Obeziteyle Mücadele İçin Pratik Tavsiyeler

Obeziteyle mücadele, günümüzde her insanın bilmesi gereken bir konudur. Zira her insan bir obezite adayıdır. Eğer düzenli beslenme alışkanlığına sahip değilseniz ve yeteri kadar spor yapmıyorsanız, her geçen gün obeziteye bir adım daha yakınlaşıyor olabilirsiniz. Bu nedenle obeziteye yakalanmadan önce obeziteyle ilgili ne gibi çalışmalar yapılabilir ve nelere dikkat edilir bunlara göz atacağız.

Hareket Etmeyi Unutmayın

Hareket etmek, kalori yakmanın en temel yollarından birisidir. Eğer beslenme düzeniniz bozuksa ve yeteri kadar sağlıklı beslenemiyorsanız, kalori fazlalığı oluşabilir. Fazladan alınan her bir kalori ise sizi obeziteye bir adım daha yaklaştırır. Ancak hareket etmek, alınan fazla kalorilerin yakılmasını sağlamaktadır. Bu nedenle olabildiğince ev içerisinde hareket etmeye dikkat etmeniz gerekmektedir. Gün içerisinde atılabilecek 2 bin adım, yaklaşık olarak 50 kalori yakmanızı sağlayacaktır. Eğer gün içerisinde en az 10 bin adım atarsanız, sadece yürüyerek 250 kalori yakabilirsiniz.

Hareket etmek aynı zamanda sadece yürümek değildir. Basit gerinme hareketleri de kalori yakmanız konusunda etkilidir. Özellikle de sabah uyandığınızda 10-15 dakikalık bir sabah sporu, basit bir şekilde kalori yakmanızı sağlayacaktır ve gün içerisinde daha dinç olmanıza da vesile olacaktır.

Yediğinize Dikkat Edin

Yemek yemek insanlar için en temel ihtiyaçlardan birisidir. Fakat sağlıksız beslenme düzeni, sizi ölümcül sonuçlara itebilir. Bu nedenle ne yediğinize dikkat etmeniz gerekmektedir. Özellikle de obezitede risk grubunda yer alan insanlar, mutlaka porsiyonlarına ve içeriklerine dikkat etmelidir.

Yediklerinize dikkat etme konusunda teknolojiden faydalanabilirsiniz. Birçok uygulama, gün içerisinde ne kadar kalori aldığınızı hesaplamaya yarayan işlevlere sahiptir. Bu sayede gün içerisinde yediğiniz yemekleri bu uygulamalara ekleyerek kalori alımını dengede tutabilirsiniz.

Teknolojiden Destek Alın

Teknoloji, insan hayatını kolaylaştığı gibi zorlaştırmaktadır. Tek yapmamız gereken, teknolojiyi hangi amaçla kullandığımızı sorgulamaktır. Günümüzde obeziteyle mücadele konusunda teknolojiden faydalanabilirsiniz. Özellikle de evde fitness hareketlerini öğrenerek basit egzersiz hareketlerini hayatınızda uygulayabilirsiniz.

Kalori alımı ve yakımını hesaplayan uygulamalar sayesinde uzun vadede ne kadar dengeli beslendiğinizi öğrenebilirsiniz. Ek olarak sağlıklı yemek tarifleri alarak da yediğiniz öğünlerin içeriğine dikkat edebilirsiniz.

Eğer sağlıksız besleniyorsanız ve bunun nedeni yemek yapmaya vaktin olmamasıysa dikkat etmeniz gerekir. Zira sağlıklı ev yemekleri, hazır gıdalardan hem daha sağlıklı hem de daha ucuzdur. Eğer ev yemeğine zaman yetmiyorsa ve yapamıyorsanız, ev yemeği hizmeti veren uygulamalardan faydalanabilirsiniz. İnternet üzerinde bu konuda özel diyetisyenler eşliğinde size özel yemek listesi yapan uygulamalar yer almaktadır. Kısaca sağlıklı beslenmek ve spor yapmak istiyorsanız, internet sizlere harika seçenekler sunmaktadır. Eğer bu seçeneklerden faydalanamıyorsanız, mutlaka geçerli olmayan bahanelerle kendinizi avutuyor olabilirsiniz.

Uzmanlardan Yardım Alın

Obeziteyle savaşmak her zaman tek başına olmaz. Özellikle de risk grubundan çıkıp direkt olarak obez denen sınıflandırmaya dahil olduysanız, son birkaç ayda değişen bir şeyler var demektir. Bu nedenle uzman yardımı, obezitenin seviyesinin artmasını engelleyecektir.

Diyetisyenler, obezite ilerlemeden sizlere yardımcı olacak tavsiyeler ve yardımlar sunmaktadır. Vermeniz gereken 10-15 kilo varsa bunu cerrahi müdahaleye gerek kalmadan da verebilirsiniz. Ancak vermeniz gereken 60 kilo varsa ve artıyorsa, bu durumda uzman cerrahlardan yardım almanız gerekebilir.

İnsanlarla Konuşun

Obezite, kısır döngüye neden olabilecek hastalıklardan birisidir. İnsanlar kilo aldıkça topluma karşı bakış açıları değişebilir. Özellikle de “şişman” olarak etiketlenen insanlara karşı yapılan muameleler, obez insanları toplumdan uzaklaştırmaktadır. Toplumdan uzaklaşan insanlar ise içlerine kapanmaya başlayacaktır. Eğer obeziteyle mücadele konusunda insanlarla konuşursanız ve onlara yaptıklarınızı anlatırsanız, onay görecek ve daha fazla mücadele edeceksiniz.

Obezite Hesaplama, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Obezite Hesaplama Yöntemleri

Obezite ya da bilinen adıyla şişmanlık, günümüzde en çok gelişmiş ülkeleri tehdit eden bir hastalık olarak bilinmektedir. Son yarım asırdır insan sağlığını artan bir şiddetle etkileyen obezite, her yıl doğrudan ya da dolaylı olarak milyonlarca insanı öldürmektedir. Bu nedeniyle ölümcül bir hastalık olarak tanımlanan obezite, eğer zamanında önlem alınmazsa kişiyi yıllar boyunca etkisi altında bırakabilir. Özellikle de belirtileri nedeniyle çok kolay bir şekilde tanımlanabilen obezite, adeta “geliyorum” diyen hastalıklardan birisidir. Tanısı ve tedavisi kolay olan obezite, hastaların iyileşme süreci açısından ne yazık ki zordur. Bu nedenle obeziteyi erken tanımalı ve tedavi konusunda da erken önlemler almak elzemdir.

Obezitenin Belirtileri

Daha önce de bahsettiğimiz gibi obezite, kolay tanımlanabilen bir hastalıktır. Özellikle de son aylarda kişide meydana gelen yağlanma oranının artması, obezitenin en belirgin belirtilerinden birisidir. Bu nedenle hastaların düzenli olarak kilo kontrolü yapmaları ve önlem almaları çok önemlidir. Hastalarda obezitenin var olup olmadığını ve seviyesini tanımlayabilmek adına Vücut Kitle İndeksi yani Beden Kitle İndeksi (BKİ) yardımcı olmaktadır. Bu sayede hastaların ne kadar kilolu olduklarını bu sınıflama sayesinde kolayca tespit edebilmekteyiz.

Günümüzde ne yazık ki yeteri kadar net sonuçlar vermese de, BKİ halen en yararlı sınıflamalardan birisi olarak bilinmektedir. Zira kendi kendinize dahi BKİ’nizi kontrol edebilirsiniz. Obezite hesaplama yöntemi olarak da bilinen Beden Kitle İndeksi hesaplaması, kilogram olarak vücut ağırlığının m2 olarak boya bölünmesiyle yapılabilmektedir. Yani hastanın boyunu ve kilosunu bilmesi, BKİ hesaplama konusunda yeterlidir.

Diyelim ki 100 kilosunuz ve boyunuz da 1.70 cm. Bu durumda kilonuzu kilonuzla çarpıp boyunuza bölmeniz gerekmektedir.

100 kilogram / 1.70*1.70
2,89= 34.60 (Obezite- Diyabet ve diğer hastalıkları artmış grupta)

Yukarıda yer alan bir birey, ne yazık ki obezite hastasıdır. BKİ 35 ve üzeri olan hastalarda cerrahi müdahale gerekli olmaktadır.

BKİ tanımlamasına göre 6 adet obezite sınıflaması yer almaktadır. Aşağıda göreceğiniz sınıflama, genel geçerdir. Kişiye göre farklılıklar söz konusu olabilir ve tam bir sınıflama yapılması açısından uzman desteği almak gerekebilir.

Zayıf <18,5

Normal 18,5-24,9

Toplu (fazla kilolu) 25-29,9 (hafif artmış diyabet ve kalp hastalığı riski)

Obez 1 (Obezite) 30-34,9 (diyabet ve diğer hastalık riskleri giderek artar)

Obez 2 (Morbid obezite) 35-39,9

Obez 3 (Süper morbid obezite) >40 (ölümcül hastalıklar açısından risk)

Obezite Tedavi Yöntemi

Hangi sınıftaki kişilerin obezite konusunda yardım almaları gerektiğini açıklayalım. Eğer Obez 1, 2 veya 3 sınıflamasında yer alıyorsanız, mutlak olarak uzman yardımı almanız gerekmektedir. Zira durum ilerledikçe tedavi yöntemleri de kısıtlanacaktır ve zorlaşacaktır. Obez 3 sınıfında yer alan Süper morbid obezite hastalarının çok ciddi sağlık sorunları bulunabilir. Özellikle de solunum sisteminde meydana gelebilecek geri dönüşü olmayan hasarlar, kişinin yaşam süresini önemli bir biçimde kısaltacaktır.

Obezitede en kesin sonucu veren tedavi yöntemi, cerrahi müdahaledir. Günümüzde gelişen tıbbi teknikler sayesinde artık obezite cerrahisi kesin tedavi edicidir. Laporoskopik yöntem başta olmak üzere birçok yöntem hastaların çok kısa bir süre içerisinde eski sağlıklarına kavuşmalarını sağlamaktadır. Bu nedenler sizler de en yakın hastanenin ilgili bölümünden randevu alabilirsiniz.

Obezitenin diğer nedenlerini de bilmek önemlidir. Psikolojik nedenlerden dolayı artan obezite vakalarında psikolojik danışmanları önemi çok kritiktir. Aynı zamanda obeziteyle başa çıkma konusunda uzman bir diyetisyenden alınacak olan yardım da kritik önem taşımaktadır.

Obezitede Uzman Desteğinin Önemi

Obeziteyle mücadele, her yıl daha önemli bir konu haline gelmektedir. Özellikle de gelişmiş ülkelerde artan obezite vakaları, obez nesiller meydana gelmesine neden olmaktadır. Toplumsal bir sorun olarak obezite, her yıl milyonlarca insanı dolaylı yoldan maddi ve manevi olarak yıpratmaktadır. Peki obezite konusunda alınabilecek uzman destek yolları nelerdir?

Obeziteyle Mücadelede Psikolojik Yardımın Önemi

Obeziteye neden olan sorunların bir kısmı, psikolojiktir. Özellikle de toplumdan dışlanan ve topluma karışma konusunda sorun yaşayan insanlar, obezite hastalığına karşı daha savunmasızdır. Agorafobi gibi sosyal sorunlar, insanların evine kapanmasına ve dışarıda yeteri kadar hareket etmemesine neden olmaktadır. Yeme bozuklukları ise insanların gereğinden fazla yemesine ve yemeğin psikolojik krizlerde bir “araç” olarak algılanmasına neden olmaktadır.

Obeziteye yakalanan bireyler, duygusal olarak daha hassas olabilirler. Özellikle de yaşadıkları travmalar sonucunda yemek yemeği bir savunma aracı olarak kullanan insanlar, obeziteyle başa çıkma konusunda yetersiz önlemler almaktadır. Obeziteye dolaylı yoldan neden olan bu sorunlar, mutlaka uzman psikologlar ve psikolojik danışmanlar tarafından incelenmelidir. Bu nedenle hastaların psikolojik destek almaları gerekmektedir.

Dünya üzerinde önlenebilen ölümcül hastalıklardan en büyük ikinci hastalık olan obezite, her yıl Avrupa kıtasında 1 milyonun üzerinde insanı öldürmektedir. Özellikle de 2019 yılında 1.2 milyon insan, obeziteye bağlı hastalıklardan dolayı hayatını kaybetmiştir. Obeziteyle başa çıkma konusunda psikolojik yardım, hastaların daha güçlü ve etkili bir şekilde mücadele etmesini sağlamaktadır.

Obeziteyle Mücadelede Diyetisyen Yardımının Önemi

Obezitenin en temel nedenlerinden birisi, sağlıksız beslenmedir. Diyet listesinde yer alan zararlı ve aşırı kalorili gıdalar, insanları obeziteye itmektedir. Bu nedenle diyetisyen yardımı çok önemlidir. Hem obeziteyi önleme hem de obeziteyle başa çıkma konusunda doğru beslenme alışkanlığı kazanmak, ancak diyetisyen yardımıyla olur.

İnternette yer alan hazır programlar ne yazık ki sizlere tam olarak fayda sağlamazlar. Zira her insana özel bir diyet listesi oluşturulmalıdır. Bu konuda hastaların internet üzerinden destek almaları pek doğru değildir. Mutlaka bir uzman tarafından yardım alınması ve doğru bir diyet listesi oluşturulmalıdır. Bu sayede obeziteye yakalanmadan sağlıklı bir şekilde kilo verilebilir.

Eğer ayda 15-20 kilo verme amacınız varsa bu noktada dikkatli olmalısınız. Zira internette yer alan “şok diyetler” hayatınızı kaybetme riski taşımaktadır. Az yemekten ziyade bilinçli yemek, obeziteyle mücadele etme konusunda kritik bir durumdur. Eğer kilo vermek için asgari düzeydeki makro besinleri almazsanız, bağışıklık sisteminiz zarar görebilir. Özellikle de vitamin bakımından yetersiz bir diyet listesine sahip olursanız, bir süre sonra yetersiz beslenmenin zararları vücutta baş gösterecektir.

Obeziteyle Mücadele Konusunda Cerrahi Yardımın Önemi

Eğer obeziteyle tek başınıza mücadele edemiyorsanız, çekinmeden uzman yardımı almanız gerekir. Bunu ilk iki başlıkta anlattık ve öneminden bahsettik. Ancak obezite sizler için kritik aşamadaysa, hayati bir durum söz konusu olabilir. Özellikle de 250 kilonun üzerinde yer alan insanlar, solunum sisteminin yeteri kadar iyi çalışmaması sonucu hayatını kaybetme riski taşırlar. Eğer sizler de gerçekten aşırı obez olarak adlandırılan sınıftaysanız, bir an önce cerrahi müdahaleye başvurmalısınız. Bunun için bir an önce en yakın hastanenizin ilgili bölümüne başvurmanız gerekmektedir. Bu sayede gerekli tetkikler yapılacak ve bir an önce müdahale planı oluşturulacaktır.

Obezite çözümsüz bir hastalık değildir. Özellikle de günümüzde her bir hasta obeziteyle etkin bir şekilde mücadele edebilir ve bu hastalıktan kurtulabilir. Tek yapmanız gereken sabırlı olmak ve uzun bir sürecin önünüzde olduğunu bilmektir. Bunun farkına vararak kararlı olursanız, obeziteyle mücadele edebilir ve obeziteyi yenebilirsiniz.

Obezite ve Ruhsal Sorunlar Arasındaki İlişki

Obezite, çağımızda insanların en büyük düşmanlarından birisi olarak bilinmektedir. Özellikle de batı toplumlarını derinden rahatsız eden bu hastalık, ne yazık ki ülkemizde de sağlıksız beslenme alışkanlığı nedeniyle artmaktadır. Ancak obezitenin tek nedeni sağlıksız beslenmek ve az hareket etmek değildir. Obezitenin bunlardan daha büyük bir nedeni daha vardır. Bu neden, ruhsal sorunlardır. Özellikle de depresyon, anksiyete, agorafobi ve buna benzer özellikler taşıyan sorunlar, insanları obeziteye daha yaktın kılmaktadır. Gelin bu hastalıklarla obezitenin ilişkisini inceleyelim.

Obezite ve Depresyon

İnsanların en çok sorduğu sorulardan birisi şudur: “Depresyon, obeziteye neden olur mu?”. Cevap hem evet hem de hayırdır. Çünkü depresyonun etkileri kişiden kişiye değişmektedir. Birçok insanda depresyonun en büyük belirtisi, eskiden yapılan ve zevk veren işlerden artık zevk alınamamasıdır. Sizler de eskiden büyük bir zevkle yaptığınız işleri artık yapamıyorsanız ve günlük hayattaki diğer sorumluluklarınızdan kaçıyorsanız, depresyona yakalanmış olabilirsiniz.

Depresyonun bir diğer belirtisi de “iştah durumundaki değişiklik”tir. Yani kimi insanlar depresyona yakalandıklarında kanepeye sıkışık abur cubur yemeye başlarlar. Kimi insanların ise ağzını bıçak açmaz ve tek bir lokma bile yiyemezler. Depresyon sizi aşırı yemek yemeye ittiyse bunun ardında bazı sorunlar yatıyor olabilir. Özellikle de depresyonun neyden kaynaklı olduğuna dikkat etmek gerekir. Mesela yaşanan bir ayrılık ya da ölüm sizi depresyona ittiyse bu durumda yemek yemeğe daha eğilimli olursunuz. Bu durum ise obeziteyi tetikler.

Obezite ve Anksiyete

Toplumumuzun en sık yakalandığı iki sorun bir arada! Hem anksiyete hem de obezite, toplumumuzda son 20 yılda büyük bir yaygınlık gösterdi. Anksiyete ya da diğer adıyla kaygı bozukluğu, insanların günlük hayatta aşırı kaygılı hissetmeleri sorunudur. Bu psikolojik rahatsızlık, günlük hayattaki işlerin doğru düzgün yapılmamasına sebebiyet verir. Hayatınızın akışı, anksiyeteye göre şekillenmeye başlar ve yaşam kaliteniz azalır.

Anksiyetenin temel nedeni, geçmişte yaşanan bir travmadır. Bu travma çok çeşitli olabilir ve genel olarak çocukluktan kaynaklanmaktadır. Örnek olarak; aile içi şiddet, taciz, tecavüz, istismar ve diğer sorunlar anksiteye neden olabilir. Eğer sizler de hayatta kendinizi her an şiddete maruz kalacakmış gibi hissediyorsanız bu anksiyetenin bir belirtisi olabilir.

Anksiyete, obeziteye neden olan sorunlardan birisidir. Zira anskiyete de insanları yemek yemeğe itebilen bir hastalıktır. Özellikle de yaşanan travmalardan kaçış yolu olarak yemek yeme seçilmişse bu durum çok risklidir. TLC kanalında yaşanan Ağır Yaşamlar adlı belgeselde de sıklıkla obezitenin yaşanan travmlar nedeniyle ilerlediği görülmektedir. Yani insanlar yaşadıkları travmalar sonucu yeme bozukluklarına yakalanabilir.

Obezite ve Agorafobi

Agorafobi ya da diğer adıyla açık alan korkusu, insanların açık alanlarda kendilerini rahatsız hissetmelerine neden olan bir hastalıktır. Kişi kendini sürekli olarak evde tutmak ister ve dışarıdaki dünyanın tehlikeli olduğuna inanır. Saplantı derecesindeki bu inanış, kişinin günlük yaşantısını engeller ve işlerini aksatır. Aynı zamanda ev içerisinden çıkamayan insanlar, evdeki diğer odalarda bile kendilerini yabancı hissedebilir. Bu nedenle olabildiğinde kendilerini güvenli alan olarak algıladıkları bölgede tutarlar.

Obeziteyi tetikleyen agorafobi, kişinin spor yapmasına engel olan bir sorundur. Evde bile fazla hareket etmeyen kişi, hareketsizlik yüzünden aldığı kalorileri yakamaz. Bu durumda obezite meydana gelebilir.

Tedavi Yöntemleri

Eğer psikolojik sorunlar yaşıyorsanız, tek çareniz bir uzmana görünmektir. Bu sorunları kendi başınıza çözmeniz çok zordur. Bir psikolojik danışman ya da psikolog yardımı sayesinde psikoterapi yardımı alabilirsiniz. Eğer sorununuz çok daha ciddiyse psikiyartist yardımıyla ilaç tedavisine de başlayabilirsiniz. En yakın hastanenin psikoloji servisinden randevu almanız, sizin için “ilk adım” olacaktır.

İlgili Yazılar :

Obezitenin Tarihsel Gelişimi

Her yıl artan obezite vakaları, geçmişte obezitenin durumunu ele almamıza neden olmakta. Zira artan obezite vakalarının geçmişte de bu seviyede olup olmadığını bilmek, nerede yanlış yaptığımızı anlamamızı sağlıyor. Geçmişte obezite oranları dünya genelinde hangi seviyedeydi ve bu seviyenin artmasına neden olan olaylar neydi? Bu yazımızda obezitenin tarihsel olarak gelişimini ve vaka oranlarını inceleyeceğiz.

İlk Çağlarda Obezite

İlk insanlar, avcı toplayıcı olarak geçimini sürdürmekteydi. Diyet listesinde yer alan temel yiyecekler; hayvan eti, doğadan toplanan bitkiler ve deniz canlılarıydı. İnsanoğlu, bu dönemde besinlerini avlanarak ya da toplayarak elde ediyordu. Eğer avlanacak ya da toplanacak bir besin yoksa, bu durumda insanlar açlıktan ölüyordu. Açlığa maksimum 7 gün süre dayanabilen insanlar için günübirlik beslenmenin önemi çok kritikti. Bu nedenle yeteri kadar beslenemeyen insanlarda obezite görülmüyordu.

Tarım Toplumu ve Obezite

İnsanoğlu ne zaman tarım toplumuna geçti, bu dönemde ilk obezite vakaları da görülmeye başlandı. İlk kentlerin ve şehirlerin görülmeye başlandığı tarım toplumunda, evler inşa ediliyor ve bu evlere yakın bölgelerde tarım yapılıyordu.

Tarım yapabilen insanlar, mahsullerini depolayabiliyor ve “ihtiyaç fazlası” ürün elde edebiliyordu. Özellikle de patates ve pirin gibi ürünler, tarımla ilgilenen insanlar adına fazlaca elde edilebiliyordu. Bu dönemlerde takas usulü alışverişler yaygınlaştı ve tarımla ilgilenen insanlar, herhangi bir gıda almak için bu ürünleri takas edebiliyordu. Yani bir ürün karşılığında avlanmadan ya da toplamadan hazır ürün alımı ilk bu dönemde gerçekleşti.

Hareket ve arayış içerisinde olmayan insanlar, yeteri kadar hareket etmedikleri için ve farklı bir beslenme türüne geçtikleri için obeziteyle karşılaştılar.

İlk Obez Toplulukların Ortaya Çıkışı

Dinlerin ortaya çıkması, dini mekanların artmasını sağladı. Özellikle de Orta Çağ döneminde yaygınlaşan kiliseler, din adamlarının da bolluk içerisinde yaşamasına neden oldu. Çalışmadan ve hareket ihtiyacı duymadan yaşayan insanlar, bolluk içerisinde yaşamaya başladılar. Bu noktada obezite oranları artış gösterdi ve ilk obez topluluklar ortaya çıkmaya başladı. Kölelerin çalıştığı dönemde din adamları günümüzde “şişman” bir şekilde tasvir edilmektedir çünkü bu durum gerçekten de böyledir.

Sanayi Devrimi ve Obezite

Sanayi devrimi, bundan yaklaşık olarak 300 yıl önce ortaya çıktı. Sanayi devrimi, daha az insan gücüyle daha fazla üretime neden oldu. Özellikle de buharla çalışan makinelerin icadı, insanların daha fazla üretim elde etmelerine ve üretilen ürünlerin daha kolay nakliye edilmesine olanak sağladı. Sanayi tipi ürünlerin artışı, nüfusun da artışına neden oldu ve doğal olarak obezite oranları da artış gösterdi. Fakat bundan 200 yıl öncesinde dahi obezite oranı, dünya nüfusunun %5’inden daha azdı.

Teknoloji Çağı ve Obezite

İkinci Dünya Savaşından birkaç yıl sonra obezite oranı fark edilir bir şekilde artış göstermiştir. Bunun nedenleri arasında; hazır gıdaların yaygınlaşması, araba kullanımı, ofis yaşamı ve teknolojinin insan hayatını kolaylaştırması gibi nedenler söz konusudur. Aynı zamanda son 50 yılda inanılmaz bir biçimde artış gösteren insan nüfusu, obezitenin de artış göstermesinde bir etkendir.

İnternetin hayatımıza girmesi ise tamamen farklı bir neslin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Şeker ve doğmuş yağ yönünden artış gösteren diyet listesi, toplumları obeziteye karşı savunmasız kılmaktadır. Eskisi gibi gıdaya ulaşımın zor olmadığı bu dönemler, insanların oturdukları yerden bol şekerli ve bol yağlı besinler tüketmelerine neden olmuştur. Bunun yanı sıra evden çalışmanın artış gösterdiği bu dönemler, insanların yeteri kadar hareket etmemelerine neden olmuştur.

Sonuç olarak dünya nüfusunun %20’den daha büyük bir kısmı günümüzde obeziteye yakalanmıştır ve ülkemizde de her 5 erkekten biri ve her 3 kadından biri ya obezite hastasıdır ya da eşik seviyesindedir.

Obezite ile Savaşma Yolları

Obezite ile Nasıl Savaşırız?

Obezite ile savaşmak günümüzde hem kolay hem de zordur. Zira obeziteye neden olarak koşullar artarken obeziteye yönelik tedavi yöntemleri de artmaktadır. Bu tedavi yöntemleri arasında kendi başınıza alabileceğiniz önlemler de yer almaktadır. Zira obezite, kişinin aldığı önlemlerle azalarak ortadan kalkabilir. Günümüzde dünya üzerinde önlenebilir ölümcül hastalıklardan en büyük ikinci hastalık “obezite”dir.

  • Hareket Alanınızı Artırın!

Özellikle de Coronavirüs nedeniyle dünya eve kapandı. İşlerimizi evimizde gerçekleştiriyor ve teknolojinin bizlere verdiği imkanlar sayesinde evimizden çıkmadan tüm işlerimizi halledebiliyoruz. Ancak bu durum, tembel bir insan olmamıza neden oluyor. Zira artık her şeyi uzaktan kontrol edebilir hale geldik. Bunda kendi hayatımızı da uzaktan kontrol etme durumu da var. Yani hayatımızla ilgili tüm kararları online olarak aldığımızda, bilgisayar başından kalkmama durumu ortaya çıktı. Bu durum, saatlerde hareketsiz kalmamıza ve aynı zamanda kardiyovasküler hastalıklara yakalanmamıza neden olmaktadır. Obezite de hareketsiz kaldığımızda bizleri kendi içerisine çekerek hasta kılmaktadır.

Evde hareket alanını artırmak oldukça kolaydır. Eğer fazladan bir odaya sahipseniz, bu odayı “spor odası” haline getirmeniz mümkündür. Kiler kadar ufak bir odada dahi basit egzersiz hareketleri yapabilir ve online spor hocalarından destek alabilirsiniz. Hareket etmek, obeziteye karşı en büyük silahlarımızdan birisidir.

  • Sağlıklı Beslenin!

Obeziteye karşı alınabilecek önlemlerden diğeri de sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmaktır. Bu ne yazık ki yeteri kadar yoğun olduğumuzda kolaylıkla kazanabileceğimiz bir alışkanlık değil. Zira vaktimiz olmadığı için hazır gıdalara başvuruyor ve kalori bombası olarak adlandırılan yiyeceklerle besleniyoruz. Evimizde kendimize uygun yemekler yapabilmek, oldukça sağlıklı bir beslenme yöntemidir.

Ancak buna vaktiniz yoksa bu durumda “Ev yemekleri hizmeti” alabilirsiniz. Diyetinize uygun yemekleri sizler için hazırlayıp belirli vakitlerde evinize teslim eden şirketler, daha sağlıklı beslenmeniz için uygun koşulları hazırlamaktadır. Eğer sizler de kendinize yemek yapma konusunda vakit ayıramıyorsanız, bu hizmetlerden faydalabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, internet üzerinden bir diyetisyen eşliğinde hazırlanmış hizmetlerden faydalanmaktır.

Diyetisyen yardımı sizlere her zaman fayda sağlar. Zira diyetinizdeki fark etmediğiniz zararlı öğünler, obeziteye davet açmaktadır. Örnek olarak düzenli kola tüketen birisi, her gün fazladan ortalama olarak 500 kalori almaktadır. Zira 2 bardak kola, fazladan 450-500 küsur kalori alımına neden olmaktadır.

  • Uzmanlardan Yardım Alın!

Obezite, tabağınızdaki besinler kadar yakındır size. Bu nedenle düzenli bir hareket alanı yaratmak için bir “koça”, daha sağlıklı beslenmek için bir “diyetisyene” ve aynı zamanda psikolojik durumunuzu düzeltmek için bir “psikolojik danışmana” ihtiyaç duyarsınız.

Diyetisyenler, kişiye özel beslenme listeleri hazırlamaktadır. Bu sayede size özel besinler hazırlayabilir ve obezite ile ilgili savaşta bir adım öne geçebilirsiniz. Yapmanız gereken sadece telefon numarasından iletişime geçmektir.

Fiziksel sağlık, ruhsal sağlığın yerinde olmasıyla mümkündür. Bu nedenle güçlü ve kararlı bir ruh haline sahip olmanız gerekmektedir. Hayatınızda yaşadığınız travmalar ve krizler, sizleri yıpratabilir. Ancak uzman desteği sayesinde şu anki halinizden daha iyi olacağınıza eminiz. Bu durumda yapmanız gereken, uzman psikolojik danışmalardan ya da psikologlardan destek almaktır. Obeziteye neden olan ruh sağlığı bozukluklarını araştırabilir ve bunları ortadan kaldırarak daha özgüvenli bir birey haline gelebilirsiniz. Bu gerçekten kolaydır.

Eğer bu gibi önlemler size fayda sağlamıyorsa, bu durumda cerrahi müdahale ile kesin çözüm elde edebilirsiniz. Obezite cerrahisi, günümüzde obezite ile ilgili kesin olumlu sonuçlar sağlayan bir alandır. Bu alanda alacağınız destek sayesinde obeziteyi direkt olarak mağlup edebilirsiniz. Ancak öncelikle kendi çabanızla uzman yardımı alarak obeziteyi yenmeyi denemeniz gerekmektedir.

Obezitenin Neden Olduğu Hastalıklar

Obezite, her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine neden olan yaygın bir hastalıktır. Özellikle de ABD ve Çin gibi ülkelerde yükselen bir sağlık sorunu olarak obezite, çeşitli hastalıklara neden olmaktadır. Bu yazımızda, obezitenin doğrudan ve dolayı olarak neden olduğu hastalıklara ve bu hastalıkların ölüm oranlarına göz atacağız.

Obezitenin Vücut Sistemleri Üzerine Etkisi

Obezitenin; endokrin sistemi, solunum sistemi, sindirim sistemi, kas ve iskelet sistemi ve kardivasküler sistem üzerinde etkileri bulunmaktadır. Bu sistemlerden solunum sistemi ve kardiyovasküler sistem, obeziteden en fazla etkilenen sistemlerdendir. Solunum zorluğu, astım ve uyuma sorunları, obezitenin solunum sistemindeki neden olduğu hastalıklar arasında yer almaktadır. Koroner arter hastalığı ve yüksek tansiyon ise kardiyovasküler sistem üzerindeki sıklıkla meydana gelen hastalıklar arasında yer almaktadır.

Yukarıda saydığımız hastalıklar nedeniyle her yıl yüz binlerce insan hayatını kaybetmektedir. Solunum yetmezliği, kalp krizi ve karaciğer yağlanmasıyla doğrudan bağlantılı olan obezite, hastaların sistemlerinin düzgün çalışmamasına neden olmaktadır. Bu gibi sorunları olan obezite hastaları, eğer tedavi almazlarsa yaşam süresinde büyük bir azalma söz konusu olacaktır.

Obezitenin Ruh Sağlığı Üzerindeki Etkisi

Obezite, ruhsal sorunların neredeyse bir numaralı nedenidir. Zira olumsuz benlik algısına yol açan obezite, kişilerin kendi vücut bütünlüklerini benimsememesine neden olmaktadır. Aşırı şişmanlık sonucunda toplumdan dışlandığını hisseden bireyler, kendilerini eve kapatabilir. Evde yeteri kadar hareket edemeyen bireyler, kısır döngü içerisine girerek sürekli olarak yemek yemeye başlar ve yediklerini verimli bir şekilde sindirecek kadar fazla hareket etmezler.

Obezitenin neden olduğu ruhsal bozukluklar olduğu kadar, ruhsal bozuklukların da obeziteye neden olduğu bilinmektedir. Örneğin bazı beslenme bozuklukları, obezitenin bir numaralı nedenleri arasındadır. Binge eating dediğimiz tıkanırcasına yemek yeme bozukluğu, bireylerde büyük bir soruna neden olur. Bireyler, tek amaçları yemek yemekmiş gibi davranırlar ve yemekten başka bir şey düşünemezler. Obeziteye yakalanmış bireylerin hayat hikayelerinde de sıklıkla şuna benzer cümleler duyarız:

“Bazen tek derdim yemekmiş gibi hissediyorum. Sabah kahvaltı yaparken öğle yemeğini, öğle yemeğinde akşam yemeğini ve akşam yemeğinde de gece yemeğini düşünüyorum. Yemek yemekten başka bir şey aklıma gelmiyor ve bu durum günlük yaşantımı etkiliyor. Sadece yemek yemek istiyorum ve buna engel olamıyorum”

Bu durum, hastaların bir kısır döngü içerisinde yedikçe yemelerine neden olur. Eğer düzensiz ve sağlıksız bir beslenme alışkanlığı söz konusuysa, bu durum hastaların obezite seviyelerinde artışa neden olacaktır. Öyle ki bazı hastalar sadece birkaç yıl içerisinde vücut ağırlıklarını ikiye ve hatta üçe katlarlar.

Bir hasta, obeziteye yakalanmadan önce 19 yaşında 90 kiloyken 24 yaşında 173 kiloya ulaşmıştır. Hastanın özel bilgilerini paylaşılmasa da bu hasta ruhsal sorunları nedeniyle obeziteye yakalanmıştır. Geçmişte yaşadığı cinsel taciz, hastanın travma atlatmasına neden olmuştur ve çözümü yemek yemekte bulduğuna inanmıştır.

Obezitenin Çözümü Nedir?

Obezite; uyku apnesi, felç, kas iskelet problemleri, safra kesesi hastalıkları, hiprelipidemi ve buna benzer birçok hastalığa neden olmaktadır. Obeziteye yakalanmış hastalar vakit kaybetmeden bir beslenme uzmanına ve aynı zamanda obezite cerrahına başvurmak zorundadır. Eğer durum böyle devam ederse, birkaç yıl içerisinde hasta ölümcül sonuçlarla karşılaşabilir ve hayatını kaybedebilir. Her yıl yüz binlerce hasta, obezite tedavisine geç başladığı için fazla kilolarını vermekte zorlanmaktadır.

Obezitenin en net tedavisi, hasta ve uzman ortaklığında alınan müdahaleler dizisidir. Hasta gerekirse cerrahi müdahaleye başvurmalı ve beslenme alışkanlıklarını bir an önce değiştirmelidir. Bu iki tedavi yöntemi de uzmanlar tarafından gerçekleştirilmelidir ve hasta aynı zamanda psikolojik tedavi de almalıdır.

Çocuklarda Obezite Nedenleri

Obezite, yaşlı genç demeden tüm yaş gruplarını tehdit eden bir hastalıktır. Orta ve ileri yaş gruplarında obezite daha ölümcül sonuçlara neden olsa da, obezite hastalarının büyük çoğunluğu çocukluktan obeziteye yakalanmaktadır. Özellikle de ülkemizde ideal kilonun üstünde olmak “sağlıklı” olarak algılandığı için, obeziteye eğilimli insan sayısı artmaktadır. Peki çocuklarda obezitenin nedenleri konusunda neler biliyoruz? Gelin bir bakalım.

Yanlış Ebeveyn Eğitimi Obeziteye Eğilimli Nesil Yetiştiriyor!

Son zamanlarda artan çalışmalar, obezitenin genel olarak yanlış aile eğitiminden kaynaklandığı şüphesini kuvvetlendirdi. Özellikle de yemeği bir meta haline getiren aileler, çocuğa yemeği sevdirme konusunda aşırı tutarsız yaklaşıyor! Ailelerin yemek yemek için çocuklara sunduğu “önce yemek, sonra abur cubur” teşviki, çocukların abur cuburu bir ödül olarak algılamasına neden oluyor. Bu durumda şekerli ve aşırı yağlı yiyeceklerle çocukluk yaşlarında tanışan bireyler, obeziteye davet açan yiyecekleri daha fazla tüketiyor.

Ailelerin, çocuklarını sağlıklı beslenme konusunda uyarmaları ve oyuna uyarlamaları ise bu durumda daha sağlıklı bir nesil yetiştirmek adına iyi bir yöntem. Özellikle de meyve ve sebzelerin çocukluk çağında yeteri kadar tüketilmemesi, çocukların bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi konusunda yetersiz kalıyor. Çocuklar bu durumda şeker ihtiyaçlarını kola ya da jelibon gibi ihtiyaçlardan karşılamaya çalışıyor. Bu gibi gıdaların (kola, jelibon, şekerli sakız vs.) çocuklara bir “ödül” olarak anlatmak, obezitenin en büyük nedenlerinden birisidir.

Hareketsiz Çocuklar Obezite Konusunda Riskli Grupta!

Ailelerin yeteri kadar ilgilenemedikleri çocuklar, özellikle de bilgisayar ve telefon başında daha fazla vakit geçirmektedir. Bu durum, çocukların hareketsiz bir yaşama alışmalarına neden olmaktadır. Bilgisayar ve telefon bağımlısı çocuklar, düzenli olarak hareket eden çocuklara göre obezite konusunda daha riskli bir grupta yer almaktadır.

Ailelerin çocuklarını ihmal etmeleri, çocukların obeziteye yakalanması konusunda büyük bir risktir. Birlikte geçirilmeyen vakitler ve sürekli olarak elektronik aletler üzerinden oyun oynanması, çocuklarda obeziteye riskli seviyelere yaklaştırıyor.

Travma Atlatan Çocuklar Obeziteye Daha Sık Yakalanıyor!

Duygusal yönleri yeteri kadar gelişmemiş çocuklar, obeziteye davet açan yanlışları yapma konusunda daha eğilimli. Örnek olarak çocukken zorbalığa, tacize, şiddete ya da diğer travmatik olaylara maruz kalan çocuklar, yemek yemeği bir “sığınma” aracı olarak görmektedir. Bu nedenle çocukluktan bu yana gelişen aşırı yemek tüketimi, ileri yaşlarda bireyleri obeziteye yatkın kılmaktadır.

Çocuk yaşta travmaya maruz kalan çocukların mutlaka iyi bir pedagogla birlikte tedavi alması gereklidir. Çocuklar bu konuda ihmal ve “istismar” edilirse, yemek yeme bozukluklarına yakalanabilir ve sürekli olarak yemek isteyebilir. Beyinde meydana gelen hormonal değişiklikler, çocuktaki doyma hissiyatını esnetebilir ve çocuklar yeteri kadar yemek yeseler de daha fazla yeme ihtiyacı duyabilirler.

Ne Yapmalı?

Öncelikle sağlıklı beslenme ve zararlı gıdalar konusunda çocukların aile içerisinde eğitilmesi gerekir. İlkokul 4 seviyesindeki çocuklar her ne kadar MEB tarafından bu eğitimi alsa da, aile içerisindeki eğitim kadar faydalı olmayacaktır. Aile içerisinde oyunla birlikte harmanlanan eğitim, çocukların hangi besinleri zararlı ve hangilerinin de sağlıklı olduklarını anlamalarına yardımcı olacaktır. Eğer bu konuda yeteri kadar eğitim verilmezse, çocuklar besinlerin neden olduğu sorunların ne olduğunu anlamayabilir. Bu durumda beyindeki dopamin seviyesini artıran abur cuburlar, çocuklara çok daha cazip gelir ve çocuklar bu besinlerden bulabildikleri kadar yemeye çalışır.

Bunun yanı sıra çocuklardaki D vitamini eksikliğinin de obeziteye neden olduğu, yapılan çalışmalarla bulunmuştur. Çocukların vitamin konusunda yaşadıkları eksiklik, beslenme alışkanlıkları konusunda onları tehlikeli davranışlara itebilir ve aile ihmali, çocukları obeziteye yakalanmış bireyler haline getirebilir.

Obezite ve Obezite Cerrahisi Nedir?

Obezite Nedir?

Obezite, günümüzün en büyük sağlık sorunlarından birisi olarak dikkat çekmektedir. Çünkü insanların değişen yaşam stilleri, insanları daha hareketsiz ve daha hazır gıda tüketicisi olmaya itti. Bu durumda obezitenin kaçınılmaz sonuçları ortaya çıkmaktadır. Peki obezite nedir ? Obezite cerrahisi nedir ? Obezite cerrahisi fiyatları nedir ? diye merak ediyorsanız, yazımızın ana konusuna bir an önce geçelim.

Genel tanımıyla obezite (halk arasında şişmanlık), kişinin ideal kilosundan daha fazla kiloya sahip olması olarak tanımlanabilir. Her yaş aralığında ve her uzunlukta ideal bir kilo aralığı bulunmaktadır. Vücut kitle endeksi sayesinde ideal kilo aralığınızı çok kolay bir şekilde bulabilirsiniz.

Obezite hastalarının vücut kitle endeksindeki birimleri, 25 ya da 30’un üzerindedir. Yani vücut, ideal kilonun epey bir üzerinde yer almaktadır. Bunun nedenleri arasında genetik ve çevresel faktörler yer almaktadır. Örneğin, ailede obezite hikayesi olan bir birey, obezite hastalığına genetik olarak daha yatkın olabilir. Çevresel faktörlerde ise değişen iş yaşantısı ve beslenme alışkanlıkları yer almaktadır.

Günümüzde obezite hem ülkemizi hem de ABD ve Çin gibi büyük nüfuslu ülkeleri tehdit etmektedir. Hazır gıdalar (fast food), şekerli abur cuburlar (junk food) ve şekerli gazlı içecekler (kola, soğuk çay) gibi ürünler, obeziteye davet açan ürünler arasında yer almaktadır. Dünyadaki değişen beslenme tarzı ise bu zararlı ürünlerin her gün artarak masamızı işgal etmesine neden olmaktadır. Sonuç olarak ülkemizde her 3 kadından birisi ve her 4 erkekten birisi ya obeziteye yakalanmış ya da yakalanmak üzeredir.

Obezite Nedenleri Nedir?

Yukarıda özetlesek de obezitenin nedenleri oldukça geniştir. Psikolojik travmalar, şiddet, taciz ve hatta d vitamini eksikliği gibi durumlar, çocukları ileri yaşlarda obeziteye sürüklemektedir. Depresyonun en büyük belirtilerinden birisi iştah artması durumudur. Zira insanlar yemek yemeği bir araç olarak kullanabilir. Özellikle de kriz durumlarıyla baş etme konusunda yemeğe sığınan insanlar, bu durumu bir koşullanma haline getirir ve ne zaman bir sorunla karşılaşsalar yemeğe başvururlar. Sonuç olarak obezite bu gibi insanlarda oldukça büyük bir risk haline gelmektedir.

Obezitenin diğer nedenleri arasında; hareketsiz yaşam tarzı, sağlıklı beslenmeme, diğer metabolizma hastalıkları, düzensiz uyku, hazır gıda tüketimi ve aşırı şekerli yiyecekler tüketme gibi sorunlar yer almaktadır. İşlenmiş gıdalar ve bol şekerli yiyecekler, menümüze girdiğinden bu yana obezite katlanarak artmıştır. Zira kalori bombası olarak adlandırılan hazır üretim besinler, insanların doymuş yağ ihtiyacının gereğinden fazla karşılanmasına neden olur. Biriken ve yakılmayan kaloriler ise doğrudan kilo alımına neden olur.

Obezite Tedavisi Nedir?

Obezite, tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Özellikle de gelişmiş ülkelerde obezite cerrahisi yöntemi, başarılı sonuçlar üreten bir müdahaledir. Eğer hastalar kendi başlarına kilo kontrolü sağlayamıyorsa ve durum ciddiye gidiyorsa uzman tedavisi gerekebilir. Bu noktada obezite cerrahisi, geliştirilmiş yöntemler sayesinde sadece 1-1.5 saat içerisinde başarılı bir işlem gerçekleştirmektedir. Bu sayede hastalar, obezite ile çok daha kolay bir şekilde mücadele edebilir ve hayatlarını geri kazanabilirler.

Obezite cerrahisi İzmir bölgesinde genel olarak tercih edilmektedir. İzmir bölgesinde yer alan uzman cerrahlar, obezite konusundaki cerrahi ihtiyaçlarınızı anlar ve doğru müdahale türünü seçme konusunda yardımcı olur.

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Eğer 18-65 yaş içerisindeyseniz, vücut kitle endeksinin birim olarak 30 veya 35’in üzerine çıkmışsa, fazla kilolarınız yüzünden hayatı kaçırıyorsanız ve obezite sizleri diğer hastalıklara sürüklemişse mutlaka bir müdahale gerekmektedir. Cerrahların vereceği karara göre bu kriterler değişiklik gösterebilir ancak ortalama olarak bu kriterleri barındırıyorsanız mutlaka destek almanız gerekmektedir.

Obezite Cerrahisi ve Sonrası

Farklı durumlara göre farklı cerrahi müdahaleler uygulanır. Laporoskopik müdahale dediğimiz teknik sayesinde artık çok daha kolay bir şekilde obeziteden kurtulabilirsiniz. Sadece 1-1.5 saat içerisinde yapılacak olan müdahale, daha küçük porsiyonlarla doymanızı sağlar. Zira midenizin bir kısmı çıkarılır ve kapasitesi küçülür. Bu sayede hastalar gereğinden fazla yemek tüketmeden doygunluk hissi kazanır.

Müdahale sonrasında ilk birkaç ay egzersizlerinize dikkat etmeli, diyetisyenlerin uyarılarını ve listelerini harfiyen takip etmeli ve aynı zamanda psikolojik destek almalısınız. Zira obeziteye yakalanan hastalar, çevreden gördükleri kötü muamele nedeniyle kendilerini yalnız ve dışlanmış hissedebilir. Bu uyarıları dikkate alırsanız, bir yıldan daha kısa bir sürede eski sağlığınıza tamamen kavuşabilir ve obezitenin tüm etkilerinden kurtulabilirsiniz.

Obezite Cerrahisi Fiyatları

Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde obezite cerrahisi İzmir fiyatları çok uygun seviyelerde bulunmaktadır. Her türlü bütçeye sahip hasta, kolaylıkla bu müdahaleden yararlanabilir. Tam bir fiyat almak adına iletişime geçmeniz yararlı olacaktır zira fiyatlar durumunuza göre değişkenlik gösterebilir.

Obeziteden Kurtulmak İçin Neler Yapmalıyız?

Obeziteden Nasıl Kurtulurum?

Obezite çağımızın hastalığı olarak bilinmektedir. Özellikle de son dönemde değişen ve hazır ürünlerle dolan diyet listemiz, bizi şeker ve yağ dolu bir beslenme alışkanlığına itmektedir. Günümüzde her 3 kadından birisi ve her 4 erkekten birisi, değişen bu beslenme alışkanlığı nedeniyle maalesef obeziteye yakalanır ya da sınırda yer almaktadır. Peki söz konusu obezite olunca ondan nasıl kurtulabiliriz? Obeziteye yakalanmamak ve obezite riskini en aza indirmek için yapılmış birçok çalışma yer almaktadır. Uzmanlara kulak verirseniz en önemli 2 husus: dengeli beslenmek ve düzenli olarak egzersiz yapmak…

Obezitenin Nedenleri

Obezitenin birçok nedeni bulunmaktadır. Bunlar en temelde genetik ve çevresel olarak ikiye ayrılabilir. Fırat Tıp Dergisinin yayınladığı makalede:

“Obezite, sıklıkla ailesel geçiş göstermekte, ailesinde obezite görülen bireyler, diğer aile üyeleri ile birlikte yaşamasalar bile artmış obezite riski taşımaktadırlar. Anne babalarında obezitenin görülmesi, çocukluk ve adölesan dönemindeki bireyler için oldukça önemli bir risk oluşturmaktadır “

açıklaması yer almaktadır. Bu açıklamada; obezite geçmişi olan aile bireylerinde, çocukların da obezite riski taşıdığı açıkça yer almaktadır. Genetik faktörleri ortadan kaldırabilmek için sağlıklı nesiller yetiştirmemiz gerekmektedir. Bunun için de kendimizden başlayarak beslenme ve egzersiz alışkanlıklarımıza bir an önce çeki düzen vermemiz gerekmektedir.

Obezitenin en dikkat çeken çevresel nedeni ise genel olarak iş yükünün azalmasından dolayı meydana gelen hareketsiz yaşamdır. Düzenli egzersiz; kalp damarlarının genişlemesini, metabolizmanın daha stabil çalışmasını, daha fazla yağ yakımını ve dolayısıyla kilo kontrolünü sağlar.

Yetişkin bir birey, haftada en az üç defa 30 dakika boyunca orta yoğunluklu egzersiz yapmalıdır. Yürüyüş, koşu, merdiven çıkmak ya da evde yapılan basit egzersiz hareketleri, obeziteyle savaşma konusunda temel dayanaklarımızdır.

Eğer yoğun bir çalışma ortamında yer alıyorsanız, mutlaka boş bulduğunuz vakitlerde egzersize de zaman ayırmalısınız. Nasıl ki duş almak ya da yemek yemek için zaman ayırıyorsak, hareketli bir yaşam için de zaman ayırmamız gerekir. Vücudumuz nasıl ki suya ve uyumaya ihtiyaç duyuyorsa, hareket etmeye de ihtiyaç duymaktadır. İnternetten bakarak ya da bir spor eğitmeninden danışma alarak basit bir egzersiz programı hazırlayabilirsiniz.

Obezite Riski Olanlar Neler Yapmalı?

Eğer kilolarınız kontrolünüzün dışında artıyorsa ve bireysel müdahaleler yeterli olmuyorsa bu durumda obezite riskiniz artmış demektir. İlerleyen süreçlerde vücut kitle endeksinde obezite sınırlarına kadar ulaşabilir ve hatta obeziteye yakalanabilirsiniz. Bu nedenle bir an önce önlem almanız gerekmektedir.

Bireysel önlemlerin yeterli olmadığı durumlarda mutlaka obezite konusunda uzman bir doktordan yardım alın. Aynı zamanda obezitenin psikolojik sorunlardan da kaynaklandığı bilinmektedir. Bu nedenle psikolog ya da psikolojik danışmanlardan da destek alabilirsiniz.

Obezite konusunda risk grubunda yer alan bireyler aynı zamanda diyetisyen yardımı da almalıdır. Zira beslenmenin düzensiz ve sağlıksız olması, obeziteye davet açmaktadır. Mutlaka daha küçük porsiyonlarla beslenmeniz ve karbonhidrat alımını azaltmanız gerekmektedir. Özellikle de şekerli ve gazlı içeceklerden uzak durmalı, junk food dediğimiz gıdalardan tamamen vazgeçmelisiniz.

Obeziteye yakalanan ve durumu kritik olan hastaların abur cubura karşı hassas oldukları, aynı zamanda fast food gıdalar tükettikleri fark edilmektedir. Uzman diyetisyenler eşliğinde hazırlanan diyet listesine uyum sağlarsanız ve düzenli olarak egzersiz yaparsanız, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan kilonuzu kontrol altına alabilirsiniz.

Tüm bu önlemler işe yaramazsa, obezite cerrahının alacağı kararla birlikte obezite cerrahisi uygulanabilir. Cerrahi müdahaleler, kişinin daha az porsiyonla doymasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen müdahalelerdir. Bu sayede hastalar bir uzman eliyle kilo kontrolü sağlayabilirler.