Obezite ve Ruhsal Sorunlar Arasındaki İlişki

Obezite ve Ruhsal Sorunlar Arasındaki İlişki
10.11.2020
97

Obezite ve Ruhsal Sorunlar Arasındaki İlişki

 

Obezite, çağımızda insanların en büyük düşmanlarından birisi olarak bilinmektedir. Özellikle de Batı toplumlarını derinden rahatsız eden bu hastalık, ne yazık ki ülkemizde de sağlıksız beslenme alışkanlığı nedeniyle artmaktadır. Ancak obezitenin tek nedeni sağlıksız beslenmek ve az hareket etmek değildir. Obezitenin bunlardan daha büyük bir nedeni daha vardır. Bu neden, ruhsal sorunlardır. Özellikle de depresyon, anksiyete, agorafobi ve buna benzer özellikler taşıyan sorunlar, insanları obeziteye daha yaktın kılmaktadır. Gelin bu hastalıklarla obezitenin ilişkisini inceleyelim.

 

Obezite ve Depresyon

 

İnsanların en çok sorduğu sorulardan birisi şudur: “Depresyon, obeziteye neden olur mu?”. Cevap hem evet hem de hayırdır. Çünkü depresyonun etkileri kişiden kişiye değişmektedir. Birçok insanda depresyonun en büyük belirtisi, eskiden yapılan ve zevk veren işlerden artık zevk alınamamasıdır. Sizler de eskiden büyük bir zevkle yaptığınız işleri artık yapamıyorsanız ve günlük hayattaki diğer sorumluluklarınızdan kaçıyorsanız, depresyona yakalanmış olabilirsiniz.

 

Depresyonun bir diğer belirtisi de “iştah durumundaki değişiklik”tir. Yani kimi insanlar depresyona yakalandıklarında kanepeye sıkışık abur cubur yemeye başlarlar. Kimi insanların ise ağzını bıçak açmaz ve tek bir lokma bile yiyemezler. Depresyon sizi aşırı yemek yemeye ittiyse bunun ardında bazı sorunlar yatıyor olabilir. Özellikle de depresyonun neyden kaynaklı olduğuna dikkat etmek gerekir. Mesela yaşanan bir ayrılık ya da ölüm sizi depresyona ittiyse bu durumda yemek yemeğe daha eğilimli olursunuz. Bu durum ise obeziteyi tetikler.

 

Obezite ve Anksiyete

 

Toplumumuzun en sık yakalandığı iki sorun bir arada! Hem anksiyete hem de obezite, toplumumuzda son 20 yılda büyük bir yaygınlık gösterdi. Anksiyete ya da diğer adıyla kaygı bozukluğu, insanların günlük hayatta aşırı kaygılı hissetmeleri sorunudur. Bu psikolojik rahatsızlık, günlük hayattaki işlerin doğru düzgün yapılmamasına sebebiyet verir. Hayatınızın akışı, anksiyeteye göre şekillenmeye başlar ve yaşam kaliteniz azalır.

 

Anksiyetenin temel nedeni, geçmişte yaşanan bir travmadır. Bu travma çok çeşitli olabilir ve genel olarak çocukluktan kaynaklanmaktadır. Örnek olarak; aile içi şiddet, taciz, tecavüz, istismar ve diğer sorunlar anksiteye neden olabilir. Eğer sizler de hayatta kendinizi her an şiddete maruz kalacakmış gibi hissediyorsanız bu anksiyetenin bir belirtisi olabilir.

 

Anksiyete, obeziteye neden olan sorunlardan birisidir. Zira anskiyete de insanları yemek yemeğe itebilen bir hastalıktır. Özellikle de yaşanan travmalardan kaçış yolu olarak yemek yeme seçilmişse bu durum çok risklidir. TLC kanalında yaşanan Ağır Yaşamlar adlı belgeselde de sıklıkla obezitenin yaşanan travmlar nedeniyle ilerlediği görülmektedir. Yani insanlar yaşadıkları travmalar sonucu yeme bozukluklarına yakalanabilir.

 

Obezite ve Agorafobi

 

agorafobi ya da diğer adıyla açık alan korkusu, insanların açık alanlarda kendilerini rahatsız hissetmelerine neden olan bir hastalıktır. Kişi kendini sürekli olarak evde tutmak ister ve dışarıdaki dünyanın tehlikeli olduğuna inanır. Saplantı derecesindeki bu inanış, kişinin günlük yaşantısını engeller ve işlerini aksatır. Aynı zamanda ev içerisinden çıkamayan insanlar, evdeki diğer odalarda bile kendilerini yabancı hissedebilir. Bu nedenle olabildiğinde kendilerini güvenli alan olarak algıladıkları bölgede tutarlar.

 

Obeziteyi tetikleyen agorafobi, kişinin spor yapmasına engel olan bir sorundur. Evde bile fazla hareket etmeyen kişi, hareketsizlik yüzünden aldığı kalorileri yakamaz. Bu durumda obezite meydana gelebilir.

 

Tedavi Yöntemleri

 

Eğer psikolojik sorunlar yaşıyorsanız, tek çareniz bir uzmana görünmektir. Bu sorunları kendi başınıza çözmeniz çok zordur. Bir psikolojik danışman ya da psikolog yardımı sayesinde psikoterapi yardımı alabilirsiniz. Eğer sorununuz çok daha ciddiyse psikiyartist yardımıyla ilaç tedavisine de başlayabilirsiniz. En yakın hastanenin psikoloji servisinden randevu almanız, sizin için “ilk adım” olacaktır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.