebilir. Çoğu hastada destek tedavisiyle düzelme sağlanabilir.

Damar Pıhtısı ve Akciğer Sorunları

Uzun ameliyatlar ve hareketsizlik, bacak damarlarında pıhtı riskini artırabilir. Bu nedenle uygun hastalarda kan sulandırıcı ilaçlar, varis çorapları ve erken hareket önerilebilir.

Kanser Cerrahisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kanser ameliyatı her hastaya yapılabilir mi?

Hayır. Cerrahinin uygunluğu kanserin türüne, evresine, yayılımına ve hastanın ameliyatı kaldırabilecek durumda olup olmadığına göre değerlendirilir.

Kanser ameliyatı öncesinde kemoterapi uygulanır mı?

Bazı kanserlerde ameliyat öncesi kemoterapi uygulanabilir. Bu karar tümörün türüne ve evresine göre verilir.

Kolon kanseri ameliyatı kaç saat sürer?

Süre, tümörün konumuna, ameliyat yöntemine ve ek işlem gerekip gerekmediğine göre değişir. Kesin süre ameliyat öncesinde garanti edilemez.

Bağırsak kanseri ameliyatından sonra torba takılır mı?

Her hastaya stoma açılmaz. Bağırsak uçlarının güvenli bir şekilde birleştirilemediği veya birleşim yerinin korunması gerektiği durumlarda stoma gerekebilir.

Stoma kalıcı olmak zorunda mıdır?

Hayır. Bazı stomalar geçicidir ve bağırsak iyileştikten sonra kapatılabilir. Tümörün yerleşimine ve ameliyatın kapsamına göre kalıcı stoma da gerekebilir.

Kolon kanseri ameliyatı açık mı kapalı mı yapılır?

Her iki yöntem de kullanılabilir. Seçim, tümörün özelliklerine ve hastanın durumuna göre yapılır.

Kanser ameliyatından sonra kemoterapi gerekir mi?

Kemoterapi gereksinimi patoloji sonucuna ve kanserin evresine göre belirlenir.

Kanser ameliyatından sonra hastanede kaç gün kalınır?

Hastanede kalış süresi yapılan ameliyatın kapsamına ve iyileşme hızına göre değişir.

Ameliyat sonrasında normal beslenmeye ne zaman geçilir?

Beslenmeye geçiş, bağırsak hareketlerinin durumu ve yapılan cerrahi işleme göre planlanır.

Kanser cerrahisinde lenf düğümleri neden çıkarılır?

Lenf düğümleri kanser hücrelerinin yayılabileceği bölgeler arasındadır. Patolojik inceleme hastalığın evresini belirlemeye yardımcı olur.

Kanser ameliyatından sonra patoloji sonucu ne zaman çıkar?

Süre laboratuvarın çalışma düzenine ve yapılması gereken ek incelemelere göre değişebilir.

Sıcak kemoterapi her kanser hastasına uygulanabilir mi?

Hayır. HIPEC yalnızca belirli tümörlerde ve uygun seçilmiş hastalarda değerlendirilebilir.

Kolon kanseri karaciğere yayılmışsa ameliyat yapılabilir mi?

Bazı sınırlı karaciğer metastazlarında cerrahi değerlendirilebilir. Karar, metastazların sayısı, yeri ve hastanın genel durumu dikkate alınarak verilir.

İleri yaşta kanser ameliyatı yapılabilir mi?

Yaş tek başına engel değildir. Kalp, akciğer, böbrek fonksiyonları ve günlük yaşam kapasitesi birlikte değerlendirilir.

Kanser ameliyatından sonra düzenli takip gerekir mi?

Evet. Kontrol sıklığı ve tetkikler kanserin türüne, evresine ve uygulanan tedavilere göre planlanır.

İzmir’de Kanser Cerrahisi ve Kolon Kanseri Ameliyatı

İzmir kanser cerrahisi, İzmir kolon kanseri cerrahisi veya İzmir bağırsak kanseri ameliyatı hakkında değerlendirme yapılırken yalnızca tümörün varlığı değil; tümörün yeri, evresi, çevre dokularla ilişkisi ve hastanın genel sağlık durumu birlikte ele alınmalıdır. Doç. Dr. Cemal Kara tarafından gerçekleştirilen değerlendirmelerde kolon ve bağırsak kanserleri başta olmak üzere mide kanseri, tiroid kanseri ve karın zarına yayılmış seçilmiş kanserlerde uygulanabilecek cerrahi yöntemler hastaya özgü olarak planlanır. Ameliyat öncesi görüntüleme, patoloji ve onkoloji görüşleri tedavi planının oluşturulmasında dikkate alınır.

 

 

 

Bizi Arayın!

+90 (551) 440 00 33

Mesaj Gönderin

[email protected]

Çalışma Saatlerimiz

09:00 - 17:00

Adres

Medical Park İzmir Hastanesi Kahramanlar, 1397. Sk. No:1, 35230 Konak/İzmir

Bu sayfadaki içerikler bilgilendirme amaçlıdır. Her cerrahi veya girişimsel işlemde sonuçlar kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. İşlem öncesinde hekiminizden detaylı görüş almanız önerilir.

©2025 Doç. Dr. Cemal Kara – Tüm hakları saklıdır | Web Tasarım ve Geliştirme Bi Health Marketing